bölücülük etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bölücülük etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Nisan 2011 Cumartesi

Bahçeli hükümeti yolsuzluk ve bölücülükle suçladı

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Yozgat’ın 7 ilçesinde düzenlenen mitinglerde, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ı yolsuzluk ve bölücülük yapmakla suçladı.

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 30 Nisan Cumartesi günü Yozgat’ın Yenifakılı, Boğazlıyan, Çandır, Sarıkaya, Saraykent, Akdağmadeni ve Sorgun ilçelerinde halka hitab etti.

İlçe mitinglerinde AK Parti Hükümeti’ni ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ı eleştiren Bahçeli, yaklaşık 9 yıllık iktidarı süresince hükümetin hiçbir vaadini yerine getirmediğini ileri sürdü.

Başbakan Erdoğan’ın, 2002 seçimlerinde seçime giremediğini ancak daha sonra yapılan bir kanun değişikliği sayesinde ara seçimle önce milletvekili daha sonra da Başbakan olduğunu hatırlatan Bahçeli, şöyle konuştu:

13 Aralık 2009 Pazar

Bahçeli’den ‘sokağa inmeyin’ uyarısı

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, bu gün Ankara Tandoğan Meydanı’nda “Bin Yıllık Kardeşliği Yaşa ve Yaşat” sloganıyla düzenlenen mitingte, partililerine “tahriklere kapılmayın” uyarısı yaptı.

Sokak gösterileri çözüm değil

Ayrışma, çatışma ve bölünmenin Türkiye için kader olmadığını ifade eden Bahçeli, “Sokaklarda arayacağımız, sokaklarda bulacağımız geleceğimiz yoktur. Biz, başkaları sokakta iken iktidarda olacağız ve terörü devlet gücü ile yeneceğiz” dedi. Bahçeli, “Tahrik ve tertiplere dikkat edeceksiniz” tavsiyesinde bulundu.

22 Eylül 2009 Salı

Başbuğ’dan demokratik açılıma tam destek

Haber – Analiz / Sürur Öztürk

En sonda söyleyeceğimi en başta da söyleyeyim:

Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, Mardin’in Nusaybin ilçesinde yaptığı konuşmayla, Demokratik açılıma tam destek vermiştir. “Demokratik açılım” bir devlet projesidir ve bu projeye karşı karalama kampanyası yürütenler, akıllarını başlarına almak zorundadırlar. Yozgat’ta yayın yapan bazı gazetelerin patronları da, gerçekleri çarpıtarak, akıllarınca bu süreci engellemeye çalışmalarının beyhude bir çaba olduğunu anlamalı, bu yanlışta devam etmeleri hâlinde, mahcup olmanın da ötesinde rezil olacaklarını bilmelidirler. Bunu, Org. Başbuğ “açılım”a destek verdiği için değil, “demokratik açılım”ın Türkiye’nin kalkınmasına büyük ölçüde katkı sağlayacağına inandığım için söylüyorum.

7 Eylül 2009 Pazartesi

Yozgat Haber, bölücülükle mücadele eden Müftüyü “bölücülük yapmak”la suçladı

Haber – İnceleme / Sürur Öztürk

Yozgat Müftüsü Sayın Nuh Korkmaz, son olarak Gaziantep Şehitkâmil İlçe Müftüsü olarak görev yaparken, Yozgat İl Müftülüğü görevine tayin edilerek gelmiş bir din görevlisi.

Fakat, Yozgat’a hiç de yabancı değil. Çünkü, 1996-2005 yılları arasında 9 yıl boyunca, Yozgat’ın Akdağmadeni ilçesinde müftülük yapmıştı. Bu 9 yıl içerisinde, Akdağmadeni’nin gelişmesine katkı sağlayacak girişimlerde bulunduğu ve bazı çalışmalara öncülük ettiği için de, Akdağmadeni’nde hâlâ sevilen sayılan bir müftü olarak anılıyor. Yozgat’ın millî hassasiyetlerini biliyor olmanın yanı sıra, aynı hassasiyetleri kendisi de taşıyor.

Mekke Ümmü’l-Kur’a Üniversitesi’nin son sınıfında öğrenim görürken, İstanbul Marmara İlahiyat Fakültesine geçiş yapmış ve bu fakülteden mezun olmuş, mesleğinin gerektirdiği üzere Arapça da bilen, ilim sahibi bir din görevlisi.

Daha önce görev yaptığı Gaziantep’te, Valiliğin talimatıyla, gerek insanların dinî duygularını, gerekse etnik kökenlerini istismar ederek bölücülük yapan, kandırılmış gençlerin aileleriyle temas kurup, onları bu bataklıktan çekip çıkarmaya çalışmak gibi riskli görevleri de üstlenerek bölücülükle mücadele etmiş cesur bir din görevlisi…

4 Eylül 2009 Cuma

Vay anasını sayın seyirciler!..

Analiz / Sürur Öztürk

Dünyadaki büyük devletlerden herhangi birisinin bölünebilmesi için, hâkim devletlerin kendi aralarında tam bir mutabakata varmış olmaları gerekir. Eğer hâkim devletler arasında bir menfaat çatışması varsa, o bölünme imkânsız hâle gelir. Çünkü, bir kısmı bölmeye çalışırken, diğerleri kendi menfaatleri icabı o bölünmeyi engelleyici stratejiler üretir ve uygulamaya koyarlar.

Türkiye için de durum böyledir. Türkiye’nin bölünebilmesi için, en azından Amerika Birleşik Devletleri (ABD), Rusya ve Avrupa Birliği’nin (AB) tam bir mutabakata varmış olmaları gerekir. Peki, hâlihazırda böyle bir durum söz konusu mudur? Kesinlikle hayır.