Yasin Nazım Kayhan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yasin Nazım Kayhan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Mayıs 2013 Pazartesi

Kayhan: İstemeyi bilmiyoruz

Yasin Nazım Kayhan
İleri gazetesinin Genel Yayın Yönetmeni Yasin Nazım Kayhan, Yozgat’a bir askerî birlik kurulmasının AK Parti’nin isteği ve desteği olmadan mümkün olmayacağını belirterek, geçen hafta yapılan STK toplantısında temsilcilerin, talepte bulunmak için  bir yol haritası belirlemek yerine AK Parti’nin son 10 yılda Yozgat’a yönelik hizmetlerinin yeterli olup olmadığını masaya yatırmalarını eleştirdi.

Kayhan, ekonomisinin canlanması için Yozgat’a askerî birlik kurulması konusunda kamuoyunda yükselen talebi değerlendirdiği “İstemeyi bilmiyoruz” başlıklı yazısında, şunları kaydetti:

13 Mayıs 2013 Pazartesi

Yozgat Basınından milletvekillerine: Böyle bir çalışma yoksa bile yapılması için gayret gösterilmeli

Yozgat, askerî birliğini geri istiyor
8 Mayıs 2013 tarihinde Bugün gazetesinde yayınlanan “Acemi birlikleri taşraya taşınıyor” başlıklı haberin yerel basına taşınmasının ardından Yozgat kamuoyu, öncelikli olarak 1974 yılında Yozgat’tan ayrılan acemi birliğinin Yozgat’a tekrar getirilmesi gerektiğini dile getirdi. Bu tepkiler üzerine, AK Parti Milletvekilleri Yusuf Başer ve Ertuğrul Soysal ile Millî Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, henüz böyle bir çalışmanın olmadığını söylediler.

Yozgat basını ise, yayınladığı yorumlarda, acemi birliğinin, Yozgat’ın kaybedilmiş bir hakkı olduğunu ifade ederek, böyle bir çalışma yoksa bile yapılması gerektiğini dile getirdi. İşte Yozgat basınında bu konuda kaleme alınan yorumlar:

20 Temmuz 2009 Pazartesi

Yozgat PTT Başmüdürü Bingöl’e tayin edildi

Yaklaşık 5 yıldır Yozgat PTT Başmüdürlüğü görevini yürüten Mevlüt Ayık, Bingöl PTT Başmüdürü Hayrettin Ceylan’ın Kırşehir’e tayin edilmesi sebebiyle, ondan boşalan makama tayin edildi.

Tayin sebebiyle basına veda ziyaretlerinde bulunan Ayık, İleri gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Yasin Nazım Kayhan’a yaptığı açıklamada, PTT Genel Müdürlüğü’nde müşavirlik görevinde iken Yozgat PTT Başmüdürlüğü’ne tayin edildiğini hatırlattı. Ayık, 5 yıllık görev süresi içerisinde PTT Kargo, PTT Bank ve 5 büyük ilçenin tadilatlarını yaptırdıklarını söyledi. Ayık, “Bütün Yozgatlılardan haklarıın helâl etmelerini diliyorum” dedi.

6 Mayıs 2009 Çarşamba

Avşar grubu Başer’le münakaşa etti mi?

Yozgat Haber gazetesinin Genel Yayın Yönetmeni İnan Soyer, İleri gazetesinin AK Parti İl Başkanı Zekeriya Avşar’ın Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanacağına dair manşetini Belediye Başkanı Yusuf Başer’in attırdığını düşünen Avşar grubunun, Belediye’ye giderek Başer’le şiddetli bir şekilde tartıştıklarını öne sürdü.

İleri gazetesinin Genel Yayın Yönetmeni Yasin Nazım Kayhan, Soyer’in kendilerine yönelik iddiasına köşe yazısıyla cevap verdi.

1 Nisan 2009 Çarşamba

Gazeteci Kayhan: Seçimde CHP’liler MHP’yi, SP’liler ise AKP’yi destekledi

İleri gazetesinin Genel Yayın Yönetmeni Yasin Nazım Kayhan, 29 Mart seçimlerinde Yozgat’ta CHP’li seçmenlerin MHP’yi, SP’li seçmenlerin ise AK Parti’yi desteklediğini ileri sürdü.

Yozgat’ın günlük olarak yayınlanan gazetelerinden İleri’nin Genel Yayın Yönetmeni Yasin Nazım Kayhan, “CHP’nin ve SP’nin oyları” başlıklı yazısında, seçim sonuçlarını değerlendirdi.

