Genelkurmay Başkanlığı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Genelkurmay Başkanlığı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Ağustos 2013 Cumartesi

Org. Bekir Kalyoncu emekli edildi; 2015’in Genelkurmay Başkanı adayı Org. Hulusi Akar oldu

Org. Hulusi Akar
Türk Silahlı Kuvvetleri’nin yeni komuta kademesini belirleyen Yüksek Askeri Şura (YAŞ), sürpriz kararlara imza attı.

Bu yıl Kara Kuvvetleri Komutanı, 2015’te de Genelkurmay Başkanı olması beklenen Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Bekir Kalyoncu, emekliye sevk edildi. 2017’de Genelkurmay Başkanı olması beklenen Orgeneral Hulusi Akar ise doğrudan Kara Kuvvetleri Komutanlığı’na atanarak 2015’in Genelkurmay Başkanı adayı oldu.

29 Temmuz 2013 Pazartesi

Millî Savunma Bakanı’ndan bir paragraflık cevap:
Askerî birliklerin taşınması çalışması devam ediyor

Millî Savunma Bakanı İsmet Yılmaz
Millî Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, MHP Genel Başkan Yardımcısı ve Yozgat Milletvekili Sadir Durmaz’ın, büyük şehirlerdeki askerî birliklerin küçük şehirlere taşınacağı iddialarının doğru olup olmadığına dair 7 Temmuz 2013 tarihli soru önergesine 22 Temmuz’da cevap verdi.

Bakan Yılmaz’ın bir paragraftan oluşan açıklaması şöyle:

Bakan Yılmaz'ın cevabı
“Türk Silahlı Kuvvetleri, bölgesel ve küresel güvenlik ihtiyaçlarına, teknolojik gelişmelere ve değişen tehdit durumlarına göre değerlendirmeler yaparak, mevcut kuvvet yapısını ve konuşlandırmasını sürekli gözden geçirmektedir. Bu kapsamda, ihtiyaç duyulan düzenlemeler kısa, orta ve uzun vadeli kuvvet yapısı planlamalarına dahil edilmekte, birliklerin teşkil edilmesi ve konuş durumu değişiklikleri de bu çalışmalarla koordineli olarak yeniden değerlendirilmektedir.”

(Yozgat Muhabir)

27 Aralık 2012 Perşembe

Yozgatlı Şehit Pilot Teğmen Hasan Hüseyin Aksoy’un ailesinden Genelkurmay’a suç duyurusu

Hasan Hüseyin Aksoy
“Ulusal Radar Projesi” kapsamında deneme uçuşu yaparken Suriye tarafından düşürüldüğü iddia edilen silahsız askerî eğitim ve gözetleme uçağının pilotlarından Yozgatlı Teğmen Hasan Hüseyin Aksoy’un ailesi, Genelkurmay Başkanlığı Askerî Savcılığı ve Malatya Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulundu.

İki ailenin de avukatlığını yapan Mehmet Katar, dün baba Osman Aksoy’la birlikte düzenlediği basın toplantısında “Bu olay şüphelilerin, ağır kusurları ve ihmalleri ve hatta kasıtları neticesinde gerçekleştiği, dolayısı ile suç işlendiği yönünde ciddi şüpheler barındırmaktadır” dedi.

Şehit Pilot Hasan Hüseyin Aksoy’un babası Osman Aksoy da, “Aradan 6 ay geçmesine rağmen elimizde herhangi bir rapor yok. Bu süreç boyunca hiçbir şekilde bilgilendirilmedik. Elimizde tatmin edici bir cevap olmadığından dolayı da şüpheler kafamızı hep kurcalıyor. Sanki bir şeylerin üstü kapatılmaya çalışılıyor” diye konuştu.

5 Temmuz 2012 Perşembe

Şehit pilotların naaşları Malatya’ya gönderildi

22 Haziran’da Suriye tarafından düşürülen RF-4 uçağının pilotları Yozgatlı Teğmen Hasan Hüseyin Aksoy ile Yüzbaşı Gökhan Ertan’ın denizin dibinde uçak enkazının içinde bulunan naaşları Malatya’ya gönderildi.

Genelkurmay Başkanlığı, Suriye tarafından düşürülen askerî uçakta şehit olan pilotların naaşlarının, bu gün denizden çıkarılarak Malatya’ya gönderildiğini bildirdi.

Genelkurmay Başkanlığı’nın internet sitesinden yapılan açıklamada ayrıca, yapılan aramalar sonucunda uçağa ait olduğu değerlendirilen 30 malzemenin su yüzeyinden toplandığı kaydedildi.

Başbakan Erdoğan da Malatya’ya gidecek

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Bodrum’da ailesi, damatları ve torunlarıyla çıktığı tatili yarıda keserek, şehit olan pilotlarımız için yarın Malatya’da düzenlenecek olan cenaze törenine katılacak.

