hakaret etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hakaret etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Temmuz 2013 Perşembe

Ahmet Altan’a Başbakan Erdoğan’a hakaretten hapis cezası verildi, ceza paraya çevrildi

Ahmet Altan
Gazeteci Ahmet Altan’ın köşe yazısında Başbakan’a hakaret ettiği gerekçesiyle 2 yıla kadar hapis cezası talebiyle yargılandığı dava sonuçlandı.

Mahkeme,  önce sanık Ahmet Altan’a “Devlet yardakçılığı ve ahlak” başlıklı yazı ile eleştiri sınırlarını aşarak Başbakan Erdoğan’a basın yoluyla hakaret ettiği gerekçesiyle bir yıl 2 ay hapis cezası verdi. Sanığın duruşmadaki iyi hâlini de dikkate alan mahkeme, hapis cezasını 11 ay 20 güne indirdi ve verdiği hapis cezasını günlüğü 20 liradan toplamda 7 bin lira adlî para cezasına çevirdi.

15 Mayıs 2013 Çarşamba

Sayın Başer’i bu fotoğrafla vuramazsınız!

Nezaket göstermek ne zaman suç oldu?
Sürur Öztürk

“Yozgat Haber” gazetesi yazarı, Eski Yozgat Belediye Başkanı Sayın Ali Açıkgöz, “Baydemirli resme savunma” başlıklı yazısında özetle, Yozgat Belediye Başkanı Yusuf Başer’in, EMITT Fuarı’nda Yozgat standını ziyaret eden Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir’le birlikte çektirdiği fotoğrafı sosyal paylaşım ağlarında paylaşan belediye çalışanlarından savunma istediğini belirterek, Başkan Başer’in bu tavrına tepki gösteriyor.

Ben, bu fotoğrafı sanki ‘Başer’in suçüstünde çekilmiş fotoğrafı’ gibi algılayan ve başkalarının da öyle algılamaları amacıyla sosyal paylaşım sitelerinde yaygınlaştırmaya çalışan ülkücülerin, seçime yönelik bu siyasî faaliyetlerinin, hem yanlış hem de komik olduğunu düşünüyorum. Sayın Başer’in, bu fotoğrafa yüklenmeye çalışılan farklı anlamlarla kendi aleyhine yürütülen bir siyasî faaliyete katılan belediye çalışanlarından savunma istemesinde de hiçbir yanlışlık görmüyorum.

Asıl yanlışlık, Sayın Başkanın belediye çalışmalarını eleştirmek yerine, onu tutarsız milliyetçi söylemlerle yıpratma çabasıdır. Bu yakışıksız, tutarsız ve komik suçlamayla MHP’ye oy devşirilmez…

16 Nisan 2013 Salı

Bozdağ’dan Fazıl Say’a hapis cezası yorumu: İfade hürriyeti, hakaret ve aşağılama hürriyeti değildir

Bekir Bozdağ soruları cevapladı
Başbakan Yardımcısı ve Yozgat Milletvekili Bekir Bozdağ, piyanist ve besteci Fazıl Say’ın piyano çaldığı ve sanatını icra ettiği için değil, söylediği sözler toplumun önemli bir kesiminin kabul ettiği değerlere hakaret ve aşağılama olduğu için mahkeme tarafından cezalandırıldığını söyledi.

Bozdağ, “Hiç kimsenin insanların inançlarına hakaret etme, küfür etme, onları aşağılama hakkı ve böyle bir özgürlüğü de yoktur. Düşünceyi ifade etmek ayrı bir şey, başkalarının inancına hakaret etmek, küfür etmek ayrı bir şey. Bunları birbirinden ayırmak lâzım” dedi.

Cezası ertelendi, hapse girmeyecek

Mahkeme, Say hakkında verdiği 10 ay hapis cezası hükmünün açıklanmasını, sanığın sabıkasız oluşunu dikkate alarak, 5 yıllık denetimli serbestlik şartıyla geri bırakmıştı.