Kayhan’a göre, Mahallî İdareler Seçimleri’nde, CHP’li ve SP’li seçmenler, Belediye Başkanlığı seçiminde farklı, Belediye Meclisi üyeliği seçiminde farklı tercihlerde bulundular. Bu analize göre CHP’li seçmenler, Belediye Başkanlığı seçiminde AK Parti’ye karşı MHP’yi desteklediler. SP’li seçmenler ise, MHP’ye karşı AK Parti’ye destek verdiler.

Kayhan’ın gerekçeleri

Saadet Partisi belediye başkan adayının sadece 678 oy aldığına dikkat çeken Kayhan, “22 Temmuz 2007 genel seçimlerinde 4 bin 516 oy alan Saadet Partisi’nin oyları, geçtiğimiz hafta yapılan seçimlerde hangi partiye gitti?” diye sordu. Kayhan, bu oyların AK Parti’ye gittiğini düşünüyor.

Benzer şekilde, CHP Yozgat belediye başkan adayının 29 Mart seçimlerinde sadece 970 oy aldığına dikkat çeken Kayhan, CHP’nin 22 Temmuz 2007 seçimlerinde il genelinde 30 bin 682 oy aldığını hatırlattı. CHP’nin Yozgat merkezinde en az 5 bin oyu olduğunu düşünen Kayhan, buradan hareketle, CHP’li seçmenlerin ‘evet’ mührünü MHP’ye bastıklarına inanıyor.

MHP’nin gerçek oy potansiyeli daha mı düşük?

İleri Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Yasin Nazım Kayhan’ın bu analizinden, MHP Yozgat Belediye Başkan Adayı Mehmet Ali Çakır’ın aldığı oyların önemli bir bölümünün, CHP’li seçmenlerin AK Parti’ye tepki oylarından oluştuğu sonucu da çıkıyor. Bu analize göre, MHP Yozgat’ta gözükenden daha da zayıf durumda.

26 Mart 2009 Perşembe

Vali Çiçek: Sandıklardan demokrasi çıkacak

Yozgat Valisi Çiçek, toplumda demokrasi kültürünün yerleştiğini ve seçim sürecinin huzur içinde geçtiğini belirterek, “İnşallah, 29 Mart günü sandıklardan demokrasi çıkacak” dedi.

Yozgat Valisi Amir Çiçek, Yozgat’ın günlük olarak yayınlanan mahallî gazetelerinden İleri’yi ziyaret ederek, 29 Mart seçimlerine yönelik asayiş tedbirleri hakkında bilgi verdi.

Toplumda demokrasi kültürü yerleşti

Vali Çiçek, İleri’nin Genel Yayın Yönetmeni Yasin Nazım Kayhan’a yaptğı değerlendirmede, Yozgatlıların duyarlılığı ve siyasetçilerin demokratik yaklaşımları sayesinde, seçim sürecinin huzur içerisinde geçtiğini ifade etti. Çiçek, ‘demokrasi kültürü’nün yerleştiğinin altını çizerek, asayiş ve huzur bakımından Yozgat’ta herhangi bir olumsuzluğun yaşanmadığını kaydetti. Çiçek, şöyle konuştu:

Sandıklardan demokrasi çıkacak

“Yozgatlılar, seçim konusunda hakikaten hassas. Bundan öncekilerde olduğu gibi bu seçimin de huzurlu ve sakin geçeceğine inanıyorum. Gerekli güvenlik önlemleri zaten alınmış durumda. İnşallah, 29 Mart günü sandıklardan demokrasi çıkacak.”

Sorgun’da seçim kavgası: 1 yaralı

Yozgat’ın Sorgun ilçesine bağlı Araplı beldesinde dün akşam saat 21.30 sıralarında AK Parti ve MHP’liler arasında kavga çıktı.

Hürriyet’in haberine göre, çıkan kavgada MHP’li Hasan Avşar, belindeki silahını çıkararak AK Parti’li Aziz Çetin’e ateş etti. Sağ diz kapağının üstünden yaralanan Aziz Çetin, Sorgun Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Çetin, ilk müdahalesinin ardından Yozgat Devlet Hastanesi’ne sevk edildi.

Aziz Çetin’in sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi. Jandarma ekipleri tarafından gözaltına alınan Hasan Avşar ise, adliyeye sevk edildi.

22 Mart 2009 Pazar

RTV 66, başlattığı kampanyayla
Eroğlu üzerinden prim yapmaya mı çalışıyor?

