küfür etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
küfür etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Ocak 2013 Perşembe

Küfürbaz gençler Yozgat’ın yüzünü kızartıyor

Yozgat’ın caddelerinde, sokaklarında ve kamuya açık alanlarda, birbirleriyle yüksek sesle argo ve küfürlü ifadelerle konuşan küfürbaz gençler, Yozgat halkının yüzünü kızartıyor. Erkeklerin de şikâyetçi oldukları bu durum, özellikle hanımlar için ciddi bir rahatsızlık kaynağı hâline geldi.

Argo ve küfürlü konuşmalar Yozgat’ta adeta toplumsal bir mesele hâline gelince, AK Parti Yozgat Gençlik Kolları, bir süre önce “Argosuz Hava Sahası” adını taşıyan bir çalışma başlatacaklarını açıklamıştı.

Kalabalık’tan afiş önerisi

Orhan Kalabalık
“Yozgat Hakimiyet” gazetesi yazarı Orhan Kalabalık da, kültürel ve ahlâkî zafiyet taşıyan küfürbazların çevreyi rahatsız etmelerinin engellenmesi için çalışma yapılması gerektiğini ifade ederek, en azından ulu orta küfür edenleri utandırmak için, üzerinde ‘Küfretmek bir psikolojik hastalıktır’ yazılı afişler asılması önerisinde bulundu.

18 Şubat 2012 Cumartesi

Sorgun, argo ve küfürle mücadele edecek

Yozgat Sorgun Kaymakamlığı, özellikle çocukları kötü dil alışkanlıklarından korumak amacıyla, argoya, küfüre ve Türkçe’nin kötü kullanılmasına karşı harekete geçti. Kaymakamlığın küfürle mücadelesine İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü ve İlçe Müftülüğü de destek verecek.

2012 Yılını “Argo ve Küfürle Mücadele Yılı” ilân ettiklerini belirten Sorgun Kaymakamı Levent Kılıç, argo ve küfürün sadece Sorgun’un değil bütün Türkiye’nin ortak problemlerinden birisi olduğunun altını çizdi.

29 Nisan 2011 Cuma

Erdoğan’dan Kılıçdaroğlu’na:
Açık denizde alabora olup gideceksin

Başbakan Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu için daha önce ‘manşetle gelen manşetle gider’ dediğini hatırlatarak, “Şimdi manşetlerle yelkenlerinin şiştiğini zannediyor. Yarın o manşetler ardından çekilince, açık denizde alabora olup gideceksin” diye konuştu.

Kılıçdaroğlu’nun Alevi kültürüyle yetişmiş Tuncelili bir siyasetçi olduğunu hatırlatan Erdoğan, “Hacı Bektaş-ı Veli’ye saygısı olduğunu zannediyorum. Eğer Hacı Bektaş-ı Veli’ye saygısı varsa, Hacı Bektaş-ı Veli diyor ki, Eline, diline, beline hakim ol” dedi.

5 Ocak 2010 Salı

Yozgat Milletvekili Bozdağ: Baydemir’in ahlâksız sözlerini herkes misliyle kendisine iade etti

AK Parti Grup Başkanvekili ve Yozgat Milletvekili Bekir Bozdağ, “Meşe ağacının hangi dalı nerenize battı sayın hükümet?” diye soran ve ‘devlet aklına mesajını’ “has…tir” diye küfrederek ifade eden Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir’in sözlerini değerlendirdi. Bozdağ, “Baydemir’in ahlâksız sözlerini herkes misliyle kendisine iade etti” dedi.

Türk Ceza Kanunu’na göre Baydemir’in sözlerinin suç olduğunu belirten Bozdağ, hakkında adlî soruşturma açıldığını hatırlattı. Baydemir’in sözlerinin düşük bir seviyenin ifadesi olduğunu ve aynı üslûpla cevap vermeyi kendisine yakıştıramadığını belirten Bozdağ, “Hukuk bunun cevabını verecektir. Yargı bunun cevabını verecektir. Şu anda yargı süreci de işliyor” dedi.

