şiir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
şiir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Ağustos 2013 Pazartesi

Abbas Sayar, mezarı başında anıldı

Abbas Sayar
8’i roman, 6’sı şiir kitabı olmak üzere 14 edebî eser bırakmış olan; 1971 TRT Roman Başarı Ödülü, 1973 Türk Dil Kurumu Ödülü, 1975 Madaralı Roman Ödülü sahibi gazeteci, yazar, şair ve ressam Nail Abbas Sayar, memleketi Yozgat’ta mezarı başında anıldı.

Abbas Sayar’ın Çatak Mezarlığı’nda bulunan mezarının başında Yozgat Belediyesi tarafından organize edilen anma merasiminde, Kur’ân-ı Kerîm okundu, dualar edildi.

Yozgat Belediye Başkanı Yusuf Başer, burada yaptığı konuşmada, “Abbas Sayar, Yozgat’ın Türk Edebiyatı’na kazandırdığı en güzide şair, yazar ve sanatçılarımızın başında yer almıştır. Yazdığı romanlarla ödüller kazanmış, ünü Türkiye sınırlarını aşmış ve evrensel kültüre katkı sağlamış değerli bir hemşerimizdir. Merhum, ‘Öbür ucunda dünyanın / Bir çocuğun ayağına diken batsa / Canım yanar’ diyebilen bir sevgi insanıdır. Böyle bir yüreğe sahip olan şair ve yazarımızı ölümünün 14. yıldönümünde rahmetle anıyorum” dedi.

1 Ağustos 2013 Perşembe

Mustafa Miyasoğlu vefat etti

Mustafa Miyasoğlu
Gazeteci Yazar Mustafa Miyasoğlu, İstanbul Bağcılar’da tedavi gördüğü hastanede bu gün saat 13.00’te vefat etti.

Edebiyat araştırmacısı, roman yazarı, şair Miyasoğlu, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen kültürel etkinlikler çerçevesinde, “Türk romanında akımlar” başlıklı seminerler veriyordu.

Miyasoğlu’nu kısa bir süre önce Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, tedavi gördüğü hastanede ziyaret etmişti.

Millî Gazete Yazarı Mustafa Miyasoğlu, 2 Ağustos 2013 Cuma günü Fatih Camisi’nde Cuma namazının ardından kılınacak cenaze namazını müteakip Eyüp Sultan Mezarlığı’nda toprağa verilecek.

25 Mart 2013 Pazartesi

Nuh Şahin, çiğdem çiçeğine şiir yazdı

Nuh Şahin ve çiğdem çiçeği
Anadolu genelinde olduğu gibi Yozgat’ta da baharın müjdecisi olarak kabul edilen ve “Çiğdem Gezmesi” geleneği ile Yozgat folklorunda özel bir yere sahip olan çiğdem çiçeği, geçmişte olduğu gibi günümüzde de şiirlere konu olmaya devam ediyor.

Ünlü halk ozanı Âşık Veysel’in “Çiğdem der ki ben âlâyım, benden âlâ çiçek var mı?” mısrasıyla özel bir değer atfettiği çiğdem çiçeğine, “Merhaba Yozgat” gazetesi Yazarı, Şair Nuh Şahin de şiir yazdı. Şahin’in şiiri şöyle:

12 Mart 2013 Salı

İstiklal Marşı’nın kabulünün yıl dönümü
Yozgat’ta da çeşitli faaliyetlerle kutlandı

Mehmet Akif Ersoy
Mehmet Akif Ersoy’un “kahraman ordumuza” ithaf ettiği ve eserin Türk Milleti’ne ait olduğunu belirterek, kendi şiirlerini topladığı “Safahat” isimli eserine almadığı 10 kıtalık şiirin TBMM tarafından Millî Marş olarak kabul edilişinin 92. yıl dönümü münasebetiyle Yozgat’ta da çeşitli faaliyetler düzenlendi.

İlçelerde kaymakamlıkların yanı sıra okulların konferans salonlarında düzenlenen ve İstiklâl Marşı’nın okunmasıyla başlayan törenlerde, Kurtuluş Savaşı yılları, Mehmet Akif Ersoy’un millî mücadeledeki yeri, hayatı ve şahsiyeti hakkında bilgiler verildi, şiirler okundu, sinevizyon gösterileri sunuldu, ‘Kınalı Hasan’ hikâyesi tiyatro oyunu olarak sahnelendi.

