ABD etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ABD etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Temmuz 2015 Salı

Erdoğan ne yapmak istedi?

Sürur Öztürk

Erdoğan'ın temel stratejileri nelerdi?
Bütün ülkeler için geçerli bir kural vardır; sermaye el değiştirmeden iktidar el değiştirmez... Nitekim Türkiye’de genellikle “sağ” partiler seçimi kazanmış ama hiçbir zaman “iktidar / muktedir” olamamışlardı... Erdoğan, Anadolu sermayesini güçlendirip yanına alarak, baronların / monşerlerin iktidarına son vermek istedi... Dünyanın en büyük soygun şebekesi olan Küresel Sermaye, yani paralarının gücüyle devletler üstü bir dünya iktidarı oluşturmak isteyen yabancı dev şirketler, onun bu teşebbüsünü engellemek için, türlü oyunlarla ona “hırsız” damgası vurdular...

Daha açık konuşalım

Kandil'in bombalanmış olması ne anlama geliyor?

Sürur Öztürk

Türkiye, ABD ile mutabakat sağlayarak, IŞİD’le mücadeleye karşılık PKK’nın uluslararası alanda desteksiz bırakılmasını büyük ölçüde sağlamış gözüküyor. Olağanüstü bir değişiklik olmazsa PKK kaybetmeye mahkûm... “Koalisyon mu, erken seçim mi?” tartışması ise henüz çözüme kavuşturulmuş değil...

Asıl mesele

Kandil ve HDP, Abdullah Öcalan’ın PKK üzerindeki liderlik unvanını yok etmek için uzun zamandan beri ciddi bir strateji uyguluyordu. Öcalan’ın “PKK liderliği”nden azledilmesi, PKK’nın kontrolünün ABD’den AB’ye, özellikle İngiltere’ye geçmesi demek olacaktı. Bu, ABD’yi de Türkiye’yi de zor duruma düşürecekti. Buna karşılık HDP’ye yönelik politik baskı artırıldı ve Kandil bombalandı. Bunu, siyaseten, “Türkiye ve ABD, AB’yi bombaladı” şeklinde okuyabiliriz...

12 Şubat 2015 Perşembe

Davutoğlu: Gülen, Amerika’daki Ermeni, Rum ve Yahudi lobisini Türkiye aleyhine kışkırtmak istedi

Başbakan Davutoğlu, TRT'de soruları cevapladı
Başbakan Ahmet Davutoğlu, Fethullah Gülen’in, tam da sözde Ermeni soykırımının 100. yıldönümüne 2 ay kala New York Times’da yayınlanan yazısıyla, Amerika’daki Ermeni, Rum ve Yahudi lobisini Türkiye aleyhine kışkırtmak istediğini söyledi.

Davutoğlu, Gülene, “Mavi Marmara olayında olduğu gibi İsrail’in otoritesini meşru göreceksin, Türkiye’de halk iradesiyle tekrar tekrar seçilmiş bir Cumhurbaşkanının otoritesine meydan okuyacaksın!” diyerek tepki gösterdi.

Paralel Yapı’nın sadece AK Parti’ye karşı değil, bütünüyle devletin bütünlüğüne karşı bir tehdit olduğunu ifade eden Davutoğlu, bundan sonra da dinî ya da seküler (laik), cunta ya da vesayetçi hiçbir paralel yapıya imkân ve izin vermeyecek sağlam bir siyasî yapı oluşturma konusunda güçlü bir iradeye sahip olduklarını kaydetti.

18 Ocak 2015 Pazar

"Cemaat"in hazin sonu

Sürur Öztürk

Cemaat, özeleştiri yapmaya ne kadar direnecek?
"Cemaat", çalışkan, fedakâr insanları, iç disiplini, sağlam ve yaygın teşkilatlanması, idealist yaklaşımları ve çağdaş yorumlarıyla, bu ülkeye ve bu millete gerçekten "hizmet" etme potansiyeline sahipti. Üstelik, devlet ve hükümetler nezdinde hiçbir cemaatin tesis edemediği kadar güven tesis etmişti; hiçbir cemaatin görmediği kadar destek görüyordu. Eğer Allah'ın, tarihin kendisine sunduğu bu fırsat ve imkânı gerçekten samimiyetle ülkemiz ve milletimiz için değerlendirseydi, hepimiz için gerçekten de "yeni bir dünya" kurabilirdik. 

