Kürt sorunu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kürt sorunu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Temmuz 2015 Salı

Erdoğan ne yapmak istedi?

Sürur Öztürk

Erdoğan'ın temel stratejileri nelerdi?
Bütün ülkeler için geçerli bir kural vardır; sermaye el değiştirmeden iktidar el değiştirmez... Nitekim Türkiye’de genellikle “sağ” partiler seçimi kazanmış ama hiçbir zaman “iktidar / muktedir” olamamışlardı... Erdoğan, Anadolu sermayesini güçlendirip yanına alarak, baronların / monşerlerin iktidarına son vermek istedi... Dünyanın en büyük soygun şebekesi olan Küresel Sermaye, yani paralarının gücüyle devletler üstü bir dünya iktidarı oluşturmak isteyen yabancı dev şirketler, onun bu teşebbüsünü engellemek için, türlü oyunlarla ona “hırsız” damgası vurdular...

2 Ağustos 2013 Cuma

Türkiye’nin Kürt politikası
neden engellenmek isteniyor?

Ergün Diler
Takvim gazetesinin Genel Yayın Yönetmeni Ergün Diler, “Musevi bir ailenin elinde bulunan önemli bir yayın organının, ‘Türkiye ile Kuzey Irak, tarihî gaz anlaşması için çok ileri gitti! Yıl sonuna kadar gaz ve petrol anlaşmaları tamamlanırsa Türkiye tartışmasız bölgenin tek hakimi olacak’ diye yazdığına işaret ederek, siyasî gelişmelerin ekonomik boyutuna dikkat çkti.

Ergün Diler, “Faiz lobisi” başlıklı yazısında ayrıca, bazı Arap ülkelerinin devlet başkanlarının Batı bankalarında bulunan milyarlarca Dolar paralarının, birtakım operasyonlardan sonra nasıl onlara tekrar borç olarak verildiğini yazdı.

Ergün Diler’in yazısının tamamını okumak için tıklayınız

10 Temmuz 2013 Çarşamba

BDP Diyarbakır Milletvekili Altan Tan:
Cemaatle AKP arasında küresel kapışma yaşanacak

Altan Tan
Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) Diyarbakır Milletvekili Altan Tan, Fethullah Gülen cemaati ile Erdoğan Hükümeti arasındaki uyuşmazlığın daha da artacağına dair öngörülerini dile getirirken, “Eskiden de çatışıyorlardı. Hiçbir zaman Erbakan ile Gülen Cemaati yan yana gelmedi. Bu sefer daha küresel bir kapışma yaşanacak” dedi.

internethaber.com’un haberine göre, BDP Diyarbakır Milletvekili Altan Tan, Nûçe TV’de değerlendirmelerde bulundu. Habere göre Tan, şunları söyledi:

30 Nisan 2013 Salı

Gazeteci Yılmaz: Akil insanlar toplantısına
beni neden davet etmediniz?

Tarık Yılmaz
İleri gazetesi Haber Müdürü Tarık Yılmaz, İç Anadolu Bölgesi Akil İnsanlar Heyeti’nin bu gün saat 16.00’da Galata Çamlık Otel’de sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve basın mensuplarıyla yapacakları toplantıya neden davet edilmediğini sordu.

Yılmaz, “Davet etmediler” başlıklı yazısında, “… bu kez davet edilmeme adına zoruma giden, işin Türkçesi, bazı gazeteciler davet edilirken bazılarının görmezden gelinmesine anlam veremedim” diye yazdı. Yılmaz, şunları kaydetti:

“Her neyse, çok fazla konuşmak istemiyorum. Bu gün saat 16.00’da Galata Çamlık Otel’de yapılacağı söylenen toplantıyı merakla bekliyorum, o insanları dinlemek istiyorum. Beni neden davet etmediklerini de çok merak ediyorum.

Acaba beni ne gördüler? Sakıncalı Gazeteci? Sakıncalı Türk? Sakıncalı Yozgatlı? Sakıncalı Köşe Yazarı? Sakıncalı İnsan! Ne, ne, ne?.. Ne gördüler de toplantıya davet etmediler / edemediler?”