30 Ocak 2013 Çarşamba

“Hatt-ı naht sanatı, Yozgat için bir marka olabilir”

Hüseyin Akbaş ve hatt-ı naht çalışmalarından bir örnek
Yozgat’ın Sorgun ilçesinde öğretmenlik yapan Hüseyin Akbaş, geçimini sağladığı bu mesleğinin yanı sıra 7 yıldır hatt-ı naht meşk ediyor; yani hüsn-i hatt sanatçılarının eserlerini ahşap malzemeyle ahşap zemin üzerine geçiriyor. Eşi de Sorgun Halk Eğitim Merkezi’nde ebru kursu veriyor. ‘Kün Edebiyat’ dergisinin Yayın Kurulu’nda yer alan Akbaş’ın ‘Çisenti’ simli şiir kitabı da Kün Yayınları’ndan çıkmış. Hatt-ı naht sanatını, uzun yıllar ‘Yusufiye Medresesi’ olarak tanımladığı cezaevinde çile doldurmuş olan hocası Hasan Güneşer’den öğrenmiş ve kendisine büyük bir saygı duyuyor.

Hüseyin Akbaş’la, 24-27 Ocak tarihleri arasında İstanbul TÜYAP’ta gerçekleştirilen Emitt Fuarı’nın hayli gürültülü ortamında, eserlerini sergilemeye çalıştığı Yozgat standında görüştük. Yozgat Muhabir’in sorularını cevaplayan Akbaş, Yozgat’taki kültür sanat ortamına ve Yozgat’ın kültürel özelliklerinin tanıtılmasına dair ‘aykırı’ görüşlerini dile getirdi.

29 Ocak 2013 Salı

Bir fotoğraf üzerine...

Yenifakılı - Yozgat / Fotoğraf: Yenifakılı Kaymakamlığı
Yenifakılı'dan tren yolları geçer / Beyaz bir sessizliği taşır vagonlar / Tren istasyonunda unutulmuş / Kar kokulu bir hüznün emaneti gibidir...

Yozgat neden şairlerin mısralarına taşınmaz bilmem. Ressamlar neden çizmez Yozgat'ı ?.. Evet, arzu edildiği ölçüde gelişmemiş bir şehir olabilir; ama gören gözler için ne güzellikler var orada; ilçelerinde, kasabalarında, köylerinde...

(Sürur Öztürk)

17 Ocak 2013 Perşembe

YOŞAY-BİR bölündü YOŞAY-DER kuruldu

YOŞAY-DER resmen kuruldu
2006 yılında kurulan Yozgat Şairler ve Yazarlar Birliği’nde (YOŞAY-BİR) yaşanan anlaşmazlık sonucu 12 üye istifa ederek Yozgat Şairler ve Yazarlar Derneği (YOŞAY-DER) ismiyle yeni bir dernek kurdu.

YOŞAY-DER’in başkanlığına getirilen Ahmet Sargın, “İleri” gazetesindeki köşesinde yayınladığı “Vira Bismillah” başlıklı yazısında, yaşanan ayrılık sürecini anlattı.

“Artık onlarla birlikte değilim. (…) ‘Dost değil misiniz?’ diyebilirsiniz, hayır ‘dost’ da değiliz artık. Düşman mıyız? Düşman da değiliz. (…) ‘Nazara geldik’ de diyebiliriz” ifadelerini kullanan Sargın, “YOŞAY-BİR’i kıskanan, başarılarından rahatsız olan birilerinin devreye girdiğini ve bu birlikteliğe dinamit koyduğunu” ileri sürdü.

16 Aralık 2012 Pazar

Recep Arslan: Ahmet Muhip Dıranas,
‘Fahriye Abla’ şiiriyle anılmak istemiyordu

Recep Arslan
Yazar Recep Arslan, Ahmet Muhip Dıranas’ın ‘Fahriye Abla’ şiiriyle anılmak istemediğini ancak buna engel olamadığını söyledi. Arslan, Dıranas’ın, eşi Münire Hanım’a, ‘Ben öldükten sonra sinemacılar bu şiiri sinemaya aktarmak isterlerse kesinlikle izin verme’ dediğini ancak Münire Hanım’ın izin verdiğini anlattı.

