edebiyat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
edebiyat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Nisan 2020 Perşembe

Siyami Yozgat’ın “Usat” romanı üçüncü baskısını yaptı


Yozgatlı Yazar Siyami Yozgat’ın Çapanoğlu isyanını anlatan belgesel romanı “Usat”, EMA Yayınları’ndan çıkan üçüncü baskısıyla yeniden raflarda yerini alıyor.

Siyami Yozgat, facebook sayfasında yaptığı duyuruda, şunları kaydetti:

“Baskısı biteli uzun zaman olmuştu. Yeni baskısı çeşitli sebeplerden yapılamamıştı. 3. baskısı sonunda gerçekleşti. Dağıtım hızla yapılıyor. Birkaç gün içinde seçkin kitap sitelerinde ve Sorgun Kitapistan kitabevinde… Bekleyenlere duyurulur. Sevgiyle kalın...”

27 Ekim 2018 Cumartesi

Yunus Emre ve Karacaoğlan’ın hiç yazma eseri yok muydu?


Yozgatlı akademisyenlerden Prof. Dr. Öcal Oğuz, ismini vermediği “çok meşhur bir bilim insanı ve şair”in, Yunus Emre’nin ve Karacaoğlan’ın hiç yazma eseri olmadığına dair iddiasına tepki gösterdi.

Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Halk Bilimi Bölümü Başkanı, aynı zamanda UNESCO Türkiye Millî Komisyonu Başkanı olan Prof. Öcal Oğuz, şahsî facebook sayfasında bu konuda şunları yazdı:

“Çok meşhur bir bilim insanı ve şairimiz, bir televizyon programında mealen “Yunus Emre ve Karacaoğlan’ın Osmanlı Döneminde hiçbir yazma eseri yoktu. Onların eserleri, 20. yüzyılda halktan derlenip basıldı” dedi.

Bilim insanı olarak Yunus Emre’nin arşiv ve kütüphanelerdeki Risaletü’n-Nushiyye ve Divan nüshaları ile sayıları on binleri bulan cönk ve mecmualardan ve onların içindeki şiir koleksiyonlarından haberdar olmamasına ve tanınmış bir şairde tekrar karşımıza çıkan “kökler ve dallar” arasındaki bu denli irtibatsızlığa üzüldüm.”

Prof. Öcal Oğuz’un tepki gösterdiği ancak ismini vermediği şairin Prof. Ataol Behramoğlu olduğu sanılıyor.

11 Şubat 2016 Perşembe

“Ahmet Kabaklı Ödülleri” verilmeye başlanacak

İBB Kültür Daire Başkanlığı ve Türk Edebiyatı Vakfı’nın işbirliği ile bu yıldan itibaren Edebiyat Tarihçisi, Gazeteci, Yazar merhum Ahmet Kabaklı adına “Ahmet Kabaklı Ödülleri” verilmeye başlanacak.

Ahmet Kabaklı
İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Kültür Daire Başkanlığı, 8 Şubat’ta İstanbul’un Fatih İlçesi’ndeki Ali Emirî Efendi Kültür Merkezi’nde, “Ahmet Kabaklı’ya Vefa” programı düzenledi. sanatalemi.net’in haberine göre, programda izleyici olarak bulunan ve söz alan Yazar Mehmet Nuri Yardım, “Ahmet Kabaklı adına artık bir edebiyat ödülü ihdas edilmelidir” teklifinde bulundu. Yardım’ın bu sözleri, izleyiciler tarafından alkışlanarak desteklendi..

Programdan sonra Mehmet Nuri Yardım ile görüşen İBB Kültür Daire Başkanı Abdurrahman Şen, “Teklifini dinledikten sonra Türk Edebiyatı Vakfı Başkanı Serhat Kabaklı ile konuştuk ve karar verdik. İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile Türk Edebiyatı Vakfı’nın işbirliğiyle Ahmet Kabaklı Ödülleri’ni inşallah bu yıl başlatıyoruz” dedi.

20 Ağustos 2013 Salı

Yozgatlı gazeteci yazar Fendiye Kartal vefat etti

Fendiye Kartal
Eski Anadolu Ajansı çalışanlarından 1960 Yozgat doğumlu parlamento muhabiri ve fotoğrafçı Fendiye Kartal, 53 yaşında Ankara’da vefat etti.