Yozgat’ın mahallî televizyon kanalı RTV 66, 17 Mart’ta vefat eden eski AK Parti Yozgat İl Başkanı Metin Eroğlu’nun adının, onun katkılarıyla yapılmış olan alt geçide verilmesi için bir kampanya başlattı. RTV 66’nın bu kampanyasına bazı gazeteciler destek verirken, bazı gazeteciler ise bu girişimi eleştiriyor.

Yozgat Muhabir’e gelen mesajlarda ise; seçilemeyecek kadar bozuk görüntülerle kötü bir televizyonculuk yaptığı ileri sürülen RTV 66, Metin Eroğlu’nun ismi üzerinden prim ve reyting yapmaya çalışmakla suçlanıyor.


Eski AK Parti Yozgat İl Başkanı Metin Eroğlu, 13 Mart’ta, hızlı tren hattının temel atma töreni sırasında rahatsızlık geçirmiş, kaldırıldığı Yozgat Devlet Hastanesi’nde ilk müdahalesi yapıldıktan sonra Ankara’ya sevkedilmişti. Eroğlu, 17 Mart’ta, Ankara’da tedavi gördüğü hastanede vefat etmiş, 18 Mart’ta Yozgat’ta toprağa verilmişti.

Yozgat’ın mahallî televizyon kanalı RTV 66, Metin Eroğlu’nun adının, İl Başkanlığı döneminde onun katkılarıyla yapılmış olan alt geçide verilmesi için kampanya başlattı. Bu kampanyaya destek veren gazeteciler olduğu gibi, bunun isabetli bir girişim olmadığını düşünen gazeteciler de var.

İleri gazetesinin Genel Yayın Yönetmeni Yasin Nazım Kayhan, kampanyaya destek veriyor. Merhaba gazetesi yazarı Orhan Kalabalık ve Yozgat Haber gazetesi yazarı Gökhan Doğan ise, kampanyanın isabetli bir karar olmadığı görüşünde.

Kayhan: Çok anlamlı bir kampanya; destek veriyorum

“İleri” gazetesinin Genel Yayın Yönetmeni Yasin Nazım Kayhan, “Eroğlu’nun ardından” başlıklı yazısında, kampanyaya destek verdiğini şu cümlelerle dile getirdi:

“RTV 66, başlattığı kampanya ile, il başkanlığı yaptığı dönemde Köprülü Kavşak Projesi’nin tamamlanması için çaba sarf eden Metin Eroğlu’nun isminin bu kavşağa verilmesini istiyor. Çok anlamlı bulduğum bu kampanyaya ben de destek veriyorum. Memleketine her fırsatta hizmet etmek için çalışan Metin Eroğlu’nun ismi unutulmamalı, yaşatılmalı...”

Kalabalık: Adını alt geçide vermek ona kötülük olur

“Merhaba” gazetesinin yazarlarından Orhan Kalabalık ise, Eroğlu’nun isminin alt geçide verilmesinin ona iyilik değil kötülük olacağı görüşünde.

Kalabalık, “Eroğlu ismi yaşatılmalı” başlıklı yazısında RTV 66’nın başlattığı kampanyanın çok acele verilmiş bir karar olduğuna işaret ettikten sonra, Eroğlu’nun adının, Yozgat halkının pek de memnun kalmadığı bir alt geçide verilmesinin isabetli olmayacağını ileri sürdü. Kalabalık’a göre, Yozgat’ı kuzey ve güney olarak ayıran bu geçit, bir çok esnafın dükkânını kapatmasına sebep oldu. Kalabalık, “Böyle bir sorunlu geçide ‘Metin Eroğlu’ isminin verilmesi, adının yaşatılmasından ziyade olumsuz olarak göze çarpacaktır” diye yazdı.

Doğan: Eroğlu’nun ismi, ucube bir beton yığınına verilmemeli

“Yozgat Haber” gazetesinin yazarlarından Gökhan Doğan da, Eroğlu’nun adının alt geçide verilmesini doğru bulmuyor. Doğan, Eroğlu’nun vefatının hemen ardından ortaya atılan bu teklifin, inceden inceye düşünülmüş bir teklif olmadığı görüşünde.
Doğan, “Bilakis, rahmetlinin acısının baskın çıktığı esnada, bir şeyler yapmak telâşı içerisinde kararlaştırılmış ve gündeme taşınmış, iyi niyet girişiminden öte bir esprisi bulunmadığı kanaatindeyim” diye yazdı. Doğan, kampanyayı neden isabetli bulmadığını da şöyle açıkladı:

“Şehir estetiğinden çaldığıyla eleştirilen, şehir geçişine katkısıyla tartışılan bir ucube beton yığınına, ‘Metin Eroğlu’ ismi verilse ne olur, verilmese ne olur? Bence verilmemelidir. Metin Eroğlu ismi yaşatılacaksa, saygınlığına yakışır bir başka yapı, bir başka eser için düşünülmelidir.”