31 Aralık 2014 Çarşamba

Gülerce: Fethullah Gülen’in en yakınındaki 10 kişiden 7’si bile, döndürülen fırıldaktan habersiz

Hüseyin Gülerce, Ortak Akıl programında açıklamalarda bulundu
17 Aralık 2013 süreci sebebiyle Zaman gazetesinden istifa eden Hüseyin Gülerce, Fethullah Gülen’in en yakınındaki ilk 10 kişiden 7’sinin bile ‘Paralel Yapı’ adına yargıda, Emniyet’te, bürokraside, medyada ne fırıldak döndüğünü hâlâ bilmediklerini ileri sürerek, “Onlar bile bilmiyorlar, kolejdeki müdür nereden bilecek, dersanedeki öğretmen nereden bilecek?” diye sordu.

Yukarıdan aşağıya doğru hiyerarşik olarak bir “yalan hattı” kurulduğunu, Cemaat tabanına, yapılan her şeyin “manevî direktiflerle” yapıldığı kanaatinin aktarıldığını ifade eden Gülerce, Cemaat tabanının, AK Parti-Cemaat çatışmasının perde arkasından bilinçli olarak habersiz bırakıldığını anlattı.

Hüseyin Gülerce, Pazar günleri saat 10.00’da Beyaz TV’de yayınlanan “Ortak Akıl” programında, ‘Paralel Yapı’ hakkındaki görüşlerini ve Cemaat tabanına yönelik uyarılarını dile getirdi. Gülerce, Paralel Yapı’nın Cemaat tabanına yönelik stratejisini de açıklayarak, kendisinin bu stratejiyi etkisiz hâle getirmeye çalıştığını ifade etti.

1 Ocak 2014 Çarşamba

Prof. Beşer: FBI, Hocaefendi’ye cemaatin bazı
gizli bağlantılarını anlatmak isteyen kişiyi engelledi

Prof. Dr. Faruk Beşer
Kamuoyunun televizyon ekranlarındaki fıkıh programlarından da tanıdığı İlahiyatçı Prof. Dr. Faruk Beşer, “zayıf bir ihtimal de olsa”, Fethullah Gülen’e hâlâ bazı ilişkilerin olduğu gibi anlatılmadığını düşündüğünü belirttikten sonra, “Yoksa elinde dosyalarla bunu anlatmaya giden önemli bir zatı New York'ta havaalanından FBI neden derdest geri çevirsin?” diye sordu.

Faruk Beşer’in tek bir cümle ile paylaştığı bu iddia doğru ise, Fethullah Gülen’e cemaatin bazı gizli bağlantıları hakkında bilgi vermek için yanına gitmek isterken ABD Federal Soruşturma Bürosu FBI tarafından engellenen kişinin, beraberindeki dosyalarda hangi bilgilerin yer aldığı merak konusu…

Faruk Beşer’in 27 Aralık 2013 tarihinde Yeni Şafak gazetesinde yayınlanan “Bu ateş herkesi sarar” başlıklı yazısı şöyle:

21 Ağustos 2013 Çarşamba

Erdoğan, surda gedik açmaya çalışıyor

Başbakan Erdoğan 'Rabia' işareti yaparken
Sürur Öztürk

Surda bir gedik açtık, mukaddes mi mukaddes;
Ey kahpe rüzgâr, artık ne yandan esersen es!..

Bu beyit, merhum Necip Fazıl Kısakürek’e ait. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları toplantısında yaptığı konuşmayı dinleyince, bu mısralar aklıma geldi. Zira Başbakan, bu konuşmasında hem Mısır’daki darbenin arkasında İsrail’in olduğunu söyleyerek, hem “Mısır ordusunun inançlı mensuplarına”, ‘hukuka aykırı emirlere uymayın’ çağrısı yaparak, hem de darbeye destek veren Arap ülkelerini “Hazreti Yusuf’u kuyuya atan kardeşler”e benzeterek, Mısır’daki darbe yönetiminde çatlak oluşturmaya, bir başka ifadeyle surda bir gedik açmaya çalışıyordu...

15 Ağustos 2013 Perşembe

Obama ile Erdoğan arasındaki 34 fark

Obama - Erdoğan
Sami Kartal / New York

Amerika’da Obama, Türkiye’de Tayyip Erdoğan’a oy veren biri olarak, her iki ülke liderinin farklı yönlerini, farklı bir tarzda ele almak istedim. Zor bir alanda kalem oynattığımın farkındayım. Tespitlerim doğru ya da yanlış, abartılı ya da eksik olabilir ki subjektif değerler söz konusuysa bu kuvvetle muhtemeldir.