18 Aralık 2012 Salı

Öğretmenlerin İHL öğrencilerini aşağıladıkları iddiası üzerine okulda inceleme başlatıldı

Öğrenciler ve aileleri tepki gösterdi
Yozgat’ın Sorgun ilçesinde İmam Hatip Lisesi’ndeki bazı öğretmenlerin öğrencileri İmam Hatip Lisesi öğrencileri olmalarından dolayı aşağıladıkları ve öğrencilere hakaret ettikleri iddiası üzerine Sorgun Kaymakamlığı, iddiaların doğru olup olmadığının tespit edilmesi amacıyla İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü’nden müfettiş istedi.

Sorgun Kaymakamı Levent Kılıç, “'Olay bana ilk kez sözlü olarak iletildi. Ardından da bu olay meydana geldi. Şu an İlçe Milli Eğitim Müdürümüz inceleme yapıyor. Olayın daha detaylı olarak incelenmesi amacıyla bir müfettiş istedik. Olayın meydana gelmesinde bir yönetim zafiyeti var gibi görünüyor. Müfettişin raporuna göre davranıp, gerekli işlemi yapacağız” dedi.

1 Mayıs 2011 Pazar

Utancından Yozgat’ın merkezine gelemiyor

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Zonguldak mitinginde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a “Ana…” diyerek küfretmiş ve kamuoyundan büyük tepki görmüştü.

Eskişehir’de CHP’li Tepebaşı Belediyesi tarafından açılan resim sergisinde camiye ve tesettürlü hanımlara hakaret içerikli resimlerin sergilenmesi de kamuoyunda büyük tepkiyle karşılanınca, Kılıçdaroğlu, Yozgat mitingini merkez ilçede düzenlemekten vazgeçti.

“Ucube-Ebucu” isimli resim sergisinde camiye ve tesettürlü hanımlara hakaret içerikli resimlerin sergilenmesine Yozgat’taki sivil toplum kuruluşları da tepki gösterdi.

Yozgat Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Metin Özışık, Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Uğur Bektaş, Ziraat Odası Başkanı İsmail Açıkgöz ve Yozgat Barosu Başkanı Fahri Açıkgöz, serginin Müslümanlara yapılmış büyük bir saygısızlık olduğunu ifade ettiler.

Kılıçdaroğlu, seçim mitingini bu gün “CHP’nin Yozgat’taki kalesi” sayılan Boğazlıyan İlçesi’nde ve Bahadın Beldesi’nde yapacak.

29 Nisan 2011 Cuma

Erdoğan’dan Kılıçdaroğlu’na:
Açık denizde alabora olup gideceksin

Başbakan Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu için daha önce ‘manşetle gelen manşetle gider’ dediğini hatırlatarak, “Şimdi manşetlerle yelkenlerinin şiştiğini zannediyor. Yarın o manşetler ardından çekilince, açık denizde alabora olup gideceksin” diye konuştu.

Kılıçdaroğlu’nun Alevi kültürüyle yetişmiş Tuncelili bir siyasetçi olduğunu hatırlatan Erdoğan, “Hacı Bektaş-ı Veli’ye saygısı olduğunu zannediyorum. Eğer Hacı Bektaş-ı Veli’ye saygısı varsa, Hacı Bektaş-ı Veli diyor ki, Eline, diline, beline hakim ol” dedi.

5 Ocak 2010 Salı

Yozgat Milletvekili Bozdağ: Baydemir’in ahlâksız sözlerini herkes misliyle kendisine iade etti

AK Parti Grup Başkanvekili ve Yozgat Milletvekili Bekir Bozdağ, “Meşe ağacının hangi dalı nerenize battı sayın hükümet?” diye soran ve ‘devlet aklına mesajını’ “has…tir” diye küfrederek ifade eden Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir’in sözlerini değerlendirdi. Bozdağ, “Baydemir’in ahlâksız sözlerini herkes misliyle kendisine iade etti” dedi.

Türk Ceza Kanunu’na göre Baydemir’in sözlerinin suç olduğunu belirten Bozdağ, hakkında adlî soruşturma açıldığını hatırlattı. Baydemir’in sözlerinin düşük bir seviyenin ifadesi olduğunu ve aynı üslûpla cevap vermeyi kendisine yakıştıramadığını belirten Bozdağ, “Hukuk bunun cevabını verecektir. Yargı bunun cevabını verecektir. Şu anda yargı süreci de işliyor” dedi.

