Yozgat Var Yozgatlı Yok etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yozgat Var Yozgatlı Yok etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Mayıs 2013 Cuma

Abbas Sayar: Alayın gelişi
Yozgat’ta ekonomik ve sosyal yaşamı geliştirdi

1912-1974 yılları arasında askerî eğitim alayına ev sahipliği yapan ve bunun sağladığı avantajdan istifade eden Yozgat, 6. Jandarma Er Eğitim Alayı’nın Manisa Kırkağaç’a taşınmasıyla birlikte büyük bir ekonomik kayba uğramıştı.

Abbas Sayar anlatıyor
1999 yılında kaybettiğimiz Yozgatlı gazeteci, yazar, şair ve ressam Abbas Sayar, 1988-1989 yıllarında Ayvalık’ta kaleme aldığı ve o dönemde Osman Hakan Kiracı tarafından “Yozgat” gazetesinde tefrika edilen yazı dizisinde, askerî alayın Yozgat’ta meydana getirdiği ekonomik ve sosyal değişime de değiniyor. Ötüken Yayınevi tarafından yayınlanmış olan ve Sayar’ın yazılarının derlendiği “Yozgat var, Yozgatlı yok” kitabında Abbas Sayar, 1933-1940 yılları arasında Yozgat tarihinde 3 önemli olay yaşandığını belirterek, bunları şöyle sıralıyor:

20 Mart 2013 Çarşamba

“Yozgat var, Yozgatlı yok…”

Yozgat'ı anlamak için...
Yozgat’ın gelişip kalkınmasının önündeki en büyük engellerden birisinin, Yozgatlıların kendilerini bir bütün olarak ‘Yozgatlı’ hissetmeyişleri; doğdukları köye, beldeye ya da ilçeye karşı duydukları aidiyet duygusunun daha baskın çıkması, yerel basında da zaman zaman bir eleştiri konusu olarak dile getirilir.

Bu konudaki en esaslı ve dokunaklı tespiti ise Yozgatlı ünlü yazar merhum Abbas Sayar, yıllar önce 4 kelimeyle özetlemişti:

“Yozgat var, Yozgatlı yok…”

Abbas Sayar’ın bu başlık altında 1988-1989 yıllarında Ayvalık’ta kaleme aldığı ve o dönemde Osman Hakan Kiracı tarafından “Yozgat” gazetesinde tefrika edilen yazı dizisinde, Yozgatlılardaki bu ‘parçalanmışlık’ şöyle dile getiriliyor:

“Bilmem hangi şehir uğradı bu garib talihsizliğe? Bir şehir ki kendi var, sanı var, adamı yok… İşte Yozgat bu garib talihsizliğin içinde. Yozgat var, Yozgatlı yok… Erzurumluyem, Kayseriliyem, Vanliyem, Şanliyem… Ama, ‘Yozgatlıyım’ diyen yok. Dışarda belki, Yozgat’ın içinden ‘Yozgatlıyım’ diyen yok... Oturmuş şehrin göbeğine… Nerelisin? ‘Topaçlıyım, Topçuluyum, Divanlılıyım, Recepliliyim, Musabeyliliyim, Nefesliyim.’ Çok iyi… Koloniler şehri. En iyisi biz de federal şehir kuralım. Olsun bitsin bu iş. ‘Yozgat Federasyonu’…”

Abbas Sayar’ın “Yozgat” gazetesinde tefrika edilen “Yozgat var Yozgatlı yok” başlıklı yazı dizisi, Osman Hakan Kiracı’nın girişimi ile 2007 yılında Ötüken Yayınevi tarafından kitap hâline getirilerek yayınlanmıştı.

(Yozgat Muhabir)

17 Mart 2010 Çarşamba

Yozgat’ın Renkleri Çok Önce Soldu…

Yorum – Özlem Çelikkaya
(17 Mart 2010 / yozgathaber.com.tr)


“Tarihte yaşanılan “Çerkez Ethem” olayları ve beraberinde yaşanılan yağmalama sürecinde, o dönemde sanatkâr konumundaki Ermeni ve Rum asıllı Türk vatandaşlarının büyük bölümünün İstanbul’a göçe zorlandıklarını biliyoruz...

Sonraki yıllarda, önce Alevi kökenli insanların, ardından da Abdal ve Çingen dediğimiz esmer vatandaşlarımızın göçleriyle Yozgat elindeki tüm renkleri birer, ikişer kaybetmesiyle birlikte, tüm alanlardaki çöküşünü, gerilemesini hızlandırdığı görünümü ortaya çıkıyor...”

2 Kasım 2008 Pazar

Abbas Sayar’ın “Yozgat Var, Yozgatlı Yok” başlıklı yazıları bir kitapta toplandı

Yozgatlı yazar merhum Abbas Sayar’ın 1930-1980 yılları arasında Yozgat gazetesinde 2 kere tefrika edilmiş olan yazıları bir kitapta toplanarak, Ötüken Neşriyat tarafından yayınlandı.

“Şehir Kitapları” serisinden çıkan “Yozgat Var, Yozgatlı Yok” isimli kitap, yayınevi tarafından şöyle tanıtılıyor:

“Yazarın, 1930’lardan 1980’lere kadar fasılalarla yazdığı, Yozgat’ı ve Yozgatlıları anlatan eseri. Yozgat efendiliğinin sembolü olmuş kâmil insanların portreleri eşliğinde renkli bir Yozgat envanteri… Çapanoğlu’ndan başlayarak insanı merkeze alan, siyasi hadiseleri ironiyle yorumlayan farklı bir Yozgat Tarihi... Ahmed Hamdi’den hiç etkilenmemiş olsa da Anadolu şehir kitapları arasında Yozgat’a mutena bir yer ayırmıştır. Mahalli gazetelerde iki kez tefrika edilen fakat hak ettiği alakayı göremeyen bu yazıları kitap halinde ilk kez neşrediyoruz.”