Mehmet Barlas etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Mehmet Barlas etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Ağustos 2013 Salı

Gazeteci Mehmet Barlas: Yeni bir balkon konuşması canları sıkılanları tatmin eder mi?

Can sıkıntısı ve muhalefet
Sabah gazetesi yazarı Mehmet Barlas, hükümet muhaliflerinin tepkilerini ve taleplerini, fıkra ve nüktelerle değerlendirdi.

Barlas, “Yeni bir balkon konuşması canları sıkılanları tatmin eder mi?” başlıklı yazısında, “Hani ilk kez helikoptere binen Temel, yerden 1000 metre yüksekteyken pilotu “Şu tepedeki pervaneyi durdur, hava zaten çok soğuk” diye uyarmış ya. Gezi Parkı’ndaki ağaçlardan giderek siyaseti sokakta yapanlar, ‘Şu seçim sandığını demokrasiden çıkartın’ demiyorlar mı?” diye yazdı.

Hukuk Fakültesi’ndeki ilk yılında sınıf arkadaşı olan çok güzel bir kızla gittiği kafeteryada kız arkadaşının, masadaki tuzu ve biberi iki kere masaya döküp, ‘Ne yapıyorsun?’ diye sorduğunda  “Hiç, sadece canım sıkılıyor, eylem koyuyorum” diye cevap verdiğini anlatan Barlas, temizlik görevlisinin kendisine “Allah sana sabır versin kardeşim” dediğini kaydettikten sonra şöyle yazdı:

“Acaba Başbakan yeni bir balkon konuşması yapsa, “Çapulcu beyler ve hanımlara saygılar” dese, Sisi’yi ve Esad’ı övse, canları sıkılanların can sıkıntıları geçer mi? Ama ya Başbakan’ın ve seçmenlerin de canları sıkılmaya başladıysa?..”

Barlas’ın yazısı şöyle:

6 Ağustos 2013 Salı

Barlas’tan Dumanlı’ya cevap:
Cemaatler sivil toplum örgütü değildir

Mehmet Barlas
Sabah gazetesi Başyazarı Mehmet Barlas, Zaman gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ekrem Dumanlı’nın “Medyanın siyasetle imtihanı” başlıklı yazısında “Ayıp ki ne ayıp” ara başlığı altında kendisine yönelik eleştirilere cevap verdi.

Barlas, yazısında, “genç ve nispeten az deneyimli” olarak nitelendirdiği Dumanlı’nın, Rasim Ozan Kütahyalı’nın imasına cevap verdiği bölümdeki “bazıları ne katılımcı demokrasiyi kavramış; ne de sivil toplum örgütlerinin, medyanın ve kanaat önderlerinin demokrasideki rolünü” ifadesine, “Cemaatler sivil toplum örgütü değildir” diyerek karşılık verdi.

Barlas, “Mesela sivil toplum kuruluşuna veya bir siyasî partiye üye iseniz, lideri de eleştirebilirsiniz. Ama bir cemaate mensupsanız sadece başbakanı eleştirebilirsiniz. Cemaatin yayın organlarında Başbakan’a “Diktatör” diyebilirsiniz, ama “Gülen neden ülkesine dönmüyor?” diye soramazsınız (...) “Gülen Cemaati”ne “Hizmet” denilirken Başbakan Erdoğan’ın ülkeye yaptığı “Hizmet”leri görmezden gelip, onu hedef alanlara kucak açılmasını anlamak kolay değil” diye yazdı.

Mehmet Barlas’ın yazısı şöyle:

30 Temmuz 2013 Salı

Fikri Akyüz: Today’s Zaman’ın Cemaat’e verdiği zararı, Sözcü gazetesi bile vermiyor

Fikri Akyüz
Gazeteci Fikri Akyüz, Mehmet Barlas’ın “Bu ilan neden “Today’s Zaman”da da yayınlanmadı?” başlıklı yazısı için twitter’da şu değerlendirmede bulundu:

“Mehmet Barlas, bu günkü yazısında Today’s Zaman’ı eleştiriyor, “Cemaat”i değil. Today’s Zaman’ın Cemaat’e verdiği zararı, Sözcü vermiyor! M. Barlas’ın bu gün Cemaat’in BAZI yazarlarını ve Today’s Zaman’ı eleştiren yazısının Cemaat’e olan katkısı,bu BAZI yazarlardan daha fazladır.