13 Ekim 2009 Salı

Ekici: Sözlerimi iş kazası olarak kabul edebilirsiniz

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç için “ağız ishali olmuş olan Başbakan Yardımcısı denen adam”, DTP Milletvekilleri için de “DTP’nin köpekleri, Öcalan’ın köpekleri” ifadesini kullanan MHP Yozgat Milletvekili Mehmet Ekici, bu sözlerinin bir “iş kazası” olarak kabul edilebileceğini söyledi.

10 Ekim 2009 Cumartesi

Ekici, argo gaflarına bir yenisini daha ekledi

MHP Yozgat Milletvekili Mehmet Ekici, partisinin Trabzon İl Kongresi'nde, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç için “Ağız İshali olmuş Başbakan yardımcısı” tabirini kullandı.

Önceki gafları MHP'lileri de zor duruma düşürmüştü

MHP Genel Başkan Yardımcısı ve Yozgat Milletvekili Mehmet Ekici, zaman zaman kullandığı argo ifadeler ve kırdığı potlarla da gündeme geliyor. Ekici, geçen Ocak ayında partisinin Yozgat belediye başkan adaylarını tanıtım toplantısında yaptığı konuşmada, “6 yıldır sokulmadık yerimiz kalmadı” demişti. Ekici, geçen Mart ayında Yozgat’ın Eymir Beldesi’nde partisinin seçim bürosunun açılışında yaptığı konuşmada ise, “Gelin meydana, çıkın karşıma, trene nasıl bakılır size göstereyim” ifadesini kullanmıştı.

18 Ocak 2009 Pazar

Yozgat basınında resmî ilân kavgası

Yozgat’ın mahallî gazetelerinden “Yozgat Haber” gazetesi ile “İleri” gazetesi arasında bir süreden beri devam eden “tartışma”, giderek “kavga”ya dönüşüyor. Her iki gazetenin yönetici ve yazarları, birbirlerine yönelik hakarete varan suçlamalarda bulunuyor.

“Yozgat Haber” ile “İleri” gazetesi arasında devam eden rekabet, önce “tartışma”ya, ardından da basın yoluyla sürdürülen bir “kavga”ya dönüştü. Yozgat halkı ise, bu kavganın gerçek sebebinin ne olduğunu anlamaya çalışıyor.

Rekabet güzel, kavga çirkin

Tarafsız gözlemciler ise, medyada meslekî rekabetin güzel, seviyesi düşük tartışma ve kavgaların ise çirkin olduğunu belirterek, Yozgat medyasının itibarının düşürülmemesi gerektiğinin altını çiziyorlar.

Tartışmayı alevlendiren yazılar

İki gazete arasındaki rekabeti tartışmaya dönüştürecek derecede alevlendiren, Yozgat Haber” gazetesinin Genel Yayın Yönetmeni İnan Soyer’in, 12 Ocak 2009 tarihli “Sıra Yeni Ufuk gazetesinde” başlıklı yazısı oldu.

Soyer’in “internetten alıntı” suçlaması

Soyer, yazısında, “Yozgat Haber” gazetesinin 19 Mayıs 2008’de renkli ve büyük boy olarak yayınlanmaya başladığını; bunun üzerine “İleri” gazetesinin de ‘benzer bir yapılanmaya gitmek mecburiyetinde kaldığını’ yazdı. Ancak Soyer, bu gelişmeyi özetlerken, “İleri” gazetesinin ‘muhtevasının büyük bir kısmının internet alıntısı’ olduğunu iddia etti.

Kayhan: Resmî ilânlarımıza göz diktiniz

Soyer’in bu suçlamasına, İleri gazetesinin Genel Yayın Yönetmeni Yasin Nazım Kayhan cevap verdi. Kayhan, 14 Ocak tarihli “İnanılır olmak” başlıklı yazısında, “Yozgat Haber” gazetesinin sayfa ve personel sayısını artırmasının sebebinin, resmî ilânlardan daha fazla pay almak olduğunu öne sürerek, bu değişikliği ‘İleri ve YeniUfuk gazetelerinin resmî ilân paylarına göz dikmek’ olarak değerlendirdi.