RTV 66, Eroğlu üzerinden prim yapmaya mı çalışıyor?

Bu konuda Yozgat Muhabir’e gönderilen bazı mesajlarda ise, RTV 66’ya yönelik tepki ve eleştiriler yer alıyor. Bu imzasız mesajlara göre, RTV 66’nın, Metin Eroğlu’nun ismi üzerinden prim ve reyting yapmaya çalıştığını düşünenler var. Bu mesajlardaki eleştiriler, özetle şöyle:

“RTV 66, merhum Metin Eroğlu’na bu kadar değer veriyordu da, ölmeden önce neredeydi? O ölünce mi aklı başına geldi? RTV 66, eğer gerçekten Eroğlu’nun adını yaşatmak istiyorsa, zaman zaman onun hakkında yayınlayacağı programlarla da bunu yapabilir.

Tabii önce bir televizyona benzemesi gerekir. Yozgat’tan doğru dürüst izlenemeyen, izlemeyi başaranların da sabahtan akşama kadar reklam ve müzikten başka bir şey göremedikleri bir televizyon kanalı, şimdi Metin Eroğlu üzerinden prim ve reyting yapmaya çalışıyor. Ayıptır. Samimi olalım.

RTV 66, gerçekten Yozgat’a hizmet etmek istiyorsa, birkaç programla televizyonculuk numarası yapmaktan vazgeçip, gerçekten televizyon kanalı olmaya çalışsın. O zaman, Eroğlu’nun da başkalarının da adını yaşatmak çok daha kolay olur. Hem, merhumun adını alt geçide vermek ne demek oluyor? Yani, adını alt geçide vermesek unutuvereceğiz, öyle mi?..”

28 Ocak 2009 Çarşamba

Yozgat’ta yeni bir günlük gazete daha çıkar mı?

Yozgat’ta 15 günde bir yayınlanan “Yozgat” gazetesinin sahibi Osman Hakan Kiracı, köşe yazısında, gazetesini günlük gazeteye çevirebileceğinin işaretini verdi.

Kiracı’nın bu işaretini İleri gazetesi “Yozgat gündemine bomba gibi düştü” diye değerlendirdi. “Yozgat Haber” gazetesinin Yayın Yönetmeni İnan Soyer ise, Yozgat’ta dördüncü bir gazete çıkmasına tahammül edemeyeceğini daha önce Merhaba gazetesinin çıkışı sebebiyle dile getirmişti. Kiracı’nın günlük gazete çıkarıp çıkarmayacağı merak ediliyor.

Haberin devamı Yozgat Medyası’nda

23 Ocak 2009 Cuma

Önce ilân ettiniz, sonra ‘karışmayın’ diyorsunuz

Yozgat’ta yayınlanan 2 gazete arasında yayın yoluyla yapılan tartışma, bu konuda benim de düşüncelerimi kaleme almamı gerekli hâle getiren bir aşamaya geldi.

Yozgat basınını takip edenlerin bildiği üzere, Yozgat Haber gazetesi ile İleri gazetesi arasında resmî ilânların paylaşımı konusunda bir tartışma yaşandı. Yozgat Haber gazetesi ve İleri gazetesinin Genel Yayın Yönetmenlerinin yanı sıra, her iki gazetenin bazı yazarları da bu tartışma hakkında birbirlerini ağır iddialarla suçlayan yazılar kaleme aldılar.

18 Ocak 2009 Pazar

Yozgat basınında resmî ilân kavgası

Yozgat’ın mahallî gazetelerinden “Yozgat Haber” gazetesi ile “İleri” gazetesi arasında bir süreden beri devam eden “tartışma”, giderek “kavga”ya dönüşüyor. Her iki gazetenin yönetici ve yazarları, birbirlerine yönelik hakarete varan suçlamalarda bulunuyor.

“Yozgat Haber” ile “İleri” gazetesi arasında devam eden rekabet, önce “tartışma”ya, ardından da basın yoluyla sürdürülen bir “kavga”ya dönüştü. Yozgat halkı ise, bu kavganın gerçek sebebinin ne olduğunu anlamaya çalışıyor.

