Abbas Sayar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Abbas Sayar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Kasım 2019 Cuma

“Babamın hikâyeleri Anadolu’daki çeşmeler gibi gür akardı”


Özellikle “Yılkı Atı” isimli eseriyle tanınan hikâye ve Roman yazarı Abbas Sayar’ın oğlu Prof. Dr. Ahmed Güner Sayar, “Babamın birçok yayınlanmamış hikâyeleri var. Hikâyeleri ve şiirleri Anadolu’daki çeşmeler gibi gür akardı” dedi.

Türk edebiyatının önemli romancıları arasında gösterilen Abbas Sayar, vefatının 20. yılında Yeni Dünya Vakfı’nda düzenlenen “Babıali Enderun Sohbetleri”nde anıldı.

Yöneticiliğini Mehmet Nuri Yardım’ın üstlendiği etkinlikte, konuşmacı olarak yer alan yazarın oğlu Prof. Dr. Ahmed Güner Sayar, babasına dair hatıralarını anlattı.

12 Ağustos 2013 Pazartesi

Abbas Sayar, mezarı başında anıldı

Abbas Sayar
8’i roman, 6’sı şiir kitabı olmak üzere 14 edebî eser bırakmış olan; 1971 TRT Roman Başarı Ödülü, 1973 Türk Dil Kurumu Ödülü, 1975 Madaralı Roman Ödülü sahibi gazeteci, yazar, şair ve ressam Nail Abbas Sayar, memleketi Yozgat’ta mezarı başında anıldı.

Abbas Sayar’ın Çatak Mezarlığı’nda bulunan mezarının başında Yozgat Belediyesi tarafından organize edilen anma merasiminde, Kur’ân-ı Kerîm okundu, dualar edildi.

Yozgat Belediye Başkanı Yusuf Başer, burada yaptığı konuşmada, “Abbas Sayar, Yozgat’ın Türk Edebiyatı’na kazandırdığı en güzide şair, yazar ve sanatçılarımızın başında yer almıştır. Yazdığı romanlarla ödüller kazanmış, ünü Türkiye sınırlarını aşmış ve evrensel kültüre katkı sağlamış değerli bir hemşerimizdir. Merhum, ‘Öbür ucunda dünyanın / Bir çocuğun ayağına diken batsa / Canım yanar’ diyebilen bir sevgi insanıdır. Böyle bir yüreğe sahip olan şair ve yazarımızı ölümünün 14. yıldönümünde rahmetle anıyorum” dedi.

19 Temmuz 2013 Cuma

Prof. Dr. Ahmet Güner Sayar: Neşelenmek, Allah için ibadet eden insanın vazgeçilmez hakkıdır

Prof. Dr. Ahmet Güner Sayar
Ramazan kültürünü anlatırken Ramazan gecelerinin eğlencelerine de temas eden Prof. Dr. Ahmet Güner Sayar, “Normalde yatsıdan sonra biten gece hayatı, Ramazan’da bitmiyor. Halk sokağa dökülüyor. Ramazan’da fenerle çıkmayı gerektirmeyecek kadar sokaklar ışıltılı. Geceleri halkın eğlenmesi için Karagöz, ortaoyunu ve tiyatrolar başta geliyor. Karagöz, bu eğlenceler içinde önemli yerdedir. Karagöz tasavvufîdir. Karagöz’ün temsil ettiği halk, Hacivat’ın temsil ettiği ise aydındır. Bu halleri ile Ramazanları neşelendirirlerdi. Neşelenmek, Allah için ibadet eden insanın vazgeçilmez hakkıdır” diye konuştu.

10 Mayıs 2013 Cuma

Abbas Sayar: Alayın gelişi
Yozgat’ta ekonomik ve sosyal yaşamı geliştirdi

1912-1974 yılları arasında askerî eğitim alayına ev sahipliği yapan ve bunun sağladığı avantajdan istifade eden Yozgat, 6. Jandarma Er Eğitim Alayı’nın Manisa Kırkağaç’a taşınmasıyla birlikte büyük bir ekonomik kayba uğramıştı.