(Yozgat Muhabir)

Dengir Mir Mehmet Fırat:
Kürtler, bölünmek isteyecek kadar aptal değil

Dengir Mir Mehmet Fırat
Eski AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat, “Irak Kürdistanı’na üç defa gittim. İnsanların tek ideali, İstanbul’da ev sahibi olmak, yazın Antalya’ya gitmek. Eskiden bizim Paris’e gitmek istememiz gibi bir şey” dedi.

Fırat, Akşam gazetesine verdiği röportajın ilgili kısmında, sorulara şöyle cevap verdi:

13 Mart 2013 Çarşamba

Prof. Türköne Yozgat’ta konuştu:
‘Kürt Devleti kuralım’ denirse kılıcımı çekerim

Prof. Dr. Mümtazer Türköne
Hükümetin terörü sona erdirmek amacıyla başlattığı ‘çözüm süreci’ne destek veren yazılar kaleme alan Gazeteci Yazar Prof. Dr. Mümtazer Türköne, “Birilerinin aklına bu devletin, bu ülkenin çatısı içinde başka bir devlet kurma fikri gelebilir. Ben o zaman kılıcı çekerim” dedi.

Yozgat Bozok Üniversitesi’nde konferans veren Prof. Dr. Mümtazer Türköne, siyasetin, partilerin - iktidar ve muhalefetin menfaat hesaplarına göre değişkenlik göstereceğini belirterek, gençlerin dünyaya gündelik siyasete takılarak değil, Osmanlı’nın medeniyet vizyonuyla bakmalarını istedi.

Gazeteci Yazar Prof. Dr. Mümtazer Türköne, Yozgat’ta Bozok Üniversitesi Türkçe Topluluğu tarafından düzenlenen programda “Yeni Anayasa ve Gündemdeki Konular” başlıklı konferans verdi.

‘Bu topraklarda yaşamanın kendine özgü zorlukları olduğunu’ ifade eden Prof. Türköne, “Bu topraklarda küçük düşünenlere hiçbir zaman hayat hakkı tanınmamış. Küçük düşünenler ufalanıp yok olup gidiyor” dedi.

HKÜ Rektörü Özdemir: Bölgedeki Yozgatlı kamu görevlileri de çözüm sürecine destek veriyor

Prof. Dr. İbrahim Özdemir
Gaziantep Hasan Kalyoncu Üniversitesi (HKÜ) Rektörü Prof. Dr. İbrahim Özdemir, ‘demokratikleşme süreci’ne, bölgede görev yapan Yozgatlı kamu görevlilerinin de destek verdiğini söyledi.

Prof. Özdemir, “Farklı görüşler olmasına rağmen görüştüğüm kesimlerin büyük ekseriyetinin demokratik çözüm sürecini desteklediğini ve gelecekle ilgili umutlu olduğunu gördüm. Dahası, bölgede görev yapan İzmir, Denizli, Yozgat, Konya, Edirne gibi farklı şehirlerden karşılaştığım kamu görevlileri de bu sürecin başarılı olmasını temenni ediyor, barış ve huzuru bekliyor” diye konuştu.

HKÜ Rektörü Prof. Dr. İbrahim Özdemir, Rektörlük Toplantı Salonu’nda ‘Terör sorunu, demokratikleşme süreci ve barış içinde çözüm’ konulu bir basın toplantısı düzenledi. Özdemir, şunları söyledi:

12 Mart 2013 Salı

Kaynak: Aklınızı kullanmıyorsanız, ‘vatanseverlik’ zannettiğiniz olgu da aleyhinize gelişebilir

Prof. Dr. Mahir Kaynak
Eski MİT Daire Başkanı, Srateji Uzmanı Prof. Dr. Mahir Kaynak, Türkiye’de ‘Kürt sorunu’ etrafında bugüne kadar yaşanan iç çatışmanın alt yapısının büyük güçler tarafından çok önceden hazırladığını ve zamanı gelince düğmeye basıldığını belirterek, ‘çözüm süreci’ni başlatan iktidarın duygusal sebeplerle eleştirildiğini, muhalefetin ise çözüm aramadığını ifade etti.