Siz de “alıntı” yapıyorsunuz

Kayhan, Soyer’in, ‘haberlerinizin çoğunu internetten kopyalıyorsunuz’ mealindeki suçlamasına da cevap verdi. Kayhan, “Yozgat Haber” gazetesinin 1 Ocak’ta10, 2 Ocak’ta 9, 3 Ocak’ta 5, 5 Ocak’ta da 8 haberi internetten kopyalayıp yayınladığını öne sürdü.

Kayhan, “Şayet İnan Soyer, Yozgat Haber gazetesinin sadece 1 Aralık 2008 tarihinden bugüne kadarki sayılarına göz ucuyla bakarsa, kimin internet haberleri ile gazete sayfalarını şişirdiğini daha iyi anlayacaktır! Olmadı Sayın Soyer, İleri gazetesini eleştirirken kendinize ayna tutmayı ihmal ettiniz, hiç şık olmadı…” diye yazdı. Kayhan, “Yozgat Haber” gazetesine şöyle seslendi:

Yok öyle yağma!

“Yozgat’ta resmî ilânları yalnız ben yayınlayayım diye ek kontenjana başvuracaksın,
insanların ekmeklerine göz koyacaksın, sonra da onların bir köşede oturup sizi sessizce izlemesini bekleyeceksiniz. Yok öyle yağma!”

Kayhan, yazısında, İleri gazetesinin 14 sayfa olarak yayınlanmaya başlayıp, ek kontenjan için başvuruda bulunmasının “birilerini” rahatsız ettiğini ifade etti.

Merhaba gazetesi ‘tılsımı bozdu’

Kayhan’ın bu cevabı üzerine Soyer, yeni bir yazı kaleme alarak, hem tartışmanın başka bir boyutunu gündeme getirdi, hem de İleri’ye yönelik suçlamalarının dozunu artırdı.

Soyer, 15 Ocak tarihli, “İleri gazetesinin haberleri neredeyse tümden aşırma” başlıklı yazısında, tartışmanın geçmişine dair bir hatırlatma yaptı. Soyer, 22 Nisan 2008 tarihli “Vuslata az kaldı” başlıklı yazısından bir bölümü tekrar yayınladı. Bu bölümde Soyer, Yozgat’ta günlük olarak 3 gazete yayınlandığını, dördüncüsünün yayınlanmasına tahammül edemeyeceklerini yazmıştı.

Dördüncü gazeteye tahammül edemeyiz

Soyer, bu mesajının, o günlerde yayın hazırlığı yapan “Yozgat Merhaba” gazetesine yönelik olduğunu belirterek, mesajının ne anlama geldiğini şöyle açıkladı:

“Merhaba gazetesi sahibine, ‘Bak arkadaş, meydanı boş zannetme. Biz hedef büyüttük, işin zannettiğin gibi kolay değil. Çıta artık daha yüksek. Gel bu işten vazgeç’ mesajı verirken, İleri ve Yeni Ufuk gazetesi sahiplerine de ‘Dördüncü gazete çıkmadığı sürece sorun yok. Ama çıkması hâlinde ek kontenjana müracaat ederim, haberiniz olsun’ dedim. (…) Ahmet Büyüksoy uyarımı dinlemedi ve 4 Temmuz günü gazetesine start verdi.”

Bu açıklamanın ardından Soyer, Merhaba gazetesinin yayına başlamasıyla ‘tılsımın bozulduğunu’ ifade etti.

“Aşırma haber” linkleri

Soyer, yazısının devamında, İleri gazetesinin haberlerinin “internetten aşırma” olduğu iddiasını da sürdürdü. Soyer, İleri’nin bazı haber başlıklarını sıralayarak, bu haberlerin kopyalandığını ileri sürdüğü web sitelerinin linklerini verdi.

Merhaba bahane

İnan Soyer’in bu suçlaması üzerine Yasin Nazım Kayhan, 16 Ocak’ta “Yozgat Haber’in eline su dökemeyiz” başlıklı bir yazı yayınladı. Kayhan, yazısında, “Yozgat Haber” gazetesinin ek kontenjan (ilân payının artırılması) başvurusunda bulunma sebebi olarak yeni çıkan Merhaba gazetesini göstermesinin inandırıcı olmadığını; çünkü Merhaba’nın ilân hakkı elde edebilmesi için kanunen belli bir süre geçmesi gerektiğini, bu sürenin sonunda ilân alıp alamayacağının da bugünden belli olmadığını belirtti.