Yiğit Bulut’un Başdanışman olmasının AK Parti’ye verdiği zararı, Today’s Zaman BİLE vermiyor!!”

Barlas: Cemaat, Mesut Yılmaz’a gösterdiği hoşgörüyü neden Tayyip Erdoğan’dan esirgiyor?

Mehmet Barlas
Sabah gazetesi yazarı Mehmet Barlas, İngiliz gazetesi The Times’da yayınlanan ve 30 ünlü sanatçının imzasını taşıyan ilânda dile getirilen iddiaların, “cemaat”in İngilizce yayınlanan gazetesi Today’s Zaman’da her gün yayınlandığına işaret ederek, “28 Şubat’ta atanmış Mesut Yılmaz’a sergilenen muhabbet ve hoşgörünün şimdiki seçilmiş Başbakan Erdoğan’dan niçin esirgendiğini anlamakta tabii ki zorlanıyorum” dedi.

Eski Başbakanlardan Mesut Yılmaz’ın “Avrupa Birliği’ne giden yol Diyarbakır’dan geçer” sözünü hatırlatan Barlas, “Acaba şimdi de bazıları ‘Alternatif iktidara giden yol Pensylvannia’dan geçer” diye mi düşünüyor? AK Parti’ye öfkeli veya bu iktidara alternatif arayan kim varsa, mutlaka Fethullah Gülen’i ziyaret ediyor” diye yazdı.

Today’s Zaman gazetesi ise Barlas’ın yazısını web sitesinde manşetten yayınladı.

Barlas’ın yazısı şöyle:

24 Temmuz 2013 Çarşamba

Mehmet Barlas: Başbakan danışmanlarına değil, danışmanlar Başbakana danışır

Mehmet Barlas
Sabah gazetesi yazarı Mehmet Barlas, Başbakan Erdoğan’ın ekonomi Başdanışmanlığına atanan gazeteci Yiğit Bulut örneğinden hareketle, danışmanlık mekanizmasının işleyişi konusunda ilginç tespitlerde bulundu.

Mehmet Barlas, “Acaba kim kime danışacak?” başlıklı yazısında şunları kaydetti:

“Başbakanlar genellikle danışmanlarına danışmazlar. Daha çok danışmanlar bağlı oldukları güçlü kişiye danışırlar. Ona göre söylemlerine ve tutumlarına yön verirler. Bunun çok somut bir örneğini ANAP iktidarında Başbakan Yıldırım Akbulut’a danışman olarak milletvekili Cavit Kavak’ın atanması ile görmüştüm. O dönemde Bakan olan Güneş Taner, arkadaşı Cavit Kavak’a zaman zaman “Ne biçim danışmansın, neden Başbakan’ına danışmıyorsun?” diye takılırdı. Neticede siyasî gücü olmayan bir kişinin bir Başbakan’a “Öyle yapma böyle yap” demesi mümkün müdür?”

Mehmet Barlas’ın yazısı şöyle:

14 Haziran 2010 Pazartesi

“Muhalif olmak”la “Düşman olmak”
aynı şeyler değildir

Yorum - Mehmet Barlas

Genel tutumunu doğru bulduğunuz bir siyasetçiyi yanlış bulduğunuz bir kararından ötürü eleştirdiğiniz zaman bu "İhanet etmek"le bir tutuluyor. "Sadakat" gözü kapalı her şeye evet demek zannediliyor.

Bir iktidar için muhalefetin eleştirileri, kesinlikle yandaşların eleştirilerinden daha fazla yol göstericidir. Ama muhalif olanların "Eleştiri"leri ile düşmanların ön yargılı "Saldırı"ları aynı şeyler değildir.