Rekabet güzel, kavga çirkin

Tarafsız gözlemciler ise, medyada meslekî rekabetin güzel, seviyesi düşük tartışma ve kavgaların ise çirkin olduğunu belirterek, Yozgat medyasının itibarının düşürülmemesi gerektiğinin altını çiziyorlar.

Tartışmayı alevlendiren yazılar

İki gazete arasındaki rekabeti tartışmaya dönüştürecek derecede alevlendiren, Yozgat Haber” gazetesinin Genel Yayın Yönetmeni İnan Soyer’in, 12 Ocak 2009 tarihli “Sıra Yeni Ufuk gazetesinde” başlıklı yazısı oldu.

Soyer’in “internetten alıntı” suçlaması

Soyer, yazısında, “Yozgat Haber” gazetesinin 19 Mayıs 2008’de renkli ve büyük boy olarak yayınlanmaya başladığını; bunun üzerine “İleri” gazetesinin de ‘benzer bir yapılanmaya gitmek mecburiyetinde kaldığını’ yazdı. Ancak Soyer, bu gelişmeyi özetlerken, “İleri” gazetesinin ‘muhtevasının büyük bir kısmının internet alıntısı’ olduğunu iddia etti.

Kayhan: Resmî ilânlarımıza göz diktiniz

Soyer’in bu suçlamasına, İleri gazetesinin Genel Yayın Yönetmeni Yasin Nazım Kayhan cevap verdi. Kayhan, 14 Ocak tarihli “İnanılır olmak” başlıklı yazısında, “Yozgat Haber” gazetesinin sayfa ve personel sayısını artırmasının sebebinin, resmî ilânlardan daha fazla pay almak olduğunu öne sürerek, bu değişikliği ‘İleri ve YeniUfuk gazetelerinin resmî ilân paylarına göz dikmek’ olarak değerlendirdi.

Siz de “alıntı” yapıyorsunuz

Kayhan, Soyer’in, ‘haberlerinizin çoğunu internetten kopyalıyorsunuz’ mealindeki suçlamasına da cevap verdi. Kayhan, “Yozgat Haber” gazetesinin 1 Ocak’ta10, 2 Ocak’ta 9, 3 Ocak’ta 5, 5 Ocak’ta da 8 haberi internetten kopyalayıp yayınladığını öne sürdü.

Kayhan, “Şayet İnan Soyer, Yozgat Haber gazetesinin sadece 1 Aralık 2008 tarihinden bugüne kadarki sayılarına göz ucuyla bakarsa, kimin internet haberleri ile gazete sayfalarını şişirdiğini daha iyi anlayacaktır! Olmadı Sayın Soyer, İleri gazetesini eleştirirken kendinize ayna tutmayı ihmal ettiniz, hiç şık olmadı…” diye yazdı. Kayhan, “Yozgat Haber” gazetesine şöyle seslendi:

Yok öyle yağma!

“Yozgat’ta resmî ilânları yalnız ben yayınlayayım diye ek kontenjana başvuracaksın,
insanların ekmeklerine göz koyacaksın, sonra da onların bir köşede oturup sizi sessizce izlemesini bekleyeceksiniz. Yok öyle yağma!”

Kayhan, yazısında, İleri gazetesinin 14 sayfa olarak yayınlanmaya başlayıp, ek kontenjan için başvuruda bulunmasının “birilerini” rahatsız ettiğini ifade etti.

Merhaba gazetesi ‘tılsımı bozdu’

Kayhan’ın bu cevabı üzerine Soyer, yeni bir yazı kaleme alarak, hem tartışmanın başka bir boyutunu gündeme getirdi, hem de İleri’ye yönelik suçlamalarının dozunu artırdı.

Soyer, 15 Ocak tarihli, “İleri gazetesinin haberleri neredeyse tümden aşırma” başlıklı yazısında, tartışmanın geçmişine dair bir hatırlatma yaptı. Soyer, 22 Nisan 2008 tarihli “Vuslata az kaldı” başlıklı yazısından bir bölümü tekrar yayınladı. Bu bölümde Soyer, Yozgat’ta günlük olarak 3 gazete yayınlandığını, dördüncüsünün yayınlanmasına tahammül edemeyeceklerini yazmıştı.