Yazar Ahmet Özdemir de, 1990’lı yıllarda program metinlerini yazdığı “Bir Şiirdir Yaşamak” isimli televizyon programına Ahmet Muhip Dıranas’ın ünlü “Fahriye Abla” şiirinde anlattığı Fahriye Hanım’ı bulup konuk ettiklerini belirterek, kendisine Dıranas’ı sorduklarında ‘Valla bilmem ki, vardı bir genç ama hiç bilmiyorum bunları’ dediğini aktardı.

13 Ağustos 2012 Pazartesi

Abbas Sayar mezarı başında anıldı

İnsanlar için iyilik dolu yüreğim
İçimde onların yeri ayrı yurdu ayrı
Bir başı sevdalı garibim
Kimsem yok dünyada insandan gayrı

Öbür ucunda dünyanın
Bir çocuğun ayağına diken batsa
Canım yanar
Elimde avucumda bir şey yok
Neyleyim
Kalbimi size verdim insanlar…

Abbas Sayar

20 Temmuz 2012 Cuma

Kün Edebiyat dergisi çıktı

Yozgat’ta faaliyet gösteren Kün Yayıncılık, “Kün Edebiyat” dergisini edebiyat camiasının ilgisine sundu. Dergi, 2 ayda bir yayınlanacak.

“Kün Edebiyat”, ilk sayısının kapak dosyasını “Taşra ve Edebiyat” olarak belirledi. Dergide Anadolu’daki edebî faaliyetler çok yönlü olarak ele alınıyor.

Kün Edebiyat’ta, hikâye yazarı İmdat Avşar’la yapılan mülâkat ile geçen ay vefat eden şair Abdurrahim Karakoç’un ardından kaleme alınan üç yazı da yer alıyor.

19 Haziran 2012 Salı

Yozgat Dernekler Müdürü Yurtlu’dan
Müsteşar Hacımüftüoğlu’na şiir

İçişleri Bakanlığı Dernekler Daire Başkanlığı tarafından Bolu Gazelle Otel’de düzenlenen eğitim seminerinde, Yozgat İl Dernekler Müdürü Hakkı Yurtlu’nun İçişleri Bakanlığı Müsteşarı Seyfullah Hacımüftüoğlu’na yazdığı şiiri okuması katılımcılar tarafından büyük alkış aldı.

İçişleri Bakanlığı Dernekler Daire Başkanlığı tarafından 81 ilin Dernekler Müdürlerine yönelik 4 günlük eğitim semineri Bolu Gazelle Otel’de başladı.

4 Şubat 2012 Cumartesi

Televizyon sunucusu Tuncer, “@allahcc” adını kullanan twitter kullanıcısını mahkemeye verdi

Çeşitli televizyonlarda programlar yapan ve düzenlenen şiir dinletilerinde şiirler okuyan Serdar Tuncer, kullanıcı adı olarak “Allah” adını kullanan twitter kullanıcısı hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na şikâyette bulundu.

Serdar Tuncer, şikâyet dilekçesinde, “@allahcc” adını kullanan twitter kullanıcısının mesajlarından örnekler vererek, Türk Ceza Kanunu’nun 216/3 maddesine göre kullanıcının, “Dini değerlere hakaret ve aşağılama, insanları kin ve düşmanlığa tahrik” suçunu işlediğini belirtti.

12 Temmuz 2011 Salı

Abbas Sayar’ı ne çabuk unuttuk!..

Sürur Öztürk

Yozgat’ın hâlini yıllar önce “Yozgat var, Yozgatlı yok” diyerek tek bir cümleyle özetleyen, gerçek bir Yozgat âşığı, hikâye ve roman yazarı, şair, ressam ve gazeteci Abbas Sayar’ı unuttuk mu? Yozgat Valiliği, 2009 yılında Abbas Sayar’ın vefatının 10’uncu yılı münasebetiyle hikâye yarışması düzenlemiş, yarışmanın ödül töreni, Abbas Sayar’ın vefat tarihi olan 12 Ağustos’ta gerçekleştirilmiş, törene Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay da katılmıştı.

Bakan Günay, Abbas Sayar’ı gençlik yıllarında tanıdığını belirterek, “Yozgat’tan böyle bir şair ve yazarın çıkması çok önemlidir. Şair ve yazarımızın tanıtılması gerekir. Bu şekilde bir program hazırlandığı için Sayın Valimize teşekkür ediyorum” demiş, ayrıca şunları söylemişti:

13 Haziran 2011 Pazartesi

“Yozgat’ı defterinden sildin mi paşam?”