‘Çözüm süreci’ni değerlendiren Prof. Dr. Mahir Kaynak, Star gazetesinde yayınlanan “Müzakereler” başlıklı yazısında, “Türkiye’deki terör, iki düşmanın çatışması değildir ve bu bir aile içi kavgadır. Burada taraflardan birinin galip gelmesi aranmaz; sadece kavganın durmasına çalışılır” dedi.

Türkiye’deki çatışmanın uluslar arası politikadaki yerinin düşünülmesi gerektiğini vurgulayan Kaynak, mücadelenin, Kürtlerin Ortadoğu’daki safının belirlenmesi amacıyla ABD ile onun karşısındaki Avrupa ve Çin arasında yaşandığını ifade etti.

Müzakerelerin kesilmesinin her iki tarafın da kaybına sebep olacağı için bunun tarafların dışında biri tarafından sızdırıldığı ihtimali olduğuna işaret eden Kaynak, kamuoyuna şu tavsiyede bulundu:

“Uluslar arası politika, duygusal değerlerle yönetilemez. Aklınızı kullanmıyorsanız vatanseverlik zannettiğiniz olgu da, bugüne kadar olduğu gibi, olayın zararınıza gelişmesine neden olabilir.”

Strateji Uzmanı Prof. Dr. Mahir Kaynak, görüşlerini yazısında şöyle dile getirdi:

1 Ocak 2012 Pazar

Kurşunun nereden geldiğini bulmak

Sürur Öztürk

AB ile ABD arasındaki ölümcül mücadele, ‘Kürt sorunu’ üzerinden daha önce Habur’da kendini göstermişti, şimdi de Uludere’de gösterdi. 35 vatandaşımız, kaçakçılık yaptıkları Irak sınırında, terörist zannedilerek öldürüldü. Bölgede siyasî hava gergin. Peki, ne oluyor? Olup bitenlerin siyasî anlamı ne?

29 Haziran 2011 Çarşamba

Yemin krizi mi? Emin misiniz?..

Sürur Öztürk

Kısa bir süre sonra operasyon tamamlanacak ve ortalık süt liman olacak… Bir de bakacağız ki, Kürt meselesi hallolmuş, toplumsal mutabakat sağlanmış, nurtopu gibi bir Anayasamız olmuş… Güzel, güzel de, bunu bize elin gâvurunun, hem de hiç çaktırmadan yaptırması zoruma gidiyor…

7 Haziran 2011 Salı

Bahçeli tıpkı Erdoğan gibi konuştu

Yorum – Sürur Öztürk

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin Diyarbakır mitinginde nasıl bir konuşma yapacağını herkes gibi ben de merak ediyordum. Konuşmasını televizyondan merakla ve ilgiyle takip ettim. Birlik beraberlik mesajlarını ihtiva eden cümleler, tarihî, edebî ve kültürel derinliği olan harikulâde cümlelerdi… Metin yazarı kimse, kendisini tebrik etmek gerekir…

Fakat görüldü ki, Bahçeli Diyarbakır’da tıpkı Başbakan Recep Tayyip Erdoğan gibi konuştu. Farklı ve MHP’ye mahsus bir bakış açısıymış gibi dile getirdiği cümlelerin yüzde 95’i, Başbakan Erdoğan’ın ‘Kürt açılımı’ kapsamında ifade ettiği yaklaşım tarzıyla tıpatıp aynıydı.

Eğer AK Parti Hükümeti’nin ‘Kürt açılımı’nın ne olduğunu anlamak istiyorsanız, Bahçeli’nin Diyarbakır konuşmasını okuyabilirsiniz. Çünkü AK Parti Hükümeti de aslında uzun zamandan beri aynı şeyleri söylüyor, kısmen farklı ifadelerle de olsa aynı şeyleri anlatmaya çalışıyordu. İşte hükümetin ‘Kürt açılımı’ da üç aşağı beş yukarı budur…

6 Haziran 2011 Pazartesi

Bahçeli Diyarbakır’da konuştu: Yozgat’taki bağlamanın sesiyle Cüngüş’te dertlenmediniz mi?