Neticede bunlar, şahsi gözlem ve tecrübelerimi, esprili olduğu kadar çarpıcı bir üslupla yansıtmaktan başka bir gaye ve mana taşımıyor. Farklılıklardan ibret almaya, inceliklerin keyfini çıkarmaya,  sözün özüne varmaya çalışalım.

Her iki lider de halkının yarısından çoğunun oyu ile seçilmiş seçkin insanlardır. Yaş, çevre, yetişme tarzı ve fıtrat farkı gibi şahsi özellikler yanında, aralarındaki temel farkların, kendilerinden değil, ait oldukları toplum, kültür ve sistemden kaynaklandığını da göz ardı etmeyelim. Liderler arasındaki bu farklılıklar aslında, ABD ve Türkiye’nin ülke, insan, kültür ve politika farklılıkları aynı zamanda.

12 Ağustos 2013 Pazartesi

Tevfik Diker, Fethullah Gülen Hocaefendi’ye sordu: Hocam, neden Türkiye’ye dönmüyorsunuz?

Tevfik Diker - Fethullah Gülen
19. ve 20. Dönem Milletvekili, akfikir.com’un Başyazarı Tevfik Diker, “Gülen Hocaefendi’ye açık mektup” başlıklı mesajında, Muhterem Hocam, hâlâ neden ABD’desiniz ve Türkiye’ ye dönmüyorsunuz? Soruma tarafınızdan bir cevap lutfedilirse ve izniniz olursa kamuoyuyla paylaşmak istiyorum” diye yazdı.

Tevfik Diker’in bazı web sitelerinde ve sosyal paylaşım sitelerinde yayınlanan mektubu şöyle:

Başbuğ’dan ABD’li diplomata: Subaylar, laik cumhuriyete sahip çıktıkları için içerideler

James Stavridis - İlker Başbuğ
Taraf gazetesi yazarı Lâle Kemal, ABD’nin Avrupa’daki Kuvvetler Komutanı Amiral James Stavridis’in, emekli Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ’a, kendisine hayranlık duyduğunu kaydettiği bir mektup gönderdiğini, Başbuğ’un talebi üzerine de bu mektubun, Amerikalı bir diplomat tarafından kendisine iletildiğini ileri sürdü.

‘Laiklik ve demokrasi tehdit altında’ deyip
‘gezi eylemleri’ne destek verdi mi?

Taraf yazarı Lâle Kemal
Lâle Kemal’in iddiasına göre Başbuğ, mektubu kendisine teslim eden Amerikalı diplomata “Tüm subaylar, Atatürk’ün laik cumhuriyetine sahip çıktıkları için içerideler. Mısır’da halk, laik demokrasi istemiyle Müslüman Kardeşler’i istemedi... Türk demokrasisi tehdit altında. Gezi olaylarına bakın, barışçıl gösterilere karşı insanlar tutuklanıyor” dedi.

Lâle Kemal’in “güvenilir kaynaklara dayandırarak yazdığını” belirttiği iddia, henüz Başbuğ tarafından yalanlanmadı. Lâle Kemal, “ABD Ergenekon’a müdahil oldu” başlıklı yazısında şunları kaydetti:

2 Ağustos 2013 Cuma

Türkiye’nin Kürt politikası
neden engellenmek isteniyor?

Ergün Diler
Takvim gazetesinin Genel Yayın Yönetmeni Ergün Diler, “Musevi bir ailenin elinde bulunan önemli bir yayın organının, ‘Türkiye ile Kuzey Irak, tarihî gaz anlaşması için çok ileri gitti! Yıl sonuna kadar gaz ve petrol anlaşmaları tamamlanırsa Türkiye tartışmasız bölgenin tek hakimi olacak’ diye yazdığına işaret ederek, siyasî gelişmelerin ekonomik boyutuna dikkat çkti.

Ergün Diler, “Faiz lobisi” başlıklı yazısında ayrıca, bazı Arap ülkelerinin devlet başkanlarının Batı bankalarında bulunan milyarlarca Dolar paralarının, birtakım operasyonlardan sonra nasıl onlara tekrar borç olarak verildiğini yazdı.

Ergün Diler’in yazısının tamamını okumak için tıklayınız

19 Haziran 2013 Çarşamba

ABD Büyükelçisi Ricciardone:
Türkiye’nin gücüne önem veriyoruz

Resim yazısı ekle
AK Parti Genel Merkezi’nde Başbakan Erdoğan’ın başdanışmanı Akdoğan ile görüşen ABD Büyükelçisi Francis Ricciardone, “Türk demokrasisine güveniyoruz” dedi.