4 Temmuz 2012 Çarşamba

Pilotlarımızın naaşları denizin dibinde bulundu

22 Haziran’da Suriye tarafından düşürülen RF-4 uçağının pilotları Yozgatlı Teğmen Hasan Hüseyin Aksoy ile Yüzbaşı Gökhan Ertan’ın naaşlarının, denizin dibinde olduğu tespit edildi.

Genelkurmay Başkanlığı, pilotlarımızın naaşların gemiye alınma çalışmalarının devam ettiğini bildirdi.

Genelkurmay Başkanlığı, uluslar arası hava sahasında Suriye tarafından düşürülen uçak ve pilotları arama kurtarma faaliyetleri hakkında yaptığı yazılı açıklamada, şu bilgiyi verdi:

10 Ocak 2012 Salı

İbiş: Başbuğ, sivil adlî yargıda yargılanmalı

Yozgat Barosu Başkanı Avukat Hacı İbiş, ‘İnternet Andıcı’ soruşturması kapsamında tutuklanan 26. Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ’un askerî yargı ya da Yüce Divan değil, sivil adlî yargı tarafından yargılanması gerektiğini söyledi.

26. Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ’un hangi mahkemede yargılanması gerektiğine dair tartışmalara Yozgat Barosu da katıldı. Baro Başkanı Avukat Hacı İbiş, Başbuğ’a isnat edilen suçun görevi ile alâkalı bir suç olmadığını belirterek, sivil adlî yargıda yargılanması gerektiğini söyledi.

4 Ağustos 2011 Perşembe

Genelkurmay, savunma bakanlığına bağlanabilir

Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, YAŞ'taki yeni masa düzeninin ardından hükümetin atacağı yeni adımların işaretini verdi.

Genelkurmay'ı, Milli Savunma Bakanlığı'na (MSB) bağlamak istediklerini söyleyen Bozdağ, "Genelkurmay, ne başbakana ne de 'başkomutanı' olan cumhurbaşkanına bağlı değil. Sadece başbakana karşı sorumlu. Bağlılığın olmadığı yerde sorumluluk ne kadar olur?" ifadelerini kullandı. Bu durumun da demokrasi açısından bir 'ayıp' olduğunu belirtti. Bu ayıbın uzlaşma zemininde düzeltilmesi gerektiğini kaydederek, bu konunun yeni anayasa görüşmelerinde gündeme geleceğini aktardı. Bozdağ, uzlaşma sağlanması durumunda gerekli adımların atılacağını bildirdi.

29 Temmuz 2011 Cuma

TSK’daki istifalara esprili yorum: Kısalan ilk askerlik Koşaner paşa ve 3 komutanın oldu

Genelkurmay Başkanı Orgeneral Işık Koşaner ile Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri Komutanları emekliliklerini istediler. (İstifa ettiler)

Kanal A’da yayınlanan “Görüş Farkı” programının Yozgatlı sunucusu gazeteci Ömer Şahin, istifalar hakkında esprili bir yorum yaptı.

Şahin, twitter’da yaptığı değerlendirmede, “Askerlik kısalacak denildiği gün ilk adımı paşalar atarak öncülük mü yaptılar? Kısalan ilk askerlik Koşaner paşa ve 3 komutanın oldu” yorumunu yaptı.

Başbakan Yardımcısı ve Yozgat Milletvekili Bekir Bozdağ, askerlik süresinin kısaltılması konusunda başlatılan çalışmaların devam ettiğini söylemişti.

(Yozgat Muhabir)

11 Eylül 2009 Cuma

Bir terörle mücadele yöntemi: Mesajı reddetmek

Sürur Öztürk

“Terör örgütleri”, esas itibariyle, bazı büyük devletlerin uluslar arası hukuk açısından suçlu duruma düşmemek için kurdukları illegal teşkilatlardır.

Her terör örgütü, kendisini kuran devletin ya da devlet içindeki bir güç odağının siyasî hedeflerine göre eylem yapar. Her terör eyleminin siyasî bir mesajı vardır. Terör örgütleri tarafından verilen bu mesaj, muhatapları tarafından alınır ve kabul edilirse, terör örgütü amacına ulaşmış olur.

Bu işleyişin farkında olan liderler, terörün mesajını reddeder ve bunu açıkça ilân ederler. Meselâ, 2003 yılında 5 gün arayla, İngiliz Konsolosluğu ve İngiliz HSBC Bank ile İstanbul Beyoğlu’da bulunan Neve Şalom Sinagogu ve Şişli’deki Betisrael Sinagogu’na bomba yüklü araçlarla düzenlenen saldırılardan sonra, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, partisinin grup toplantısında şöyle söylemişti:

“Eğer bu yolla bize verilmek istenen bir mesaj varsa, o mesajı elimin tersiyle itiyor, ayağımın altına alıyorum!..”