3 Haziran’da Yozgat’ta halka hitab eden MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, bu gün de Diyarbakır’da birlik beraberlik mesajları verdi. Bahçeli, konuşması esnasında, beğenmediği bir pankart için “O pankartı indirin bakalım aşağıya” uyarısında bulundu.

Bahçeli, Türkiye’nin dört bir yanından zengin folklorik unsurları sıraladığı konuşmasında, ortak bir kültürün Türkiye’deki herkesi içine aldığını anlatırken, “Yozgat’taki bağlamanın sesiyle Cüngüş’de dertlenmediniz mi?” diye sordu. Bahçeli, şöyle konuştu:

28 Temmuz 2010 Çarşamba

Belirgin bir oy artışı sağlayamazsam giderim

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, CHP’de belirgin bir oy artışı sağlayamadığı taktirde Genel Başkanlığı bırakacağını söyledi.

Kılıçdaroğlu, “Kürt sorununu da türban sorununu da CHP iktidarında çözeceğiz. İktidara gelince nasıl çözüleceğini halkımız görecek” dedi.

Baykal: Hazır olun; Olağanüstü Kurultay görünüyor

Temmuz ayının ilk haftasında siyasî kulislerde, eski CHP lideri Deniz Baykal’ın, yakın çevresine “Hazır olun; olağanüstü kurultay görünüyor” dediği ve ‘yaz aylarında siyasette önemli gelişmeler yaşanacağını belirttiği’ ileri sürülmüştü.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Ağustos ayının ilk haftasında partisinin Yozgat’ta düzenleyeceği referandum mitingine katılması bekleniyor

16 Haziran 2010 Çarşamba

Milliyetçilik millîleştirilmelidir – 1

Yorum – Sürur Öztürk

Askerlerimiz şehit oldukça AK Parti’nin oy kaybedeceğini düşünerek gizli gizli ve sinsi sinsi ellerini ovuşturacak kadar gözü dönmüş olan bu tilkiler, kümesten aşıracaklarını umdukları üç beş tavukla birkaç yumurtanın hesabını yaparken; PKK ile, birtakım aşiret reisleriyle, silah ve uyuşturucu kaçakçıları ile; daha da ötede Amerikan neo-con takımıyla, kan emici vahşi petrol devleriyle, İngiltere’nin tuzak kurucularıyla ve İsrail’in “aşırı sağcı” siyonist kanadıyla aynı safa düştüklerini bile fark etmezler

22 Mayıs 2010 Cumartesi

Kılıçdaroğlu: Etnik siyaset yapmayacağız, yüzde 10’luk seçim barajını aşağıya çekeceğiz

CHP Genel Başkanlığı’nın tek adayı Kemal Kılıçdaroğlu, 33. Olağan Kurultay'da yaptığı konuşmada, etnik siyaset yapmayacaklarını belirterek, iktidara gelmeleri hâlinde yüzde 10’luk seçim barajını aşağı çekeceklerini söyledi.

Demokrasinin çıtasını yükselteceklerini belirten Kılıçdaroğlu, “Hep beraber bu coğrafyada kucaklaşarak güzel Türkiye’yi yeniden yaratacağız. Bütün toplum katmanlarıyla beraber olacağız. / Siyasetin odağına etnik kimliği ve inançları koyan siyaset bizim dostumuz değildir. Biz ayrışmanın değil beraber olmanın yanındayız” diye konuştu. (Yozgat Muhabir)

13 Nisan 2010 Salı

Nurdoğdu’dan CHP’ye zehir zemberek eleştiriler

CHP çizgisindeki Yozgatlı Nurdoğdu ailesinin hayattaki temsilcilerinden Aslan Nurdoğdu, CHP’den ayrıldığını bildirdi.

“Kürtlerle barışamayan, Alevileri üzen bir CHP, Türkiye’yi nasıl idare edecekti?” diye soran Nurdoğdu, “Laikliği, Atatürk’ü sermaye yaptılar. Tembelliği yaşam biçimi edindiler” suçlamasında bulundu.