Francis Ricciardone, AK Parti Genel Merkezi’nde AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın başdanışmanı Yalçın Akdoğan ile görüştü.

Yaklaşık 1 saat süren görüşmenin ardından parti genel merkezinden ayrılırken gazetecilere açıklamalarda bulunan Riccardone, AK Parti hükümetiyle yakın ilişki içerisinde bulunduklarını belirterek, Türkiye’de muhalefetle de görüştüklerini belirtti.

“Biz Türkiye’nin dostu ve müttefikiyiz. Gerilim zamanlarında ve daha az gerilim zamanlarında da dost ve müttefikiz” diyen Riccardone, “Ortak çıkarlarımıza önem veriyoruz, ortaklar olarak. Demokratik, büyüyen ve dinamik ekonomi olarak Türkiye’nin gücüne önem veriyoruz” diye konuştu.

17 Haziran 2013 Pazartesi

Sokak eylemleri böyle organize ediliyor (Video)

OTPOR, CANVAS gibi profesyonel bir şirket gibi çalışan “devrim” örgütlerinin arkasında, Ukrayna ve Gürcistan’daki devrimleri finanse eden, küresel sermayenin önde gelen aktörlerinden George Soros gibi spekülatörler olduğu ileri sürülüyor.

George Soros, Macar ve Yahudi asıllı ABD’li finans spekülatörü ve liberal girişimci. İngiltere’de, Londra Ekonomi Okulu’nda eğitim gördü. Yugoslavya, Ukrayna gibi doğu Avrupa ülkelerine yaptığı yardımın tutarının, bu ülkelere Birleşmiş Milletler tarafından yapılan yardım miktarını aştığı kaydediliyor.

Gazeteci Yiğit Bulut ise, Soros’un, İngiliz Kraliyet Sarayı’na çalıştığını söylüyor.

Bu grup, kamuoyunda “Amerikalı” olarak tanımlanıyor; ancak küresel sermayenin spekülatörleri, kendileriyle mücadele hâlinde olan ABD’de Obama, Rusya’da Putin, Türkiye’de ise Erdoğan yönetimlerine karşı sokak eylemlerini, bu ülkelerdeki aracılarının eliyle finanse ediyorlar.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, küresel sermayeye karşı cephe almış olan Obama-Putin ittifakı içerisinde yer alıyor… Bu sebeple de ABD’nin küresel sermaye kanadı ile AB-Çin ittifakı içerisinde yer alan bütün medya kuruluşları ve liberal gazeteciler tarafından hedef alınıyor…

5 Haziran 2013 Çarşamba

Hükümeti değil Erdoğan’ı devirmek istiyorlar

Sürur Öztürk

AK Parti iktidarı devam edecek ama..
Son haftalarda Türkiye geneline yayılan kitlesel sokak eylemlerinden hareketle AK Parti Hükümeti’nin devrilmesini bekleyenler, boşuna heveslenmesinler; çünkü bu toplumsal olayları tertipleyenler bile hükümetin devrilmesini istemiyorlar. Onların istediği, hükümeti değil Başbakan Erdoğan’ı devirmek…

12 Mart 2013 Salı

Kaynak: Aklınızı kullanmıyorsanız, ‘vatanseverlik’ zannettiğiniz olgu da aleyhinize gelişebilir

Prof. Dr. Mahir Kaynak
Eski MİT Daire Başkanı, Srateji Uzmanı Prof. Dr. Mahir Kaynak, Türkiye’de ‘Kürt sorunu’ etrafında bugüne kadar yaşanan iç çatışmanın alt yapısının büyük güçler tarafından çok önceden hazırladığını ve zamanı gelince düğmeye basıldığını belirterek, ‘çözüm süreci’ni başlatan iktidarın duygusal sebeplerle eleştirildiğini, muhalefetin ise çözüm aramadığını ifade etti.

‘Çözüm süreci’ni değerlendiren Prof. Dr. Mahir Kaynak, Star gazetesinde yayınlanan “Müzakereler” başlıklı yazısında, “Türkiye’deki terör, iki düşmanın çatışması değildir ve bu bir aile içi kavgadır. Burada taraflardan birinin galip gelmesi aranmaz; sadece kavganın durmasına çalışılır” dedi.

Türkiye’deki çatışmanın uluslar arası politikadaki yerinin düşünülmesi gerektiğini vurgulayan Kaynak, mücadelenin, Kürtlerin Ortadoğu’daki safının belirlenmesi amacıyla ABD ile onun karşısındaki Avrupa ve Çin arasında yaşandığını ifade etti.