Yozgat Haber sözünde durmadı

Kayhan, “Yozgat Haber” gazetesinin ‘ek kontenjan’ başvurusunda bulunmayacağına dair taahhütte bulunduğu halde, bu sözünde durmadığını öne sürüyor. Soyer ise, bunu her ortamda dile getirdiğini iddia edip, Bekir Çaylak, Muammer Karadeli ve Ahmet Büyüksoy’u şahit gösteriyor. Buna karşılık Kayhan da, şahit gösterilen bu isimlerin diğer gazetelere mensup olduğuna işaret ederek, Soyer’in bu açıklamasını, ‘ek kontenjan’ başvurusunun kendilerinden gizlendiğinin bir itirafı olarak değerlendiriyor.

“Sözünde durmak şart mı?”

Kayhan ayrıca, Soyer’in köşe yazısında kullandığı “Ticarette ‘verilen sözlere itibar etmek’ gibi bir kural mı var? Göbeğimizi birlikte mi kestik?” sözüne işaret ederek, “Hangisine inanalım? O zaman kimse kimseye itimat etmesin, nasılsa ticaret bu diyerek, her yapılanı sinesine çeksin! İleri Gazetesi penceresinden bakıldığında, ek kontenjan meselesi gizli kapaklı yapılmıştır” diye yazdı. Kayhan, kendilerini rahatsız eden hususun ne olduğunu da şöyle özetledi:

Rahatsızlığımız ek kontenjan’dan değil

“Haa! Biz Yozgat Haber’in ek kontenjana başvurmuş olmasından rahatsız mıyız? Tabi ki hayır… Tek rahatsız olduğumuz konu; Sayın Soyer’in kendi kendine köşesinden alenen verdiği sözlerin, yine kendisi tarafından yerine getirilmemesidir. Yoksa, ek kontenjana Yozgat Haber’in başvurmuş olmasından değil… İleri gazetesi de ek kontenjana başvurmuştur. Ama bunu Yozgat Haber’i takip ettiği için değil, ekmek parası için yapmıştır.”

Ulusal basındaki demeçler Yozgat’taki kişilere uyarlanıyor

Kayhan, yazısında, “Yozgat Haber”e yönelik ilginç bir suçlamada daha bulundu. Kayhan, bu iddiasını şöyle dile getirdi:

“Örneğin; Ziraat Odaları Birliği'nin internet sitesine bir haber düşer, ertesi gün Yozgat Ziraat Odası Başkanı’nın ağzından bu haber yayınlanır. Ne başkanın haberi vardır, ne de Yozgat’taki diğer gazetelerin… Bu sadece bir örnek. Aynı şey diğer sivil toplum kuruluşlarına, hatta kurumlara da yapılıyor. (…) Düşünsenize, sizin fotoğrafınızla, sizin ağzınızdan bir haber yapılıyor, ama siz bu haberden bihabersiniz! Ben bunları düne kadar hiç yazmadım.”

Linklere linklerle cevap

Kayhan, Soyer’in İleri’ye yönelik “internetten haber aşırma” suçlamasına da aynı yöntemle karşılık vererek, “Yozgat Haber”de yayınlanan 14 haber başlığını sıralayıp, bu haberlerin kopyalandığını öne sürdüğü web sitelerinin linklerini verdi.

Bana çelme takıp, ortağımı benden kopardılar

İnan Soyer ise, aynı gün yayınlanan “Kendim ettim, kendim buldum” başlıklı yazısında, Yozgat’ta gazeteciliğin kalite kazanması için “Yozgat Haber”in sayfa ebadını büyütüp renkli olarak basmaya başladıklarını anlattıktan sonra, isimlerini vermediği bazı kişilerin kendisine çelme taktığını öne sürdü. Soyer, “Ortağımın aklını çelip kopardılar benden” diye yazdı. Soyer, suçlamalarını şöyle sürdürdü:

“Çalma-çırpma” suçlaması

“Sayfalarını internetten aşırma haberlerle doldurmayı bırakıp, haber peşinde koşmalarını, yetenekleri ölçüsünde kalemlerini konuşturmalarını salık veririm. (…) Ya adam gibi gazetecilik yapacak, ya hayat hakkı bulamayacak. Aşırma, iktibas, çalma/çırpma, kopyalayıp yapıştırma devri bitti.”