“Mesajı reddetmek”, terörle mücadelede önemli bir yöntemdir. Bu yöntem, büyük devletlerde medya tarafından da büyük bir hassasiyetle uygulanır. Meselâ, büyük devletlerde büyük çaplı bir terör eylemi düzenlendiğinde, medyada uzun bir süre ne bir video görüntüsü görebilirsiniz, ne de tek bir kare fotoğraf…

Çünkü, eylemi gerçekleştiren terör örgütü, eylemin bütün ayrıntıları ve dehşetiyle medyada yer almasını ister. Eylem, toplumda ne kadar dehşete ve korkuya yol açarsa, terör örgütünün amacı da o oranda gerçekleşmiş olur.

Son dönemlerde Türk medyası, askerlerimizin şehit edilmeleri karşısında bu terör saldırılarının haberlerini çok fazla büyütmeden vermek gibi stratejik bir tavır sergiliyor. Bunun sebebi, askerlerimizin şehit edilmelerine kayıtsız kalmaları değil, terörün stratejisine, karşı hamleyle cevap vermek içindir.

Hatırlarsanız, geçmişte medya bu konuda gerek Genelkurmay Başkanlığı, gerek MİT, gerekse Hükümet tarafından daha sorumlu davranmaya davet edilmiş, haberlerin halkta korku ve dehşet uyandıracak şekilde yayınlanmasının terör örgütüne hizmet etmek olacağına dikkat çekilmişti.

Askerlerimize karşı düzenlenen son terör saldırısı sonrasında da Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, aynı yöntemi kullandı ve “Askerlerimize sıkılan kurşunlar, vatanın birliğine yönelik başlattığımız süreci etkilemeyecektir. Süreci aynı kararlılıkla sürdüreceğiz” dedi. Bu, bilinçli bir tavırdır ve terörle mücadelede “mesajı almama-mesajı reddetme” yöntemidir.

Esasında, bu yöntem, adı konulmaksızın, halk tarafından da benimsenmiştir. Halk, kendi sezgileri ve basiretiyle, hiçbir özel eğitim almamış olmasına rağmen, bu yöntemi kendisi de uygulamaktadır. Şehit yakınlarının, acı dolu cenaze törenlerinde bile şöyle söylediklerini duyarsınız:

“Ciğerim yanıyor ama terör örgütünü sevindirmemek için ağlamayacağım!..”

İşte, şehit yakınlarının bu tavrı da, “mesajı almama-mesajı reddetme” yönteminin pratik halk zekâsıyla uygulanmasından başka bir şey değil. Siyasetçiler, bilgilerine dayanarak, halk ise sezgilerine dayanarak aynı yöntemi uyguluyor.

Gazetelerde köşeyazarlığı yapıp da, kara propagandalarla hemen gaza geliveren ve kısa yoldan kahraman olmak isteyen bazı cahiller var ki, ‘vatanseverlik’ yapacağım diye, terörün mesajını taşıyabildikleri kadar köşelerine taşırlar… Haberleri öne çıkarmayanları ise, ya duyarsız ya da “hain” olmakla suçlarlar… Yiğitlik yaptıklarını zannederken, kimin ekmeğine yağ sürdüklerinin farkına bile varamayacak kadar cahiller ve ne yazık ki bu cahillikleriyle acınacak haldeler…

15 Haziran 2009 Pazartesi

Hükümet, siyasete müdahale planını yargıya taşıyor
Çiçek: Savcılığa suç duyurusunda bulunacağız

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, “İrtica İle Mücadele Eylem Planı” hakkında Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunacaklarını bildirdi.

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, Bakanlar Kurulu toplantısının ardından basın mensuplarına bilgi verdi ve muhabirlerin sorularını cevapladı.

Bir muhabirin, Taraf gazetesinin ortaya çıkardığı ve Genelkurmay Harekât Başkanlığı için hazırlandığı ileri sürülen “İrtica İle Mücadele Eylem Planı”na dair sorusu üzerine Cemil Çiçek, Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunacaklarını söyledi. Cemil Çiçek, şöyle konuştu:

Dayandığımız yegâne güç, milletimizin kendisidir

“AK Parti yasal bir partidir. Faaliyetlerini de Anayasa, Siyasî Partiler Kanunu ve ilgili mevzuat çerçevesinde sürdürmektedir. Ve bu faaliyetleri çerçevesinde Ak Parti, 2002 seçimlerinde iktidar olmuştur. AK Parti’nin iktidar oluşu, gizli kapaklı birtakım çalışmaların sonucu değil, demin söylediğim mevzuat çerçevesinde, vatandaşımızın, milletimizin teveccühünün ve takdirinin sonucudur. Dolayısıyla iktidar oluşu hiç kimsenin atıfetine, lütfuna bağlı değil, milletimizin takdirinin sonucudur. Ve baştan beri de ifade ediyoruz ki, AK Parti olarak bizim dayandığımız yegâne güç, milletimizin kendisidir ve demokrasilerde milletten daha üstün bir güç de yoktur. AK Parti Hükümetleri, olağanüstü ve antidemokratik yol ve yöntemlerle iktidar olmuş bir parti değildir. Demokrasinin normal kanalları içerisinde ve hukuk kuralları içerisinde iktidar olmuş bir partidir.