10 Mart 2009 Salı

Yozgatsporlu Ecevit: Tevfik Çankaya, İddaa’dan alınan paraları kulübe getirmiyor

Yozgatsporlu Ecevit, Yozgatspor Başkanı Tevfik Çankaya’nın, iddaa’dan alınan paraları kulübe getirmediğini ileri sürdü. 6,5 aydır maaş alamadıklarını da açıklayan Ecevit, bu duruma tepki gösterdi.

Merhaba gazetesi’nin köşe yazarlarından Orhan Kalabalık, “Yozgatspor’da neler oluyor?” başlıklı yazısında, Yozgatspor içerisinde kaynayan kazandan önemli ayrıntılar nakletti.

Orhan Kalabalık, takıma öfkeli bir grup taraftarın, bu öfkelerini kulübe iletmek üzere geçen Cuma akşamı Yimpaş Yozgatspor’u ziyaret ettiklerini kaydetti.

Kalabalık’ın anlattığına göre, “tepkilerini dile getirmek isteyen taraftarlar, oyuncuların ve teknik heyetin sorunlarını dinleyince, bunu moral ziyaretine çevirdiler.”

Ecevit’in şok iddiası

Orhan Kalabalık, yazısında, Yozgatsporlu futbolcu Ecevit’in şok iddiasını da köşesine taşıdı. Yazıda anlatıldığına göre, Ecevit, Yozgatspor Başkanı Tevfik Çankaya’nın, iddaa’dan alınan paraları kulübe getirmediğini ileri sürdü.

Takımı terketmeyeceğiz

6,5 aydır maaş alamadıklarını da açıklayan Ecevit, buna rağmen taraftardan küfür yediklerini anlattı. Yimpaş Yozgatspor’da oynayan futbolcuların para pul almadıkları halde takımı terk etmediklerini; Yozgatspor’un futbolcularının hepsinin kişilik sahibi olduğunu, sezon bitimine kadar da takımda kalacaklarını söyledi.

Böyle giderse ortada takım kalmayacak

Teknik Direktörü Alaadin Demirözü ise, kulübün içinde bulunduğu maddî sıkıntıların önümüzdeki sezonda devam etmesi hâlinde, Yozgat’ın ismini duyuran Yimpaş Yozgatspor’un artık isminin bile geçmeyeceğini; taraftarların ve Yozgatlıların maçına gidecekleri bir takımlarının bile olmayacağını söyledi. Ayrıca, Başkan Tevfik Çankaya’nın Yozgatspor’a olan ilgisizliği de dile getirildi.

Tevfik Çankaya iddialara cevap vermeli

Yazısında, Yozgatspor Kulübü Başkanı Tevfik Çankaya’nın, hakkındaki iddialara bir açıklık getirmediğine işaret eden Orhan Kalabalık, gelen paraların kimin hesabına yattığının da açıklanması gerektiğini belirtti.

Yozgatspor’un, kapısına kilit vurulma aşamasına getirildiğini ifade eden Kalabalık, “Ama bu yaşananlar ne yazık ki bilinmek istenmiyor ya da görmemezlikten gelmeye devam edeceğiz” diye yazdı.

12 Ekim 2008 Pazar

Yerköylü D.A.’nın küfürü hukuk tartışması başlattı

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, "Ben böyle adaletin, emniyetin, devletin a… koyarım" sözlerinin suç teşkil edip etmediğine karar verecek. Yerel Mahkeme, bu sözü söyleyen sanığın beraatine karar verdi. Yargıtay 4. Ceza Dairesi, sözlerin suç unsuru taşıdığını belirterek beraat kararını bozdu. Davada son sözü Yargıtay Ceza Genel Kurulu söyleyecek.

Yozgat'ın Yerköy ilçesinde meydana gelen olayda, D.A. düğünlerinin saat 23.00’te sona erdirilmesini isteyen polis memurlarına karşı çıkarak, "Ben böyle adaletin, emniyetin, devletin a… koyarım" diye küfretti. Polis memurları da, D.A.’nın görevliye sövme” suçunu işlediği iddiasıyla hakkında suç duyurusunda bulundu.