Kenan Evren’i de alkışlamışız netekim…

“Geçmiş Zaman” notlarının bu günkü haberi, 15 Ağustos 1983’te Milliyet gazetesinin 6. Sayfasında “Helikopter yolu şaşırdı” başlığıyla yayınlanan haber.
Kemal Balcı imzalı haberde, 12 Eylül darbesinin üçüncü yılında Yozgat’ta halka hitab eden darbe lideri Kenan Evren’i yaklaşık 10 bin yurttaşın dinlediği, Evren’in konuşmasının sık sık alkışlarla kesildiği kaydediliyor.

Haberde Kenan Evren’in, kendisine yazdığı şiirde “Yozgat’ı defterinden sildin mi paşam?” diye soran ve Evren’i bu yolla Yozgat’a çağıran Yozgatlı Âşık Hurşit’in şiirini okuyup cevap verdiği de belirtiliyor. Haber, orijinal imlâsıyla şöyle:

9 Mayıs 2010 Pazar

Prof. Cahit Tanyol: Yozgat’ta gördüğüm sıcaklığı ömrüm boyunca başka bir şehirde görmedim

Haber – İzlenim / Sürur Öztürk

Bir dönem ateist / dinsiz olarak yaşamış, dinlediği bir uzun havadan etkilenip değişmiş, camide secdeye kapanıp ağlamış, 1960’larda “Sosyalist Kültür Derneği”nin kuruluşuna katılmış ve hâlâ ‘Solcu / Sosyalist’ olarak bilinen, 96 yaşındaki Prof. Dr. Cahit Tanyol, ‘milliyetçi’ bir şehir olarak bilinen Yozgat için bana şunları söyledi:

“Yozgat benim ilk göz ağrım. Yozgat’ta gördüğüm sıcaklığı ömrüm boyunca başka bir şehirde görmedim. Yozgat’ı, doğduğum şehir kadar sevdim. İnsanını sevdim. Çok kucaklayıcı insanlardı.”

‘Bir konferans için Yozgat’a davet edilseniz gider misiniz?’ diye sordum, “Tabii” diye karşılık verdi.

Yozgat’ın solcuları, ‘sağcılık’ oyunu oynamaktan fırsat bulup da ilgilenirler mi bilmem; ancak hayatının hiçbir döneminde kendisini ‘solcu’ olarak tanımlamamış Yozgatlı bir adam olarak ben, Cahit Tanyol’da ilgiye değer çok şey gördüm.

17 Mart 2010 Çarşamba

Sepet sepet yumurta / Sakın beni unutma…

Yorum - Sürur Öztürk

Kimse kırılıp gücenmesin; ben kimseye ‘Siz şair değilsiniz, yazdıklarınız da şiir değil’ demiyorum. Fakat, lütfen anlamaya çalışınız, artık daha yüksek seviyeli edebî ürünler okumak ve dinlemek istiyoruz...

30 Haziran 2009 Salı

Beste Yarışmasında finale kalan 10 eser açıklandı

Sürmeli Festivali kapsamında düzenlenen şarkı yarışmasında finale kalan 10 eser açıklandı.

Yozgat Valiliği’nin Onuncu Uluslar Arası Sürmeli Festivali kapsamında düzenlediği Türk Sanat Müziği Beste Yarışması’na gönderilen eserlerden finale kalanlar belli oldu.

Valiliğin açıklamasına göre, finale kalan 10 eser ve eser sahipleri şöyle:

1- Al dudağın benzer güle
(Beste: Gülnihal Kalkan, Güfte: Özgen Bilgisel)

2- Çal güzel çal yine susmasın sazın
(Beste: Osman Ergen, Güfte: Kâni Soylu)

3- Gurbet bizi kul eyledi kendine
(Beste: Hüseyin Soysal, Güfte: Sevinç Atan)

4- Gönlüm ağlamaklı efkârlı bu gün
(Beste: Sıtkı Sahil, Güfte: Hüseyin Balkancı)

5- Gözümün gördüğü o günden beri
(Beste: Nazire Savran, Güfte: Fatoş Koçarslan)