Fendiye Kartal’ın cenazesi, bu gün ikindi namazından sonra Karşıyaka Camisi’nde kılınacak cenaze namazının ardından toprağa verilecek.

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu, Fendiye Kartal’ın vefatı dolayısıyla yayınladığı mesajda “Değerli üyemiz, Sürekli Basın Kartı sahibi Fendiye Kartal’ı saygıyla anarken ailesine  ve topluluğumuza  başsağlığı diliyoruz” dedi.

12 Ağustos 2013 Pazartesi

Abbas Sayar, mezarı başında anıldı

Abbas Sayar
8’i roman, 6’sı şiir kitabı olmak üzere 14 edebî eser bırakmış olan; 1971 TRT Roman Başarı Ödülü, 1973 Türk Dil Kurumu Ödülü, 1975 Madaralı Roman Ödülü sahibi gazeteci, yazar, şair ve ressam Nail Abbas Sayar, memleketi Yozgat’ta mezarı başında anıldı.

Abbas Sayar’ın Çatak Mezarlığı’nda bulunan mezarının başında Yozgat Belediyesi tarafından organize edilen anma merasiminde, Kur’ân-ı Kerîm okundu, dualar edildi.

Yozgat Belediye Başkanı Yusuf Başer, burada yaptığı konuşmada, “Abbas Sayar, Yozgat’ın Türk Edebiyatı’na kazandırdığı en güzide şair, yazar ve sanatçılarımızın başında yer almıştır. Yazdığı romanlarla ödüller kazanmış, ünü Türkiye sınırlarını aşmış ve evrensel kültüre katkı sağlamış değerli bir hemşerimizdir. Merhum, ‘Öbür ucunda dünyanın / Bir çocuğun ayağına diken batsa / Canım yanar’ diyebilen bir sevgi insanıdır. Böyle bir yüreğe sahip olan şair ve yazarımızı ölümünün 14. yıldönümünde rahmetle anıyorum” dedi.

1 Ağustos 2013 Perşembe

Mustafa Miyasoğlu vefat etti

Mustafa Miyasoğlu
Gazeteci Yazar Mustafa Miyasoğlu, İstanbul Bağcılar’da tedavi gördüğü hastanede bu gün saat 13.00’te vefat etti.

Edebiyat araştırmacısı, roman yazarı, şair Miyasoğlu, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen kültürel etkinlikler çerçevesinde, “Türk romanında akımlar” başlıklı seminerler veriyordu.

Miyasoğlu’nu kısa bir süre önce Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, tedavi gördüğü hastanede ziyaret etmişti.

Millî Gazete Yazarı Mustafa Miyasoğlu, 2 Ağustos 2013 Cuma günü Fatih Camisi’nde Cuma namazının ardından kılınacak cenaze namazını müteakip Eyüp Sultan Mezarlığı’nda toprağa verilecek.

3 Haziran 2013 Pazartesi

İLESAM Edebiyat ödülüne Kacıroğlu lâyık görüldü

Doç. Dr. Murat Kacıroğlu
Kısa adı İLESAM olan Türkiye İlim ve Edebiyat Eseri Sahipleri Meslek Birliği’nin Edebiyat Alanında En İyi Başarı Ödülü’ne, Bozok Üniversitesi Fen- Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölüm Başkanı Doç. Dr. Murat Kacıroğlu lâyık görüldü.

Ankara’daki Millî Kütüphane’nin Konferans Salonu’nda düzenlenen törende Kacıroğlu, ödülünü İLESAM Yönetim Kurulu Üyesi İlter Yeşilay’ın elinden aldı.

Doç. Dr. Murat Kacıroğlu, şu değerlendirmede bulundu:

“Yeni Türk Edebiyatı alanında yapmış olduğum 3 kitap yayını ve uluslar arası dergilerde yayımlanan 20’yi aşkın makaleyle bu ödüle lâyık görüldüm. Ankara’da düzenlenen törenle ödülüm takdim edildi. Böyle bir ödülün tarafımıza tevdi edilmiş olması, hem benim için hem de mensubu olmaktan gurur duyduğum Bozok Üniversitesi için onur verici bir durumdur.”