Dördüncü gazeteye tahammül edemeyiz

Soyer, bu mesajının, o günlerde yayın hazırlığı yapan “Yozgat Merhaba” gazetesine yönelik olduğunu belirterek, mesajının ne anlama geldiğini şöyle açıkladı:

“Merhaba gazetesi sahibine, ‘Bak arkadaş, meydanı boş zannetme. Biz hedef büyüttük, işin zannettiğin gibi kolay değil. Çıta artık daha yüksek. Gel bu işten vazgeç’ mesajı verirken, İleri ve Yeni Ufuk gazetesi sahiplerine de ‘Dördüncü gazete çıkmadığı sürece sorun yok. Ama çıkması hâlinde ek kontenjana müracaat ederim, haberiniz olsun’ dedim. (…) Ahmet Büyüksoy uyarımı dinlemedi ve 4 Temmuz günü gazetesine start verdi.”

Bu açıklamanın ardından Soyer, Merhaba gazetesinin yayına başlamasıyla ‘tılsımın bozulduğunu’ ifade etti.

“Aşırma haber” linkleri

Soyer, yazısının devamında, İleri gazetesinin haberlerinin “internetten aşırma” olduğu iddiasını da sürdürdü. Soyer, İleri’nin bazı haber başlıklarını sıralayarak, bu haberlerin kopyalandığını ileri sürdüğü web sitelerinin linklerini verdi.

Merhaba bahane

İnan Soyer’in bu suçlaması üzerine Yasin Nazım Kayhan, 16 Ocak’ta “Yozgat Haber’in eline su dökemeyiz” başlıklı bir yazı yayınladı. Kayhan, yazısında, “Yozgat Haber” gazetesinin ek kontenjan (ilân payının artırılması) başvurusunda bulunma sebebi olarak yeni çıkan Merhaba gazetesini göstermesinin inandırıcı olmadığını; çünkü Merhaba’nın ilân hakkı elde edebilmesi için kanunen belli bir süre geçmesi gerektiğini, bu sürenin sonunda ilân alıp alamayacağının da bugünden belli olmadığını belirtti.

Yozgat Haber sözünde durmadı

Kayhan, “Yozgat Haber” gazetesinin ‘ek kontenjan’ başvurusunda bulunmayacağına dair taahhütte bulunduğu halde, bu sözünde durmadığını öne sürüyor. Soyer ise, bunu her ortamda dile getirdiğini iddia edip, Bekir Çaylak, Muammer Karadeli ve Ahmet Büyüksoy’u şahit gösteriyor. Buna karşılık Kayhan da, şahit gösterilen bu isimlerin diğer gazetelere mensup olduğuna işaret ederek, Soyer’in bu açıklamasını, ‘ek kontenjan’ başvurusunun kendilerinden gizlendiğinin bir itirafı olarak değerlendiriyor.

“Sözünde durmak şart mı?”

Kayhan ayrıca, Soyer’in köşe yazısında kullandığı “Ticarette ‘verilen sözlere itibar etmek’ gibi bir kural mı var? Göbeğimizi birlikte mi kestik?” sözüne işaret ederek, “Hangisine inanalım? O zaman kimse kimseye itimat etmesin, nasılsa ticaret bu diyerek, her yapılanı sinesine çeksin! İleri Gazetesi penceresinden bakıldığında, ek kontenjan meselesi gizli kapaklı yapılmıştır” diye yazdı. Kayhan, kendilerini rahatsız eden hususun ne olduğunu da şöyle özetledi:

Rahatsızlığımız ek kontenjan’dan değil

“Haa! Biz Yozgat Haber’in ek kontenjana başvurmuş olmasından rahatsız mıyız? Tabi ki hayır… Tek rahatsız olduğumuz konu; Sayın Soyer’in kendi kendine köşesinden alenen verdiği sözlerin, yine kendisi tarafından yerine getirilmemesidir. Yoksa, ek kontenjana Yozgat Haber’in başvurmuş olmasından değil… İleri gazetesi de ek kontenjana başvurmuştur. Ama bunu Yozgat Haber’i takip ettiği için değil, ekmek parası için yapmıştır.”

Ulusal basındaki demeçler Yozgat’taki kişilere uyarlanıyor

Kayhan, yazısında, “Yozgat Haber”e yönelik ilginç bir suçlamada daha bulundu. Kayhan, bu iddiasını şöyle dile getirdi:

“Örneğin; Ziraat Odaları Birliği'nin internet sitesine bir haber düşer, ertesi gün Yozgat Ziraat Odası Başkanı’nın ağzından bu haber yayınlanır. Ne başkanın haberi vardır, ne de Yozgat’taki diğer gazetelerin… Bu sadece bir örnek. Aynı şey diğer sivil toplum kuruluşlarına, hatta kurumlara da yapılıyor. (…) Düşünsenize, sizin fotoğrafınızla, sizin ağzınızdan bir haber yapılıyor, ama siz bu haberden bihabersiniz! Ben bunları düne kadar hiç yazmadım.”