Kimsenin suç işleme imtiyazı yoktur

İkincisi, gündeme gelen bu konu veya metin, kim tarafından ve nerede hazırlanırsa hazırlansın, bu yöndeki çalışma, gayret ve oluşumlar, yasa dışıdır, hukuk dışıdır ve demokrasi dışıdır. Bunun da herkes tarafından iyi bilinmesi lâzım. Demokrasiyi yeteri kadar hazmedemeyen insanlar bulunabilir, gruplar bulunabilir. Bu tür çabalar en evvel demokrasiye, devletimize ve milletimize zarar vermektedir. Ve bunlar, bizim kanaatimize göre açıkça kamu düzenini de ihlâl eden eylemlerdir, suç teşkil eden eylemlerdir. Suç teşkil etmesi hasebiyle de, gerçeğin ortaya çıkarılması hepimizin arzusudur, milletimizin de beklentisidir. Bu işin önünde, arkasında, içinde kim varsa, bunun ortaya çıkarılması gerekmektedir. İcra olarak bize düşen ne varsa, biz bunu yapmaya hazırız. Kimsenin suç işleme imtiyazı yoktur; milletin huzurunu kaçırmaya da kimsenin hakkı yoktur. O nedenle, bir hukuk devletinde suç teşkil eden bir eylem varsa, bir çaba varsa, bunu soruşturacak makamlar vardır ve AK Parti olarak da biz bu mekanizmayı harekete geçireceğiz. En başta Cumhuriyet Savcılığı olmak üzere, başvurularda bulunmuş olacağız. Bununla ilgili çalışmaları tamamlıyoruz, üzerinde çalışıyoruz. Hukukî olarak ne imkân varsa, bunu sonuna kadar kullanmaya hazırız. Milletimizin de zaten huzurunu kaçırmaya kimsenin hakkı yok. En ayrıntılı bir şekilde konunun aydınlığa çıkarılması noktasında hem kararlılığımız sürüyor, hem de çabamızı sürdürmüş olacağız.”

(YM)

Bozdağ: Bu belge, darbe teşebbüsünün belgesidir

Genelkurmay Başkanlığı’nın Taraf gazetesinde yayınlanan “İrticayla Mücadele Eylem Planı” hakkında yaptığı açıklamaya AK Parti’den jet cevap geldi.

AK Parti Grup Başkanvekili ve Yozgat Milletvekili Bekir Bozdağ, Taraf gazetesinde yayınlanan belgeyle ilgili olarak “Bu belge eğer doğruysa, bu, darbe teşebbüsü belgesidir. Eğer bu, bilgi ve onay dışındaysa, bu bir cunta çalışması belgesidir” dedi.

13 Haziran 2009 Cumartesi

Bekir Bozdağ: Balans ayarlarını millet bozar
Yusuf Başer: Sorumlular hakkında işlem yapılmalı

Taraf gazetesinin ortaya çıkardığı “Gizli plan”a Türkiye genelinde tepkiler devam ederken, AK Parti Grup Başkan Vekili Bekir Bozdağ ve Yozgat Barosu başkanı Yusuf Başer de tepkilerini dile getirdiler.

AK Parti Grup Başkan Vekili ve Yozgat Milletvekili Bekir Bozdağ, Taraf gazetesinin dün “AKP ve Gülen’i bitirme planı” başlığıyla manşetten yayınladığı ve Genelkurmay Harekât Başkanlığı için hazırlandığı ileri sürülen “gizli plan”a tepki gösterdi.

Demokrasilerde millete rağmen yapılmış bütün mühendisliklerin başarısızlıkla sonuçlandığını belirten Bozdağ, tepkisini şu sözlerle dile getirdi:

15 Nisan 2009 Çarşamba

Yozgat Milletvekili Bekir Bozdağ:
Genelkurmay muhalefetten daha demokratik


Yozgat Milletvekili Bekir Bozdağ, Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ’un yıllık değerlendirme toplantısında yaptığı konuşmanın, CHP ve MHP’nin yaklaşımlarından daha ileri ve daha demokratik olduğunu söyledi. Bozdağ, Org. Başbuğ’un görüşlerinin AK Parti’nin görüşlerine paralel olduğunu belirtti.