8 Mart 2013 Cuma

Usat’ın yazarı Siyami Yozgat, Çerkes Ethem dizisini çekecek olan Muhiddin İzzet Kandur’la görüşecek

Siyami Yozgat-Usat-Muhittin İzzet Kandur
Yozgat Çapanoğlu isyanını konu alan Usat isimli belgesel romanın yazarı Siyami Yozgat, bu isyanı bastıran Çerkes Ethem’i konu alan bir televizyon dizisi çekecek olan Ürdünlü ünlü yönetmen Muhiddin İzzet Kandur’la görüşecek.

Görüşmenin 9 Mart Cumartesi günü İstanbul’da gerçekleşmesi bekleniyor.

Televizyon tarihinde en uzun süreli yayınlanan western dizilerinin içinde yer alan ve 70’li yıllarda Türkiye’de de tutkuyla izlenen Bonanza dizisinin ünlü Ürdünlü yönetmeni Muhiddin İzzet Kandur, Çerkes Ethem’in hayatını anlatan bir dizi çekmeye hazırlanıyor.

Kendisi de bir Çerkes ve usta bir binici olan Kandur, dizinin savaş sahnelerini Yozgat’ta çekecek. Filmde Çerkes Ethem rolünü Mehmet Aslantuğ oynayacak.

Dizinin 6 milyon Dolar’a mal olacağı kaydediliyor.

(Yozgat Muhabir)

Bir fotoğraf üzerine...

Juki'nin içinde saklanan hayatlar...
“Kral makinecilere...”

Makineciler, overlokçular, remayözcüler, ortacılar, ara ütücüler, son ütücüler… Hayatın kıyısına kurulmuş küçük bir dünyadır konfeksiyon atölyeleri… Her pedala basışta kükreyen, sonra kükremeleri birbirine karışan aslanlara benzer dikiş makineleri… Alabildiğine uzanan ormanlardan koparılıp kafese tıkılmış aslanların kükremelerine benzer sesleri… Onun için bir kükreme gibi duyulsa da bir feryattır aslında… Onun için en çok arabesk dinlenir, makine gürültülerine baskın çıksın diye sesi sonuna kadar açılan ve kumaş tozlarına bulanmış, kaset kapağı kırık eski teyplerden… Biraz gözyaşı, biraz isyan ama inadına dik duruş, inadına haysiyet, inadına onur, inadına aşk… Aşk… O kıza nasıl açılmalı, nasıl söylemeli, ne zaman söylemeli, nerede söylemeli, ne söylemeli?.. Bir mektupla mı, bir şiirle mi, bir şarkıyla mı?.. “Birgün mutlaka”ların tesellisine sarılarak, her şeye rağmen kara sevda…

Genç ve bekâr olanların ayrı, evli ve yorgun olanların ayrı hülyaları gezinir makinelerin, overlokların; hep oflayıp puflar gibi burnundan soluyan ütülerden yükselen buharların arasında…

28 Şubat 2013 Perşembe

Bir fotoğraf üzerine...

Fotoğraf: Ömer Güngör
Nice devirler, nice iklimler geçti; günler, haftalar, aylar, yıllar... Ne çok şey öğüttü zaman... Buğdayları, mısırları, bulgurları, insanları, ömürleri... Zaman un oldu, ekmek oldu, aş oldu, taş oldu... En masum mutluluklarımızla, en ağır kederlerimizle dostlar kaldı geriye; beraber gülüp, beraber efkârlandığımız... Bir serçe kadar tedirgin endişelerimizle, bir kaplan kadar güçlü umutlarımızla devam ediyor yürüyüşümüz... Mevsimler geçer, iklimler değişir, acılar küllenir, biz yine de gülümseriz hayata... Ayçiçeği tarlalarında, şeker pancarı tadında, taze nohut kabuklarında, tozlu yollarda, kireç badanalı kerpiç duvarlarda kalsa da çocukluğumuz, hâlâ iğde kokuları gelir uzaklardan... Akşam karanlığında bir köy evinin bahçesinde yakılmış bir ateşten tüten dumanlarını ve onun uzaktan hissedilen kokusunu bilir misin? Mehtaba ve yıldızlara sarılmış koyu lacivert gecelerin, sessiz köy yollarını nasıl hüzne boyadığını?.. Sessizlik, hüznün sesidir, her yerden duyulur...

Sürur Öztürk

31 Ocak 2013 Perşembe

Siyami Yozgat’ın yeni romanı
“Derviş ve Yol” çok yakında çıkıyor

Siyami Yozgat-Usat-Derviş ve Yol
“İnce uzun bir ‘âh’ yazdı sarı yapraklı defterinin solgun bir yüz gibi duran boş sayfasına, elindeki neredeyse tükenmek üzere olan kalemin mora çalan yazısıyla. 

