
Dünyadaki büyük devletlerden herhangi birisinin bölünebilmesi için, hâkim devletlerin kendi aralarında tam bir mutabakata varmış olmaları gerekir. Eğer hâkim devletler arasında bir menfaat çatışması varsa, o bölünme imkânsız hâle gelir. Çünkü, bir kısmı bölmeye çalışırken, diğerleri kendi menfaatleri icabı o bölünmeyi engelleyici stratejiler üretir ve uygulamaya koyarlar.
Türkiye için de durum böyledir. Türkiye’nin bölünebilmesi için, en azından Amerika Birleşik Devletleri (ABD), Rusya ve Avrupa Birliği’nin (AB) tam bir mutabakata varmış olmaları gerekir. Peki, hâlihazırda böyle bir durum söz konusu mudur? Kesinlikle hayır.
Yeni bir dünya düzeninin kurulmakta olduğu şu günlerde, ABD ve Rusya’nın menfaatleri, Türkiye’nin bölünmesini değil, tam tersine, giderek güçlenmesini gerekli kılıyor. ABD ile Rusya arasında ciddiye alınabilecek herhangi bir ihtilaf konusu gözükmüyor. Bunun yanı sıra, Türkiye de bu iki devletle oldukça iyi ilişkiler içerisinde… ABD yakında Irak’tan çekildiğinde, doğacak otorite boşluğunu Türkiye’nin doldurması konusunda da mutabakata varılmış durumda. Türk Silahlı Kuvvetleri de bunun hazırlığı içerisinde. Bugünlerde Irak’ta patlayan bombalar da, İngiltere’nin bunu engelleme çabasından başka bir şey değil…
AB ise, her şeyden önce kendi içerisinde bir mutabakat sağlayabilmiş değil. İngiltere ayrı telden çalıyor, Almanya ayrı telden, Fransa ayrı telden… AB, Türkiye’nin üyeliği konusunda da ikiye bölünmüş durumda. Bir kısmı bu üyeliği desteklerken, bir kısmı da hararetle karşı çıkıyor. Üstelik, enerji kaynaklarını da birer birer kaybediyor, ABD’ye ve Rusya’ya kaptırıyor.
Dünyadaki nihaî kamplaşma şöyle: Bir tarafta ABD ve Rusya’nın başını çektiği küreselleşme karşıtı bir blok, diğer tarafta da AB içindeki İngiltere merkezli bir küresel sermaye bloğu… Bu iki cephe, amansız bir savaşa tutuşmuş durumda. Türkiye hangi tarafta yer alırsa, kazanan da o taraf olacak.
Lütfen söyler misiniz, bu genel tablo içinde, Türkiye’yi kim bölecek? “Şu devlet bölecek” diyorsanız, hangi strateji gereği, neden bölmek istediğini ve bunu nasıl yapacağını da lütfen izah ediniz.
Eğer “Türkiye’yi PKK ya da DTP bölecek” diyorsanız, siz siyasî bir tartışma yapmıyor, iftara kadar vakit geçirmek için kendinize eğlence arıyorsunuz demektir… Zira, PKK’nın da DTP’nin de bir senarist ya da aktör değil, sadece bir figüran olduğunu bile bilmiyor ve tartışmanızı bu figüranlar üzerine inşa ediyorsanız, size iyi eğlenceler… Tartışmaya ve vakit kaybetmeye hiç gerek yok…
Siz, olayları, büyük oyuncuların figüranlara yaptırdıkları provokasyonlar üzerinden değerlendiriyor ve iddialarınızı da bu provokasyonlara göre şekillendiriyorsunuz. Yanıldığınız husus da burası zaten. Gömleğin ilk düğmesini yanlış ilikliyorsunuz, dolayısıyla sonraki düğmeler de yanlış ilikleniyor. Bu gömlek, yamuk kalmaya mahkûm… İki yakasının bir araya gelmeyişi de bundan…
Türkiye Cumhuriyeti Devleti, sizin bildiğinizden çok daha büyük ve güçlü bir devlettir. İçinde bulunduğumuz dönemde, bölünme ihtimali de sıfırdır. Bölünme ihtimali başgösterirse de, hiç merak etmeyin, devlet en az sizin kadar vatanseverdir ve gereğini yapar. Elindeki bütün imkân ve güce rağmen devletin yapamadığı bir şey varsa, onu sizin yapabilmeniz de zaten imkânsızdır.
Yok eğer, “Yahu Türkiye’nin bölünmeyeceğini biz de biliyoruz kardeşim... Biz, ‘Türkiye bölünecek’ diye yaygara koparıp, yaklaşan genel seçimlerde AK Parti’nin oylarını düşürmeye çalışıyoruz” diyorsanız, o sizin siyasî stratejinizdir, buyrun devam edin…
Türkiye bölünecekmiş!.. Vay anasını sayın seyirciler!..