Linklere linklerle cevap

Kayhan, Soyer’in İleri’ye yönelik “internetten haber aşırma” suçlamasına da aynı yöntemle karşılık vererek, “Yozgat Haber”de yayınlanan 14 haber başlığını sıralayıp, bu haberlerin kopyalandığını öne sürdüğü web sitelerinin linklerini verdi.

Bana çelme takıp, ortağımı benden kopardılar

İnan Soyer ise, aynı gün yayınlanan “Kendim ettim, kendim buldum” başlıklı yazısında, Yozgat’ta gazeteciliğin kalite kazanması için “Yozgat Haber”in sayfa ebadını büyütüp renkli olarak basmaya başladıklarını anlattıktan sonra, isimlerini vermediği bazı kişilerin kendisine çelme taktığını öne sürdü. Soyer, “Ortağımın aklını çelip kopardılar benden” diye yazdı. Soyer, suçlamalarını şöyle sürdürdü:

“Çalma-çırpma” suçlaması

“Sayfalarını internetten aşırma haberlerle doldurmayı bırakıp, haber peşinde koşmalarını, yetenekleri ölçüsünde kalemlerini konuşturmalarını salık veririm. (…) Ya adam gibi gazetecilik yapacak, ya hayat hakkı bulamayacak. Aşırma, iktibas, çalma/çırpma, kopyalayıp yapıştırma devri bitti.”

“İnternetten aşırma” suçlamasının gerçek hedefi ne?

“Yozgat Haber” gazetesinin Genel Yayın Yönetmeni İnan Soyer, İleri gazetesi ile aralarındaki tartışmanın bir ‘rant kavgası’ olmadığını, ‘ek kontenjan’ ayrışmasının bir rant paylaşımı etrafında gerçekleşmediğini öne sürüyor.

Ancak, Basın İlân Kurumu’nun ilân şartlarını belirleyen kanunî esasları incelendiğinde, “internetten aşırma” suçlamasının bilinçli bir suçlama olduğu anlaşılıyor. Zira, Basın İlân Kurumu’nun belirlediği kurallara göre, kaynak gösterilmeden internetten alıntı yapan gazeteler resmî ilân alamaz…

Gazetelerin gösterdiği personelin kaç tanesi fikir işçisi?

Resmî ilânlardan aldıkları payın yükseltilmesi için başvuruda bulunan gazetelerin bazı vasıflara sahip olması gerekiyor. Bu gazetelerin; belli oranda yazar, editör, muhabir gibi “fikir işçisi” çalıştırıyor olması gerekiyor. ‘Ek kontenjan’ talebinde bulunan gazetelerin “fikir işçisi” olarak gösterdikleri personelin gerçekten “fikir işçisi” konumunda olup olmadıklarının iyi araştırılması gerektiğine dikkat çekiliyor.

Yöneticilerin kavgasına yazarlar da karıştı

“Yozgat Haber” gazetesinin Genel Yayın Yönetmeni İnan Soyer ile “İleri” gazetesinin Genel Yayın Yönetmeni Yasin Nazım Kayhan arasında köşe yazılarıyla süren polemik, gazetelerin yazarlarına da sıçradı.

Koçsoy’dan “hırsızlık” suçlaması

“Yozgat Haber” yazarı Yusuf Koçsoy, 16 Ocak’ta “Haber aşırmak açıkça çalmaktır” başlıklı bir yazı yayınladı. Koçsoy, “Bir fikir ve emek ürünü olan haberi aşırmak, fiilen bir hırsızlıktır” dedi.


“Yasal işlem” çağrısı

Koçsoy, yazısında ayrıca, “Haber, bir fikir ve emek ürünü olduğuna göre ve her haberin, her yazının bir gerçek sahibi olduğuna göre, sahipleri; haberini/yazısını izinsiz olarak kullananlar hakkında ‘yasal işlem’ yapmalıdırlar” diye yazdı.

Erkılıç: Hırsızlığın yolunu Koçsoy gösterdi

İleri gazetesinin Yazı İşleri Müdürü Seda Erkılıç da, 17 Ocak tarihli “Yazıklar olsun” başlıklı yazısında, Yusuf Koçsoy’a yönelik ağır suçlamalarda bulundu.