Arkasından ‘aşk’ ve ‘hüzün’ kelimelerini yazdı hemen yanına. Yeni bir şiire başlamaktı niyeti. Yürüyemedi bu kelimelerden. Bir ‘kef’ harfi düşürdü özenerek, niyeti kül yazıp oradan savrulmaktı şiire. ‘Kül olup savrul ey gönlüm’ diye çırpındı.”

Bu satırlar, Siyami Yozgat’ın yeni romanı “Derviş ve Yol”un ilk sayfasından…

Yozgat Çapanoğlu İsyanı’nı konu alan Usat isimli belgesel romanı büyük ilgi gören Siyami Yozgat’ın yeni romanı “Derviş ve Yol”, önümüzdeki hafta kitapseverlerle buluşacak.

17 Ocak 2013 Perşembe

YOŞAY-BİR bölündü YOŞAY-DER kuruldu

YOŞAY-DER resmen kuruldu
2006 yılında kurulan Yozgat Şairler ve Yazarlar Birliği’nde (YOŞAY-BİR) yaşanan anlaşmazlık sonucu 12 üye istifa ederek Yozgat Şairler ve Yazarlar Derneği (YOŞAY-DER) ismiyle yeni bir dernek kurdu.

YOŞAY-DER’in başkanlığına getirilen Ahmet Sargın, “İleri” gazetesindeki köşesinde yayınladığı “Vira Bismillah” başlıklı yazısında, yaşanan ayrılık sürecini anlattı.

“Artık onlarla birlikte değilim. (…) ‘Dost değil misiniz?’ diyebilirsiniz, hayır ‘dost’ da değiliz artık. Düşman mıyız? Düşman da değiliz. (…) ‘Nazara geldik’ de diyebiliriz” ifadelerini kullanan Sargın, “YOŞAY-BİR’i kıskanan, başarılarından rahatsız olan birilerinin devreye girdiğini ve bu birlikteliğe dinamit koyduğunu” ileri sürdü.

7 Ocak 2013 Pazartesi

Abbas Sayar’ın “Yılkı Atı” romanı
çizgi film olarak çocuklara da ulaşıyor

Yozgatlı Yazar Abbas Sayar'ın "Yılkı Atı" romanı çizgi filme uyarlandı

Yozgat’ın yetiştirdiği ünlü hikâye ve roman yazarı Nail Abbas Sayar’ın “Yılkı Atı” isimli romanı, aynı adla çizgi filme uyarlandı.

“TRT Çocuk” kanalında Cumartesi ve Pazar günleri saat 18.20’de ekrana gelen dizi çizgi film sayesinde, Abbas Sayar’ın ünlü romanı çocukların dünyasına da giriyor.

16 Aralık 2012 Pazar

Recep Arslan: Ahmet Muhip Dıranas,
‘Fahriye Abla’ şiiriyle anılmak istemiyordu

Recep Arslan
Yazar Recep Arslan, Ahmet Muhip Dıranas’ın ‘Fahriye Abla’ şiiriyle anılmak istemediğini ancak buna engel olamadığını söyledi. Arslan, Dıranas’ın, eşi Münire Hanım’a, ‘Ben öldükten sonra sinemacılar bu şiiri sinemaya aktarmak isterlerse kesinlikle izin verme’ dediğini ancak Münire Hanım’ın izin verdiğini anlattı.

Yazar Ahmet Özdemir de, 1990’lı yıllarda program metinlerini yazdığı “Bir Şiirdir Yaşamak” isimli televizyon programına Ahmet Muhip Dıranas’ın ünlü “Fahriye Abla” şiirinde anlattığı Fahriye Hanım’ı bulup konuk ettiklerini belirterek, kendisine Dıranas’ı sorduklarında ‘Valla bilmem ki, vardı bir genç ama hiç bilmiyorum bunları’ dediğini aktardı.