6- Sanma ki hasretle yanan şu gönlüm
(Beste: Ömür Gençel, Güfte: Sami Derintuna)

7- Sensiz bir mevsime yolcuyum şimdi
(Beste: Cavit Ersoy, Güfte: Sevinç Atan)

8- Şırıl Şırıl akar dağ yamacından
(Beste: Suat Yıldırım, Güfte: Ruşen Işın)

9- Şiirler nağmeler şarkılar sustu
(Beste: Hüseyin Erbay, Güfte: Erol Karaokur)

10- Yüreğimde sönmez ateş yakmışsın
(Beste: Nazire Savran, Güfte: Aşkın Tuna)

Yarışmanın finali, festivalin ikinci günü olan 10 Temmuz’da yapılacak.

26 Mart 2009 Perşembe

Adayların hatırlamadığı konu: Kültür-Sanat

29 Mart seçimleri öncesi Yozgat Belediye Başkanlığı için aday olan siyasetçiler, pek çok konuda seçmenlere vaadlerde bulunurken, “kültür-sanat” alanında nasıl bir politika uygulayacaklarına dair herhangi bir beyanda bulunmadılar.

İleri gazetesinin kültür ve sanata karşı hassasiyetiyle dikkat çeken yazarlarından Siyami Yozgat, “Sanata Dair” başlıklı yazısında, bu eksikliğe dikkat çekerek, şöyle yazdı:

“Seçeceğimiz yeni belediye başkanına düşen görevlerden biri de, şehrimizde sanatsal etkinliklere daha fazla katkıda bulunmak, belediye konservatuvarından sanat atölyelerine, pek çok güzelliği toplumumuza kazandırmaktır.”

Siyazmi Yozgat’a göre, toplumun estetik bakış açısını kaybetmesi, çevremizdeki güzelliğin, inceliğin, aydınlığın kaybolmasına yol açıyor. Bu yüzden de, hayatımız gittikçe daha anlamsız ve zevksiz hâle geliyor.

Estetik kaygılardan uzaklaşmak, toplumu bedii zevkleri körelmiş, gönlü kararmış, çürümeye başlamış bir topluma dönüştürüyor. Sanatın getirdiği güzelliklerden her geçen gün biraz daha uzaklaşılması, kültürel değerlerimizi de kaybetmemize sebep oluyor.

Yazısında, kültürel değerlerin kaybedilmesi sonucunda, toplum hayatında ortaya çıkan yozlaşmaya dair örnekler de veren Yozgat, bir belediye başkanının kültür ve sanat alanında da sorumlulukları olduğunu hatırlattı. Yozgat, şu çağrıda bulundu:

“Yerel seçimlerin yapılacağı bu günlerde, sanatı yeniden gündemimize almanın, sanatla yeniden hayatımızı anlamlandırmanın; yavanlaşmanın, sığlaşmanın, kirlenmenin içinde debelendiğimiz bu ortamda sanatla yeniden dirilmenin, dünyaya daha güzel bakmanın tam vaktidir.”

9 Mart 2009 Pazartesi

Bu tartışma üniversiteye taşınmalı

İleri gazetesinin iki yazarı Siyami Yozgat ile Ahmet Sargın arasında cereyan eden şiir tartışmasının üniversite ortamına taşınmasının, Yozgat’ın kültür-sanat seviyesinin yükselmesine katkı sağlayacağı ifade ediliyor.

Bu konuya dair bir panelin, Bozok Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü ya da İl Kültür Müdürlüğü tarafından düzenlenebileceği; panelin organizasyonunun da İleri gazetesi tarafından yapılabileceği belirtiliyor.

Yozgat’ın günlük gazetelerinden İleri’nin iki köşe yazarı arasındaki şiir tartışması, gündemin birinci sırasında yer alan 29 Mart seçimlerinin gölgesinde kalsa da, kültür-sanat çevrelerinin dikkatinden kaçmadı.

“Yozgat’ın şairi bol, şiiri kıt”

İleri gazetesi yazarı ve Sorgun Temsilcisi Siyami Yozgat, Şehriyar dergisinde yayınlanan bir mülâkatında, “Yozgat’ın şairi bol, şiiri kıt” deyince, aynı gazetenin “Yozgat Şairler ve Yazarlar Birliği Başkanı” unvanını da taşıyan yazarı Ahmet Sargın ile aralarında bir şiir polemiği başladı. Siyami Yozgat, sadece “Yozgat’ın şairi bol, şiiri kıt” iddiasında bulunmakla kalmamış, isim vermeden, Yozgat Şairler ve Yazarlar Birliği’nin Sürmeli Festivali bünyesinde düzenlediği “Şiir Şöleni”ni de keskin kelimelerle eleştirmişti.