“İnternetten aşırma” suçlamasının gerçek hedefi ne?

“Yozgat Haber” gazetesinin Genel Yayın Yönetmeni İnan Soyer, İleri gazetesi ile aralarındaki tartışmanın bir ‘rant kavgası’ olmadığını, ‘ek kontenjan’ ayrışmasının bir rant paylaşımı etrafında gerçekleşmediğini öne sürüyor.

Ancak, Basın İlân Kurumu’nun ilân şartlarını belirleyen kanunî esasları incelendiğinde, “internetten aşırma” suçlamasının bilinçli bir suçlama olduğu anlaşılıyor. Zira, Basın İlân Kurumu’nun belirlediği kurallara göre, kaynak gösterilmeden internetten alıntı yapan gazeteler resmî ilân alamaz…

Gazetelerin gösterdiği personelin kaç tanesi fikir işçisi?

Resmî ilânlardan aldıkları payın yükseltilmesi için başvuruda bulunan gazetelerin bazı vasıflara sahip olması gerekiyor. Bu gazetelerin; belli oranda yazar, editör, muhabir gibi “fikir işçisi” çalıştırıyor olması gerekiyor. ‘Ek kontenjan’ talebinde bulunan gazetelerin “fikir işçisi” olarak gösterdikleri personelin gerçekten “fikir işçisi” konumunda olup olmadıklarının iyi araştırılması gerektiğine dikkat çekiliyor.

Yöneticilerin kavgasına yazarlar da karıştı

“Yozgat Haber” gazetesinin Genel Yayın Yönetmeni İnan Soyer ile “İleri” gazetesinin Genel Yayın Yönetmeni Yasin Nazım Kayhan arasında köşe yazılarıyla süren polemik, gazetelerin yazarlarına da sıçradı.

Koçsoy’dan “hırsızlık” suçlaması

“Yozgat Haber” yazarı Yusuf Koçsoy, 16 Ocak’ta “Haber aşırmak açıkça çalmaktır” başlıklı bir yazı yayınladı. Koçsoy, “Bir fikir ve emek ürünü olan haberi aşırmak, fiilen bir hırsızlıktır” dedi.


“Yasal işlem” çağrısı

Koçsoy, yazısında ayrıca, “Haber, bir fikir ve emek ürünü olduğuna göre ve her haberin, her yazının bir gerçek sahibi olduğuna göre, sahipleri; haberini/yazısını izinsiz olarak kullananlar hakkında ‘yasal işlem’ yapmalıdırlar” diye yazdı.

Erkılıç: Hırsızlığın yolunu Koçsoy gösterdi

İleri gazetesinin Yazı İşleri Müdürü Seda Erkılıç da, 17 Ocak tarihli “Yazıklar olsun” başlıklı yazısında, Yusuf Koçsoy’a yönelik ağır suçlamalarda bulundu.

Başlangıçta her iki gazetenin Genel Yayın Yönetmenleri arasında süren tartışmayı sessizce okumakla yetindiğini belirten Erkılıç, “Ama boyut veya seviye öyle birden bire şekil değiştirdi ki, bu duruma hiç dahil olmamam gerektiği halde, gazeteme yapılan suçlamalara, Yazı İşleri Müdürü olarak cevap vermem gerektiğini düşündüm” diye yazdı.

Erkılıç, “Eğer üçüncü kişi olaya girmeseydi, dördüncü kişi asla olmazdım” diyerek, “Yozgat Haber” yazarı Yusuf Koçsoy’un tartışmaya dahil olması sebebiyle kendisinin de katıldığını belirtti.