Abbas Sayar anlatıyor
1999 yılında kaybettiğimiz Yozgatlı gazeteci, yazar, şair ve ressam Abbas Sayar, 1988-1989 yıllarında Ayvalık’ta kaleme aldığı ve o dönemde Osman Hakan Kiracı tarafından “Yozgat” gazetesinde tefrika edilen yazı dizisinde, askerî alayın Yozgat’ta meydana getirdiği ekonomik ve sosyal değişime de değiniyor. Ötüken Yayınevi tarafından yayınlanmış olan ve Sayar’ın yazılarının derlendiği “Yozgat var, Yozgatlı yok” kitabında Abbas Sayar, 1933-1940 yılları arasında Yozgat tarihinde 3 önemli olay yaşandığını belirterek, bunları şöyle sıralıyor:

20 Mart 2013 Çarşamba

“Yozgat var, Yozgatlı yok…”

Yozgat'ı anlamak için...
Yozgat’ın gelişip kalkınmasının önündeki en büyük engellerden birisinin, Yozgatlıların kendilerini bir bütün olarak ‘Yozgatlı’ hissetmeyişleri; doğdukları köye, beldeye ya da ilçeye karşı duydukları aidiyet duygusunun daha baskın çıkması, yerel basında da zaman zaman bir eleştiri konusu olarak dile getirilir.

Bu konudaki en esaslı ve dokunaklı tespiti ise Yozgatlı ünlü yazar merhum Abbas Sayar, yıllar önce 4 kelimeyle özetlemişti:

“Yozgat var, Yozgatlı yok…”

Abbas Sayar’ın bu başlık altında 1988-1989 yıllarında Ayvalık’ta kaleme aldığı ve o dönemde Osman Hakan Kiracı tarafından “Yozgat” gazetesinde tefrika edilen yazı dizisinde, Yozgatlılardaki bu ‘parçalanmışlık’ şöyle dile getiriliyor:

“Bilmem hangi şehir uğradı bu garib talihsizliğe? Bir şehir ki kendi var, sanı var, adamı yok… İşte Yozgat bu garib talihsizliğin içinde. Yozgat var, Yozgatlı yok… Erzurumluyem, Kayseriliyem, Vanliyem, Şanliyem… Ama, ‘Yozgatlıyım’ diyen yok. Dışarda belki, Yozgat’ın içinden ‘Yozgatlıyım’ diyen yok... Oturmuş şehrin göbeğine… Nerelisin? ‘Topaçlıyım, Topçuluyum, Divanlılıyım, Recepliliyim, Musabeyliliyim, Nefesliyim.’ Çok iyi… Koloniler şehri. En iyisi biz de federal şehir kuralım. Olsun bitsin bu iş. ‘Yozgat Federasyonu’…”

Abbas Sayar’ın “Yozgat” gazetesinde tefrika edilen “Yozgat var Yozgatlı yok” başlıklı yazı dizisi, Osman Hakan Kiracı’nın girişimi ile 2007 yılında Ötüken Yayınevi tarafından kitap hâline getirilerek yayınlanmıştı.

(Yozgat Muhabir)

7 Ocak 2013 Pazartesi

Abbas Sayar’ın “Yılkı Atı” romanı
çizgi film olarak çocuklara da ulaşıyor

Yozgatlı Yazar Abbas Sayar'ın "Yılkı Atı" romanı çizgi filme uyarlandı

Yozgat’ın yetiştirdiği ünlü hikâye ve roman yazarı Nail Abbas Sayar’ın “Yılkı Atı” isimli romanı, aynı adla çizgi filme uyarlandı.

“TRT Çocuk” kanalında Cumartesi ve Pazar günleri saat 18.20’de ekrana gelen dizi çizgi film sayesinde, Abbas Sayar’ın ünlü romanı çocukların dünyasına da giriyor.

22 Ağustos 2012 Çarşamba

Abbas Sayar’ı anmak…

Sürur Öztürk

Yozgat Belediyesi, yanılmıyorsam 2 yıldan bu yana merhum Abbas Sayar’ı mezarı başında bir merasim düzenleyerek anıyor. Bu merasime, Başkan Yusuf Başer’le birlikte birkaç belediye müdürü ile vefakâr birkaç gazeteci de iştirak ediyor.