Dernek Başkanı Sargın, Yozgat’ın eleştirilerine kendi sütunundan tepki gösterdi. Tartışmaya dolaylı yollardan başka isimler de katılınca, Siyami Yozgat, “Şiir üzerine tezler-1” ve “Şiir üzerine tezler-2” başlıklı iki yazı daha kaleme alarak, Ahmet Sargın’ın tepkisine sebep olan iddialarını savunmayı sürdürdü.

Siyami Yozgat, ‘sessiz bir hararetle’ devam eden tartışmaların ardından, “Yozgat’ın romanı” başlıklı bir yazı daha kaleme alarak, iddia ve eleştirilerinin çapını daha da genişetti. Siyami Yozgat, eleştirilerini “yıllardır, Yozgatlı sanat edebiyat erbabının, üniversite hocalarının yapması gerekenleri hatırlatmak, tabiri caizse şiirimizi tartışmaya açmak için” dile getirdiğini belirterek, bu tartışmanın üniversite ortamında ya da bir televizyon programında karşılıklı olarak yapılabileceğini ifade etti. Yozgat, şunları yazdı:

Açık oturuma davet

“Ben, yazdıklarımdan gocunan arkadaşların; ‘Gel kardeşim, ne diyorsun sen? Şiir şöyle şöyle olmalıdır mı diyorsun? Bunu üniversitede, edebiyat fakültesinde tartışalım. Hocalarımız hakem olsun, öğrencilerimiz de katılsın tartışmaya. Herkesin saçı önüne dökülsün’ ya da ‘Yozgat’ın yerel televizyonunda bir tartışma programı düzenleyelim, şiirimizi masaya yatıralım, herkes eteğindeki taşı döksün’ demelerini beklerdim.”

Siyami Yozgat’ın bu satırları, eleştirilerine tepki gösterenleri kamuoyuna açık bir şekilde karşılıklı tartışmaya davet etmek olarak yorumlandı.

İleri gazetesi üniversitede panel düzenlesin

Tartışmayı takib eden kültür sanat çevreleri ise, bu tartışmanın üniversite ortamına taşınmasının, Yozgat’ın kültür, sanat ve edebiyat ortamının gelişmesine katkı sağlayacağını düşünüyor.

Bu konuya dair bir panelin, Bozok Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü ya da İl Kültür Müdürlüğü tarafından düzenlenebileceği; panelin organizasyonunun da İleri gazetesi tarafından yapılabileceği belirtiliyor.

4 Şubat 2009 Çarşamba

Abbas Sayar’ın vasiyet ettiği şiir

Hürriyet gazetesi yazarı Doğan Hızlan, Yozgatlı şair ve yazar Abbas Sayar’ın okuyucusu Mehmet Gözüyaşlı’ya imzaladığı kitabına kaydettiği ve “Ölümümden sonra oğluma ulaştır” diye vasiyet ettiği şiiri yayınladı.

Niğde’de Uğur Dershanesi’nde Türkçe Edebiyat öğretmenliği yapan Mehmet Gözüyaşlı, Hürriyet gazetesi yazarı Doğan Hızlan’a bir mektup yazarak, Abbas Sayar’ın ölümünden sonra oğluna ulaştırmasını vasiyet ederek, kendisi için imzaladığı kitabına kaydettiği “Çare” isimli kısa şiiri gönderdi. Doğan Hızlan da, “Abbas Sayar’ın bir şiiri” başlıklı yazısında, bu şiiri yayınladı.

Abbas Sayar’ın, “Mehmet Gözüyaşlı’ya mutlu olmak dileğiyle” ifadesiyle imzaladığı kitaba kaydettiği ve “Ölümümden sonra oğluma ulaştır” diye vasiyet ettiği “Çare” isimli şiir, şöyle:

Baktım;
Toprağa düşecek gibi
Değil su;
Tohumu,
Buluta ektim.

Doğan Hızlanın yazısını okumak için tıklayınız.