Koçsoy’un aşıramayacağı haber yoktur

Koçsoy ile “geçen yıl bugünlerde” mesai arkadaşı olduklarını belirten Erkılıç, “Kendisinin isteyip de bulamayacağı, aşıramayacağı internet haberi yoktur” suçlamasında bulundu. Beraber çalıştıkları dönemde, haber alabileceği bazı siteleri kendisine Koçsoy’un öğrettiğini ifade eden Erkılıç’ın şu ifadesi dikkat çekti:

Dinime küfreden bari Müslüman olsa...

“Bu yüzden bana hırsız diyen kişi, hırsızlığın yolunu bana göstermeyen kişi olsaydı, inanın bu gün sizlere bu yazıyı yazamayacak kadar ağır bir psikolojinin içerisine girer, bu yazıyı da yazmazdım...”

Teyid etmeden haber yayınlamadık

Erkılıç, “İnternet dünyasının kısayolları”nı Koçsoy’dan öğrendiğini belirterek, “Ama haberlerin doğruluğunu öğrenmek adına muhatap olan kişiye danışmadan hiç haber yapmadık. Sayın Koçsoy gibi, oturduğumuz yerden gazete çıkartma yoluna gitmedik. Herkesin yaptığı gibi bazı kısa yolları biz de kullandık; ama araştırmayı doğrulatmayı ihmal etmedik” diye yazdı.

Kendi gazetesine dost mu düşman mı?

Koçsoy’un “yasal işlem” çağrısını da değerlendiren Erkılıç, “Bunu isterken kendi kurumu hakkında ne düşündüğü, dost mu düşman mı olduğu ise tartışılacak kadar derin bir mevzudur” ifadesini kullandı.

Böyle devam edersen, bildiklerimizi söyleriz

Koçsoy’u “Hiçbir yerde dikiş tutturamayan, her gittiği yeri karıştıran” birisi olarak nitelendiren Erkılıç, şu uyarıda bulundu: “Eğer bu tip belden aşağı yazılar devam ederse, biz de dökeriz eteklerimizde ne varsa, Sayın Koçsoy...”

Koçsoy, gazeteleri birbirine düşürüyor

İleri’nin yazarlarından Evren Kurban ise, 17 Ocak’ta yayınlanan “Yusuf Koçsoy’un gazına gelme İnan Abi” başlıklı yazısında, (Erkılıç gibi) bu tartışmaya Yusuf Koçsoy’un yazısı sebebiyle dahil olduğunu belirtti.

Koçsoy’u “her devrin adamı” ve “Yozgat basınında ne kadar gazete var ise, en az 2’şer defa girip ortalığı karıştıran kişi” olarak nitelendiren Kurban, Koçsoy’la aynı meslekte olmaktan utandığını ifade etti. Kurban, Koçsoy’un çalıştığı her gazetenin, onun zamanında diğer gazetelerle kavga edecek duruma geldiğini öne sürdü.

Kurban’dan Koçsoy'a istifa çağrısı

Yazısında Koçsoy’a “Bu mesleği artık daha dibe batırmaktan vazgeç” diye seslenen Kurban, Koçsoy’un gazetecilik eğitimi gördüğünü de hatırlattıktan sonra, “Eğer o okullarda senin kullandığın yazı karakterleri öğretiliyor ise, tüküreyim o öğretilen karaktere” ifadesini kullandı.

Yozgat Haber’in ortağı ve Genel Yayın Yönetmeni İnan Soyer ile İleri gazetesinin sahibi Mükremin Kayhan arasındaki hukuku kimsenin bozamayacağını ifade eden Kurban, Soyer’e, Yusuf Koçsoy’u gazeteden uzaklaştırma çağrısı yaptı. Soyer ile akraba olduklarını da belirten Kurban, Koçsoy’a da şu çağrıda bulundu:

“Ya da kimseyi yorma Yusuf Koçsoy, sen bırak bu işi. (…) Yeter, bırak bu mesleği, hem kurumlar rahatlasın, hem de biz gazeteciler...”

24 Aralık 2008 Çarşamba

Çiçek ve Başer’e hakaret eden “Yozgat Haber” gazetesine 10 bin YTL manevi tazminat cezası

Yozgat Valisi Amir Çiçek ve Belediye Başkanı Yusuf Başer’in, “Yozgat Haber” gazetesi aleyhine Yozgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde avukatları aracılığıyla açtıkları manevi tazminat davası önceki gün karara bağlandı.