Bu anma merasimleri, daha önce bu kadarını bile yapmayan Yozgat için bir ilerleme olarak kabul edilebilir. Bu münasebetle Yozgat Belediyesi’ne teşekkür de edebiliriz. Fakat ben, müsaadenizle konunun başka ve daha önemli gördüğüm bir cephesine işaret edeceğim.

13 Ağustos 2012 Pazartesi

Abbas Sayar mezarı başında anıldı

İnsanlar için iyilik dolu yüreğim
İçimde onların yeri ayrı yurdu ayrı
Bir başı sevdalı garibim
Kimsem yok dünyada insandan gayrı

Öbür ucunda dünyanın
Bir çocuğun ayağına diken batsa
Canım yanar
Elimde avucumda bir şey yok
Neyleyim
Kalbimi size verdim insanlar…

Abbas Sayar

7 Ağustos 2012 Salı

Prof. Sayar, eski sahhafları anlattı:
Diplomaları yoktu ama âlimdiler

Merhum Abbas Sayar’ın oğlu Prof. Dr. Ahmet Güner Sayar, eski sahhafları anlatırken, “Eski yazı kitapları alıp satanlar birbirlerini eğiten insanlardı. Bunu bizzat gördüm. Dükkânlarını evlerinin kütüphanesi gibi görüyorlardı. Alıcılarla uzun sohbetler ederlerdi. Diplomaları yoktu ama mütebahhir (İlmi deniz gibi derin olan, büyük âlim olan. Allâme) insanlardı” dedi.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür A.Ş.’nin katkılarıyla Türkiye Diyanet Vakfı tarafından düzenlenen 31. Türkiye Kitap ve Kültür Fuarı kapsamında ESKADER tarafından gerçekleştirilen “Beyazıt Ramazan Sohbetleri”nin 18. gün konuğu, Prof. Dr. Ahmet Güner Sayar oldu. Prof. Sayar, konuşmasında “Sahhaflar Çarşısı ve Sahhaf Raif Yelkenci” hakkında bilgi verdi.

13 Ağustos 2011 Cumartesi

Şair, roman yazarı, ressam ve gazeteci Abbas Sayar, Yozgat’ta bir dizi etkinlikle anıldı

8’i roman, 6’sı şiir kitabı olmak üzere 14 edebî eser bırakmış olan; 1971 TRT Roman Başarı Ödülü, 1973 Türk Dil Kurumu Ödülü, 1975 Madaralı Roman Ödülü sahibi, Nail Abbas Sayar, Yozgat’ta çeşitli etkinliklerle anıldı.

Yozgat’ın ihmal edilmişliğini yıllar önce “Yozgat var, Yozgatlı yok” diyerek tek bir cümleyle özetleyen, gerçek bir Yozgat âşığı, şair, roman ve hikâye yazarı, ressam ve gazeteci Abbas Sayar, ölümünün 12. yıldönümünde bir dizi etkinlikle anıldı.

12 Temmuz 2011 Salı

Abbas Sayar’ı ne çabuk unuttuk!..

Sürur Öztürk

Yozgat’ın hâlini yıllar önce “Yozgat var, Yozgatlı yok” diyerek tek bir cümleyle özetleyen, gerçek bir Yozgat âşığı, hikâye ve roman yazarı, şair, ressam ve gazeteci Abbas Sayar’ı unuttuk mu? Yozgat Valiliği, 2009 yılında Abbas Sayar’ın vefatının 10’uncu yılı münasebetiyle hikâye yarışması düzenlemiş, yarışmanın ödül töreni, Abbas Sayar’ın vefat tarihi olan 12 Ağustos’ta gerçekleştirilmiş, törene Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay da katılmıştı.

Bakan Günay, Abbas Sayar’ı gençlik yıllarında tanıdığını belirterek, “Yozgat’tan böyle bir şair ve yazarın çıkması çok önemlidir. Şair ve yazarımızın tanıtılması gerekir. Bu şekilde bir program hazırlandığı için Sayın Valimize teşekkür ediyorum” demiş, ayrıca şunları söylemişti:

8 Aralık 2010 Çarşamba

Üzeyir Arslan neden “Ben köylüyüm” dedi?