Vatandaşlara tanınan eleştiri hakkıdır

Yerköy Asliye Ceza Mahkemesi, D.A. hakkında beraat kararı verdi. Mahkeme, gerekçeli kararında şu görüşleri dile getirdi:

"Bu ifadenin, basit bir kızgınlık veya kişisel bağlamda değil, idarî faaliyetlerin dağıtılması ve icrası üzerine kurulu genel ve politik bir bağlamın içerisinde söylendiğinin kabulü gerekir. İdarî faaliyetlerin uyumsuzluğu ve dengeli icra edilmesi hususundaki açık ve net gözlemleri karşısında, kişilerin eleştirel bir konum alması ve giderek yeise, derin bir umutsuzluğa ve sert, yakışıksız biçimlerde dahi olsa kınama eylemine yönelmesi anlaşılabilir bir durumdur ve mutlaka adalet hissiyatından neşet eden bir tepki olarak görmek gerekir. Bu konudaki hassas sınırın somut olayın gelişim öyküsünden olduğu kadar vatandaşlara tanınması gereken eleştiri ve muhalefet hakkının meşru zemini üzerinden de belirlemek gerekir. Bunu, meşru muhalefet biçiminde adalet ve emniyet teşkilâtının üretilmesi ve faaliyetlerin içeriğine eleştirel bir malzeme olarak da katmak zorunluluktur."

Yargıtay, beraat kararını bozdu

Beraat kararına yapılan itiraz sonrası dosya, Yargıtay 4. Ceza Dairesi'ne geldi. Daire, sövme eyleminin "görevliye sövme" olarak değerlendirilmesi ve beraat hükmünün bozulması gerektiğine karar verdi.

Sanık da polis de refleksif davrandı

Yargıtay'ın bozma kararına yerel mahkeme direndi. Direnme kararında şu görüşler dile getirildi:

"Sanığın eylemi, refleksif bir eylemdir. Bu nedenle de eylemin suçun husule gelmesini sağlayabilecek bir genel ve özel kast unsuru söz konusu değildir. Sanık ve müştekiler arasında, idarî bir eylemin sorun edilmesi, tartışılması, sorgulanması sırasında anî ve bilinçsizce çıkan bir sözün sırf uygunsuz ve yakışıksız olduğuna dayanılarak o anda kendi görevlerini icra etmeye çalışan görevlileri muhatap aldığını iddia ederek hızla bir soruşturma yürütmek ve sanığın cezalandırılmasını beklemek ise, tıpkı sanığın eylemi gibi refleksif bir tarzda gerçekleşmiş, yeterince anlamadan, sorgulamadan ve bilinçsizce söylenmiş bir söz kişiselleştirilmek suretiyle bu noktalara kadar taşınmıştır. Sanığın içinde bulunduğu düğün mekânının kapatılması karşısında hemen yanında bulunan komşu ilçedeki düğünün neden sona ermediği ve hâlen düğüne devam edilerek birbirinden farklı idarî pratikler yaratılması karşısında içgüdüsel olarak sorduğu soru neticesinde sövmeye başladığı açıktır."

Sanığın sözleri isyandır

Yerel mahkeme, direnme gerekçesinde, sırf yakışıksız sözler sarf edenleri 'terbiye etmek' ve devlet kutsiyetinin ve gücünün sınırlarını ve sonuçlarını hatırlatmak için pek de mantıklı ve tutarlı olmayan bir yol izlendiğini vurgulayarak, şu görüşler dile getirildi:

"İdarenin, ama asıl olarak da yargının, dehşetli de olsa, irkiltici de olsa kendisine ve başkalarına karşı söylenmiş sözlerin temellerine inebilme cesaretini taşıması bir zarurettir. Sürecin gelişimi göz önüne alındığında yalnızca sanığın sarf ettiği sözlerde duraklamak bizi toplumsal yaşam ortamlarına aşırı müdahaleye yönelten bir indirgemecilik sonucuyla karşı karşıya bırakabilir. Sanık bu sözlerinde "isyan' belirtmiştir. Sözün ağırlığı, isyanı ortadan kaldırmaz."

Yerel mahkemenin direnme kararının ardından dosya, Yargıtay Ceza Genel Kurulu gündemine geldi. Davada son sözü Yargıtay Ceza Genel Kurulu söyleyecek.

(Kaynak: haberler.com)