Başlangıçta her iki gazetenin Genel Yayın Yönetmenleri arasında süren tartışmayı sessizce okumakla yetindiğini belirten Erkılıç, “Ama boyut veya seviye öyle birden bire şekil değiştirdi ki, bu duruma hiç dahil olmamam gerektiği halde, gazeteme yapılan suçlamalara, Yazı İşleri Müdürü olarak cevap vermem gerektiğini düşündüm” diye yazdı.

Erkılıç, “Eğer üçüncü kişi olaya girmeseydi, dördüncü kişi asla olmazdım” diyerek, “Yozgat Haber” yazarı Yusuf Koçsoy’un tartışmaya dahil olması sebebiyle kendisinin de katıldığını belirtti.

Koçsoy’un aşıramayacağı haber yoktur

Koçsoy ile “geçen yıl bugünlerde” mesai arkadaşı olduklarını belirten Erkılıç, “Kendisinin isteyip de bulamayacağı, aşıramayacağı internet haberi yoktur” suçlamasında bulundu. Beraber çalıştıkları dönemde, haber alabileceği bazı siteleri kendisine Koçsoy’un öğrettiğini ifade eden Erkılıç’ın şu ifadesi dikkat çekti:

Dinime küfreden bari Müslüman olsa...

“Bu yüzden bana hırsız diyen kişi, hırsızlığın yolunu bana göstermeyen kişi olsaydı, inanın bu gün sizlere bu yazıyı yazamayacak kadar ağır bir psikolojinin içerisine girer, bu yazıyı da yazmazdım...”

Teyid etmeden haber yayınlamadık

Erkılıç, “İnternet dünyasının kısayolları”nı Koçsoy’dan öğrendiğini belirterek, “Ama haberlerin doğruluğunu öğrenmek adına muhatap olan kişiye danışmadan hiç haber yapmadık. Sayın Koçsoy gibi, oturduğumuz yerden gazete çıkartma yoluna gitmedik. Herkesin yaptığı gibi bazı kısa yolları biz de kullandık; ama araştırmayı doğrulatmayı ihmal etmedik” diye yazdı.

Kendi gazetesine dost mu düşman mı?

Koçsoy’un “yasal işlem” çağrısını da değerlendiren Erkılıç, “Bunu isterken kendi kurumu hakkında ne düşündüğü, dost mu düşman mı olduğu ise tartışılacak kadar derin bir mevzudur” ifadesini kullandı.

Böyle devam edersen, bildiklerimizi söyleriz

Koçsoy’u “Hiçbir yerde dikiş tutturamayan, her gittiği yeri karıştıran” birisi olarak nitelendiren Erkılıç, şu uyarıda bulundu: “Eğer bu tip belden aşağı yazılar devam ederse, biz de dökeriz eteklerimizde ne varsa, Sayın Koçsoy...”

Koçsoy, gazeteleri birbirine düşürüyor

İleri’nin yazarlarından Evren Kurban ise, 17 Ocak’ta yayınlanan “Yusuf Koçsoy’un gazına gelme İnan Abi” başlıklı yazısında, (Erkılıç gibi) bu tartışmaya Yusuf Koçsoy’un yazısı sebebiyle dahil olduğunu belirtti.

Koçsoy’u “her devrin adamı” ve “Yozgat basınında ne kadar gazete var ise, en az 2’şer defa girip ortalığı karıştıran kişi” olarak nitelendiren Kurban, Koçsoy’la aynı meslekte olmaktan utandığını ifade etti. Kurban, Koçsoy’un çalıştığı her gazetenin, onun zamanında diğer gazetelerle kavga edecek duruma geldiğini öne sürdü.

Kurban’dan Koçsoy'a istifa çağrısı

Yazısında Koçsoy’a “Bu mesleği artık daha dibe batırmaktan vazgeç” diye seslenen Kurban, Koçsoy’un gazetecilik eğitimi gördüğünü de hatırlattıktan sonra, “Eğer o okullarda senin kullandığın yazı karakterleri öğretiliyor ise, tüküreyim o öğretilen karaktere” ifadesini kullandı.

Yozgat Haber’in ortağı ve Genel Yayın Yönetmeni İnan Soyer ile İleri gazetesinin sahibi Mükremin Kayhan arasındaki hukuku kimsenin bozamayacağını ifade eden Kurban, Soyer’e, Yusuf Koçsoy’u gazeteden uzaklaştırma çağrısı yaptı. Soyer ile akraba olduklarını da belirten Kurban, Koçsoy’a da şu çağrıda bulundu:

“Ya da kimseyi yorma Yusuf Koçsoy, sen bırak bu işi. (…) Yeter, bırak bu mesleği, hem kurumlar rahatlasın, hem de biz gazeteciler...”