Sürur Öztürk

Yozgat İl Genel Meclisi Başkanı Üzeyir Arslan, önümüzdeki Haziran ayında yapılacak olan Milletvekili Genel Seçimi’nde AK Parti’den Milletvekili olabilmek için aday adayı olacağını açıkladı.

Sayın Arslan’ın Anadolu Ajansı muhabirine yaptığı kısa açıklama içerisinde benim dikkatimi çeken cümle şu oldu: “Köylü çocuğuyum. Köyden gelmiş birisiyim.”

Sayın Arslan’ın bu cümlesi, Yozgat’ta yıllar öncesine uzanan ve galiba günümüze kadar devam eden bir “köylü-şehirli rekabeti”nin yansıması olarak değerlendirilebilir.

Bu “köylü-şehirli rekabeti”ni, merhum Abbas Sayar, daha önce “Yozgat” gazetesinde “Yozgat var Yozgatlı yok” başlığı altında yayınlanan yazılarından birinde son derece önemli analizlerle anlatıyor. Abbas Sayar’ın “Yozgatlı-Köylü” ara başlığı altında yazdıklarını okuyalım:

20 Kasım 2010 Cumartesi

Daha şehrimizin adını bile bilmiyormuşuz

Sürur Öztürk

“Yozgat” adının, Hazreti Hızır aleyhisselâmın, aşiret Reisi Ömer Cabbar Ağa için ettiği “Çobanoğlu, yozuna yoz katılsın, memleketinin adı Yoz kat olsun” duasından kaynaklandığı rivayet edilir. Merhum Abbas Sayar ise, yıllar önce Yozgat gazetesinde yayınlanan bir yazısında, Yozgat adının Latince “Yozgates / Yozgatantes” kelimesinden geldiğini ileri sürüyor.

1947 yılında İstanbul’da “Yozgat” adı üzerine bir araştırma yaptığını belirten Sayar, Botanik Araştırmalar Ansiklopedisi’nde “Salvi Yozgatantes” isimli soğanlı bir bitki türünden bahsedildiğini, bu bitkiye de dünyada başka bir yerde rastlanmadığını kaydediyor.

13 Kasım 2010 Cumartesi

Yozgat kaçıncı şehir olacak?

Sürur Öztürk

Ahmet Hamdi Tanpınar’ın “Beş Şehir”inden ve Ahmet Turan Alkan’ın “Altıncı Şehir”inden sonra Yozgat kaçıncı şehir olur bilemem. Ama kuvvetle inanıyorum ki, bizzat kendi insanı tarafından yalnızlığa terk edilen bu yetim, bu öksüz şehir, şehirler serisi içinde yer almayı fazlasıyla hak ediyor.

Artık Yozgat’a eskisinden çok daha fazla kızıyor ve aynı zamanda bu şehri artık eskisinden çok daha fazla seviyorum… Selâm sana Yozgat; Yozgat, selâm sana…

21 Ağustos 2010 Cumartesi

Üniversite öğrencilerini, Abbas Sayar’ın memleketi Yozgat üzerinden Anadolu ile buluşturabiliriz

Yorum – Sürur Öztürk

1962 Afyon doğumlu Sosyoloji doktoru; hikâye, roman ve Yeni Şafak gazetesi köşe yazarı Fatma Karabıyık Barbarosoğlu’nun, 29 Mart 2010 tarihli “Kendimi kendim gütmeden” başlıklı yazısı, bir tarafıyla Yozgatlıları gururlandıracak, bir tarafıyla da Yozgatlıları mahcub etmeye yetecek nitelikte bir yazı.

14 Ağustos 2010 Cumartesi

Valilik, Abbas Sayar’ı unuttu mu?