Müzakerelerin kesilmesinin her iki tarafın da kaybına sebep olacağı için bunun tarafların dışında biri tarafından sızdırıldığı ihtimali olduğuna işaret eden Kaynak, kamuoyuna şu tavsiyede bulundu:

“Uluslar arası politika, duygusal değerlerle yönetilemez. Aklınızı kullanmıyorsanız vatanseverlik zannettiğiniz olgu da, bugüne kadar olduğu gibi, olayın zararınıza gelişmesine neden olabilir.”

Strateji Uzmanı Prof. Dr. Mahir Kaynak, görüşlerini yazısında şöyle dile getirdi:

8 Ocak 2013 Salı

Kandil AB’nin, İmralı ABD’nin kontrolünde

Sürur Öztürk

Karga ile Tilki
Pek çoğumuz, insanların ağızlarından çıktığı ya da kalemlerinin yazdığı gibi düşündüklerini zanneder ve kişileri ona göre değerlendiririz. Oysa pek çok insan, amacına ulaşmak için gerçek düşüncelerinin tam tersini söyler. Çoğu zaman bunun ayırdına varamadığımıza göre demek ki, hadi Beydeba’nın Kelile ve Dimne’sini bir tarafa bırakalım, La Fontaine’in o herkesin bildiği “Karga ile Tilki” kıssasından bile hiç ibret almamışız. Hoşumuza giden, nefsimizi, gururumuzu okşayan cümleler duyduğumuzda hemen şarkı söylemeye başlıyor ve ağzımızdaki peyniri düşürüp tilkiye kaptırıveriyoruz. Öyle olmasa, Ertuğrul Özkök’ün yazısı bu kadar hoşumuza gitmez, ağzımızdaki peynir de yere düşmezdi…

16 Temmuz 2012 Pazartesi

AK Parti’de saflar ayrılınca…

Sürur Öztürk

Tespitlerini çok büyük ölçüde isabetli ve saygıdeğer bulduğum değerli bir strateji uzmanını arayıp, Numan Kurtulmuş’un bizzat Recep Tayyip Erdoğan tarafından AK Parti’ye davet edilmesine ve Suriye ile ilişkilerimize dair öngörülerini sordum.

10 Nisan 2012 Salı

Sorgun Devlet Hastanesi Doktoruna ABD’den ödül

Sorgun Devlet Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Mikail Yarloğleş, Chicago’da düzenlenen ABD Kardiyoloji Kongresi’nde “Bildiri Başarı Ödülü”ne lâyık görüldü.

Amerikan Kardiyoloji Koleji’nin düzenlediği ABD Kardiyoloji Kongresi’ne, “Kan Basıncının Yüksekliğinin Kandaki İltihaba ve Hücrelere Etkisi” konulu çalışmasıyla katılan Sorgun Devlet Hastanesi’nde görevli Kardiyoloji Uzmanı Dr. Mikail Yarloğleş, “Bildiri Başarı Ödülü”ne lâyık görüldü.

7 Ocak 2012 Cumartesi

Dikkat! İngiltere AK Parti’ye tuzak kuruyor!

Sürur Öztürk

Eski Genelkurmay Başkanı Emekli Orgeneral İlker Başbuğ, ‘Hükümeti yıkmaya teşebbüs’ ve ‘terör örgütü yöneticisi olmak’ suçunu işlediği iddiasıyla tutuklandı.

Suçlama çok ama çok ağır. Tam da Ortadoğu bir barut fıçısına dönmeye başlarken, bölgesinde lider pozisyonuna gelmiş olan Türkiye’nin ordusuna komutanlık yapmış olan bir emekli asker, dünya kamuoyunun önünde ‘terörist’ olmakla suçlanıyor…

Peki, Türk Silahlı Kuvvetleri ve Türk siyasetinde ‘sarsıcı’ etkisi olan bu tutuklama kararı, siyasî bakımdan ne anlama geliyor?

1 Ocak 2012 Pazar

Kurşunun nereden geldiğini bulmak

Sürur Öztürk

AB ile ABD arasındaki ölümcül mücadele, ‘Kürt sorunu’ üzerinden daha önce Habur’da kendini göstermişti, şimdi de Uludere’de gösterdi. 35 vatandaşımız, kaçakçılık yaptıkları Irak sınırında, terörist zannedilerek öldürüldü. Bölgede siyasî hava gergin. Peki, ne oluyor? Olup bitenlerin siyasî anlamı ne?