“70’li yıllarda MHP’ye direndik. 80’li yıllarda ANAP’a eyvallah etmedik hep CHP’de kaldık” diyen Nurdoğdu, 2002 yılında milletvekili adaylığından neden vazgeçtiğini de şöyle özetledi:

“Ali Keven, Emin Koç’u başımıza belâ etti. 2007 yılında Baykal’ın Lütfullah’ı başımıza belâ edeceğini gördüm, aday bile olmadım.”

Nurdoğdu, 2008 yılında tüzüğün arkasına sığınılarak kendisine kongrede konuşma hakkı bile verilmediğini kaydetti.

2 Nisan 2010 Cuma

Görevimi kanser tedavisi sebebiyle bıraktım

AK Parti Genel Başkan Yardımcılığı görevinden ayrılan Mersin Milletvekili Kürşat Tüzmen, açılım karşıtı düşünceleri sebebiyle görevinden alındığı şeklindeki iddiaları kesin bir dille yalanlarken, görevini neden bıraktığını da açıkladı.

21 Mart 2010 Pazar

Mahir Kaynak’tan provokasyon uyarısı

Eski MİT Daire Başkanı ve Strateji Uzmanı Prof. Dr. Mahir Kaynak, önümüzdeki günlerde halkı tahrik edecek ve aşırı tepkilere yönlendirecek olaylar meydana gelebileceğini belirterek, akl-ı selim ile hareket edilmesi çağrısında bulundu.

Kaynak, muhtemel provokasyonlara karşı uygulanabilecek stratejiyi de şöyle özetledi:

“Yapılacak şey, terörist ya da provokatörlere sert tepki göstermek, söz konusu halka olabildiğince yumuşak davranmaktır. Çünkü o halk da bu provokasyonların etkisi altındadır.”

Star gazetesi yazarı Prof. Dr. Mahir Kaynak, “Tepki siyaseti” başlıklı yazısında, tespitlerini, uyarılarını ve tavsiyelerini şöyle ifade etti:

11 Aralık 2009 Cuma

Anayasa Mahkemesi DTP’yi kapattı

Anayasa Mahkemesi, Demokratik Toplum Partisi'nin (DTP) “temelli” kapatılmasına karar verdi. Aralarında Ahmet Türk ve Aysel Tuğluk’un da bulunduğu 37 kişiye 5 yıl süreyle siyaset yasağı getirildi. Türk ve Tuğluk’un milletvekillikleri de düşürüldü.

24 Ekim 2009 Cumartesi

Topçu: Ülkeyi dört buçuk eşkıyaya teslim etmeyiz

BBP Genel Başkanı Yalçın Topçu, terör örgütü PKK üyelerinin teslim olması sırasında DTP’nin organize ettiği gösterilere Yozgat’ta tepki gösterdi.

Topçu, “Milleti dört buçuk eşkıyaya teslim etmeyecek büyük Türk Milleti var, şehitler var ve tabii Alperenler var” dedi.

Teslim olan PKK mensupları için düzenlenen gösterilerden dolayı Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ı da eleştiren Topçu, “Başbakan, bir türkü tutturdunuz, ‘barış olacak, şu olacak, bu olacak’… Peki, barışacağız diye 4 tane başı bitli, ayağı şalvarlıya Türk Milleti’ni teslim mi edeceksin? Orada dur, orada dur Başbakan” diye konuştu.

Konuşmasında, partisinin eski genel başkanı merhum Muhsin Yazıcıoğlu’nun şüpheli bir helikopter kazası sonucu ölümünü de değerlendiren Topçu, “Buna ben birilerinin dediği gibi ‘kaza’ demem. Öbürlerinin dediği gibi ‘suikast’ demem. Buna ancak ve ancak, ‘şehadet süreci’ derim” diye konuştu. Topçu, Yazıcıoğlu ve beraberindekilerin hayatını kaybettiği kazanın üzerinden 7 ay geçtiğini belirterek, “Devletin itibarı, Keş Dağları’nda karlar altında kaldı” dedi.