Geçen sene Abbas Sayar adına hikâye yarışması düzenleyen Yozgat Valiliği, bu sene Sayar’ı hatırlamadı. İl Kültür Müdürlüğü tarafından bu sene Abbas Sayar adına hiçbir program düzenlenmedi. Geçen sene düzenlenen Abbas Sayar Hikâye Yarışması’nın ödül törenine Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay da katılmıştı.

17 Mart 2010 Çarşamba

Yozgat’ın Renkleri Çok Önce Soldu…

Yorum – Özlem Çelikkaya
(17 Mart 2010 / yozgathaber.com.tr)


“Tarihte yaşanılan “Çerkez Ethem” olayları ve beraberinde yaşanılan yağmalama sürecinde, o dönemde sanatkâr konumundaki Ermeni ve Rum asıllı Türk vatandaşlarının büyük bölümünün İstanbul’a göçe zorlandıklarını biliyoruz...

Sonraki yıllarda, önce Alevi kökenli insanların, ardından da Abdal ve Çingen dediğimiz esmer vatandaşlarımızın göçleriyle Yozgat elindeki tüm renkleri birer, ikişer kaybetmesiyle birlikte, tüm alanlardaki çöküşünü, gerilemesini hızlandırdığı görünümü ortaya çıkıyor...”

8 Mart 2010 Pazartesi

Gelin etrafı biraz güzelleştirelim

Yorum – Sürur Öztürk

Güneş Fayton’a birkaç tane fayton sipariş edilse… İmal edilen bu faytonları, mahallî kostümler giyinmiş sürücüler kullansa… Her zaman temiz, bakımlı ve kibar olmaları şartı getirilen bu sürücüler, Valilik ya da Belediye bünyesinde maaşlı olarak istihdam edilse…

13 Ağustos 2009 Perşembe

Sayar, Yozgatlı gazetecilerin yazdıklarını söyledi

Sürur Öztürk

Yozgatlı hikâye ve roman yazarı, şair, ressam ve gazeteci Abbas Sayar’ın vefatının 10’uncu yıldönümü münasebetiyle, dün Yozgat İl Kültür Müdürlüğü Konferans Salonu’nda bir panel düzenlendi.

Yozgat Valiliği’nin düzenlediği panelin konuşmacılarından birisi, Abbas Sayar’ın oğlu Prof. Dr. Ahmet Güner Sayar’dı. Prof. Sayar, konuşmasında Yozgat’a yönelik birtakım eleştirilerde bulundu.

12 Ağustos 2009 Çarşamba

Abbas Sayar’ı anma programına Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay da katılacak

Yozgat Valiliği tarafından düzenlenen “Nail Abbas Sayar Hikâye Yarışması”nda dereceye giren eserlerin sahiplerine ödülleri, bu gün saat 16.00’da İl Kültür Müdürlüğü Konferans Salonu’nda düzenlenecek olan törenle verilecek. Ödül törenine, Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay da katılacak. Ödül töreninin ardından, “Abbas Sayar’ın Hayatı ve Eserleri” konulu panel düzenlenecek.

Bu gün, Yozgatlı hikâye ve roman yazarı; şair, ressam ve gazeteci Abbas Sayar’ın vefatının yıldönümü.

Yozgat Valiliği, Abbas Sayar’ı unutmadı. Sayar adına hikâye yarışması düzenleyen Valilik, yarışmanın ödül töreninin yapılacağı bu gün, “Abbas Sayar’ın Hayatı ve Eserleri” konulu bir panel de düzenliyor.

Yozgat Valiliği, “eserlerinde Yozgat’ın tarihî ve kültürel mirasını ulusal ve uluslararası düzeyde tanıtarak, evrensel kültüre katkı sağladığını” belirttiği Abbas Sayar’ın hatırasına, hikâye yarışması düzenlemiş, dereceye giren eserler de geçen hafta açıklanmıştı.

Yarışmanın ödül töreni, Sayar’ın ölüm yıldönümü olan bu gün yapılacak. Saat 16.00’da İl Kültür Müdürlüğü Konferans Salonu’nda düzenlenecek olan törene, Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay da katılacak. Ödül töreninin ardından, “Abbas Sayar’ın Hayatı ve Eserleri” konulu panel düzenlenecek.