15 Kasım 2012 Perşembe

Kitaplarda Yozgat…


“Meyyale” romanının kahramanlarından Hasan Hilmi Bey Yozgat’a da gelir

Hıfzı Topuz’un çeşitli belgelerden, sandıklarda saklanan aile mektuplarından ve Pertevniyal Valide Sultan’ın 1880’lerde dikte ederek yazdırdığı “Sergüzeştname”sinden yola çıkarak kaleme aldığı bu tarihsel romanda, on dokuzuncu yüzyılın ikinci yarısında Osmanlı İmparatorluğu’nun çöküşü sırasında yaşanmış olan bazı olaylar anlatılıyor.

22 Ağustos 2012 Çarşamba

Abbas Sayar’ı anmak…

Sürur Öztürk

Yozgat Belediyesi, yanılmıyorsam 2 yıldan bu yana merhum Abbas Sayar’ı mezarı başında bir merasim düzenleyerek anıyor. Bu merasime, Başkan Yusuf Başer’le birlikte birkaç belediye müdürü ile vefakâr birkaç gazeteci de iştirak ediyor.

Bu anma merasimleri, daha önce bu kadarını bile yapmayan Yozgat için bir ilerleme olarak kabul edilebilir. Bu münasebetle Yozgat Belediyesi’ne teşekkür de edebiliriz. Fakat ben, müsaadenizle konunun başka ve daha önemli gördüğüm bir cephesine işaret edeceğim.

13 Ağustos 2012 Pazartesi

Abbas Sayar mezarı başında anıldı

İnsanlar için iyilik dolu yüreğim
İçimde onların yeri ayrı yurdu ayrı
Bir başı sevdalı garibim
Kimsem yok dünyada insandan gayrı

Öbür ucunda dünyanın
Bir çocuğun ayağına diken batsa
Canım yanar
Elimde avucumda bir şey yok
Neyleyim
Kalbimi size verdim insanlar…

Abbas Sayar

20 Temmuz 2012 Cuma

Kün Edebiyat dergisi çıktı

Yozgat’ta faaliyet gösteren Kün Yayıncılık, “Kün Edebiyat” dergisini edebiyat camiasının ilgisine sundu. Dergi, 2 ayda bir yayınlanacak.

“Kün Edebiyat”, ilk sayısının kapak dosyasını “Taşra ve Edebiyat” olarak belirledi. Dergide Anadolu’daki edebî faaliyetler çok yönlü olarak ele alınıyor.

Kün Edebiyat’ta, hikâye yazarı İmdat Avşar’la yapılan mülâkat ile geçen ay vefat eden şair Abdurrahim Karakoç’un ardından kaleme alınan üç yazı da yer alıyor.

9 Mayıs 2010 Pazar

Prof. Cahit Tanyol: Yozgat’ta gördüğüm sıcaklığı ömrüm boyunca başka bir şehirde görmedim

Haber – İzlenim / Sürur Öztürk

Bir dönem ateist / dinsiz olarak yaşamış, dinlediği bir uzun havadan etkilenip değişmiş, camide secdeye kapanıp ağlamış, 1960’larda “Sosyalist Kültür Derneği”nin kuruluşuna katılmış ve hâlâ ‘Solcu / Sosyalist’ olarak bilinen, 96 yaşındaki Prof. Dr. Cahit Tanyol, ‘milliyetçi’ bir şehir olarak bilinen Yozgat için bana şunları söyledi:

“Yozgat benim ilk göz ağrım. Yozgat’ta gördüğüm sıcaklığı ömrüm boyunca başka bir şehirde görmedim. Yozgat’ı, doğduğum şehir kadar sevdim. İnsanını sevdim. Çok kucaklayıcı insanlardı.”

‘Bir konferans için Yozgat’a davet edilseniz gider misiniz?’ diye sordum, “Tabii” diye karşılık verdi.

Yozgat’ın solcuları, ‘sağcılık’ oyunu oynamaktan fırsat bulup da ilgilenirler mi bilmem; ancak hayatının hiçbir döneminde kendisini ‘solcu’ olarak tanımlamamış Yozgatlı bir adam olarak ben, Cahit Tanyol’da ilgiye değer çok şey gördüm.

17 Mart 2010 Çarşamba

Sepet sepet yumurta / Sakın beni unutma…

Yorum - Sürur Öztürk

Kimse kırılıp gücenmesin; ben kimseye ‘Siz şair değilsiniz, yazdıklarınız da şiir değil’ demiyorum. Fakat, lütfen anlamaya çalışınız, artık daha yüksek seviyeli edebî ürünler okumak ve dinlemek istiyoruz...