Daha önceki açıklamaları yayınlarken yaptığım gibi, önce Sayın
İlhan Öztürk’ün açıklamasının tamamını yayınlıyor, ardından görüşlerimi kısaca
özetliyorum.
“Merhaba Sürur Kardeşim,
Yazınınızı, federasyon ve platform başkanının yazılarını
ve yazılarla ilgili eleştirilerinizi okudum. Ancak eleştirilerinizin insafsız
olduğunu düşünüyorum.
Gerek Ankara Yozgatlılar Federasyonu gerekse Yozgat
Platformu Başkanının yazısında ‘proje üretmeyelim’ demiyorlar. Mevcut imkânlarla
üretilemediğini söylüyorlar. Fikir verebilecek, iş yapabilecek, destek
verebilecek kişiler, dernek faaliyetlerini uzaktan seyrediyor ve kimileri de
bir şey yapmadığı gibi sadece eleştiriyor. Yapıcı eleştiriler elbette ki
fikirleri daha da geliştirir. Ancak eleştirinin maksadı değişince moral
bozmaktan öteye gitmiyor.
Proje üretecek, bu işe zaman ayıracak kişiler olmayınca
kısıtlı imkânı olanlar dernek faaliyetine “bir katkım olur mu” diye el
atıyorlar. Kısıtlı imkânlarla ortaya çıkan sonuç da bu kadar oluyor. Kısıtlı
imkânı olanlar da bu tür faaliyetlerden uzak durursa hiçbir faaliyet yapılamaz.
Her ne kadar adına “arabaşı gecesi” dense de amaç sadece arabaşı yutmak değil.
Birbiriyle görüşemeyen insanları bir araya getirmek, sohbete ve muhabbete
vesile olmaktır.
Önerdiğiniz fikirlerin hepsi de güzel. Söylediklerinizin
hepsi de yapılabilecek ve yapılması gereken faaliyetlerdir. Biz de dernek
olarak projeler üretmek istiyoruz. Ancak proje üretecek ve projeleri yürütecek
adam ve kaynak bulmakta zorlanıyoruz.
Masa başında fikir üretmek kolay. Ancak masa başında
üretilen fikirleri uygulamak o kadar da kolay değil.
Gel beraber el ele verelim. Ne tür projeler yapılabilir?
Bu projeler nasıl hayata geçirilebilir? Projeleri yürütecek ekip nasıl ve
kimlerden oluşturulur? Bu ekip nasıl organize edilir? Gel birlikte kafa yoralım
ve birlikte bir şeyler yapalım.
İnsanlara ve çevremize somut olarak hiçbir fayda
sağlamamaktansa az bir fayda sağlamanın iyi olduğunu, az bir katkıdan da daha
fazla katkı sağlamanın iyi olduğunu düşünüyorum. Ama bir işin daha iyisini
yapamıyoruz diye az da olsa yaptığımız bir faaliyeti terk etmeyelim diyorum.
Allah’a emanet olmanız duasıyla…”
Cevap
Saygıdeğer İlhan Bey,
Açıklamanızda ifade ettiğiniz bazı hususlara dair
kanaatlerimi daha önceki 3 yazımda ifade ettiğim için, onları tekrarlamayacağım.
Yazımın ‘sevimli’ bir yazı olmadığını kabul ediyorum;
zira o yazı ‘sevimli’ olmak için yazılmamıştı. Ancak, herhangi bir derneği ya
da federasyonu hedef almadan genel olarak Yozgat derneklerine yönelik eleştirilerimin
‘insafsız’ olduğu görüşünüze katılmıyorum.
“Fikir verebilecek, iş yapabilecek, destek verebilecek
kişiler, dernek faaliyetlerini uzaktan seyrediyor ve kimileri de bir şey
yapmadığı gibi sadece eleştiriyor” diyorsunuz.
Bu konudaki kanaatimi 2 kısımda ifade etmeliyim:
1 – Derneklerin kurucuları, daha kuruluş aşamasında fikir
ve proje üretecek kişileri tespit edip onlarla yola çıkmalılar.
2 – ‘Hiçbir şey yapmadıkları için sadece eleştirenler’
sınıfına ben de dahil ediliyorsam, bunu şu sebeple kabul etmem: 2008 yılından
bu yana, derneklerin de ilgi ve faaliyet alanlarına giren konularda Yozgat’ın
çeşitli meselelerine dair yazılar yazıyor, haberler yayınlıyorum. Gazeteciler, genellikle
bu şekilde fikir verir, bu şekilde proje üretirler. Bunlardan istifade edip
etmemek, ilgili kişilere, kurumlara ve kuruluşlara kalan bir tercihtir…
“Yapıcı eleştiriler elbette ki fikirleri daha da
geliştirir. Ancak eleştirinin maksadı değişince moral bozmaktan öteye gitmiyor”
şeklindeki itirazınızdan, eleştirilerimin ‘yapıcı’ olmadığı ve ‘kötü maksatlı’
olduğu sonucunu çıkarmam gerekiyorsa, bunun böyle olmadığını daha ilk yazımda
dile getirmiş, sonrakilerde de tekrarlamıştım.
Zaten ‘maksadımın kötü olması’ mümkün değil, zira ne derneklerle
rekabet hâlindeki bir pozisyondayım, ne de başkalarını karalayarak temin
edebileceğimi düşündüğüm bir beklentim var. Derneklerde fiilî olarak görev almak
gibi bir talepte bulunmuyorum; çünkü o zaman objektif olamam; mensubu olduğum
bir derneği eleştirmem de şık olmaz… Bunun yanı sıra, 2008 yılından bu yana,
Yozgat’a dair herhangi bir konuda fikrimi soran herkese fikirlerimi ve
önerilerimi dile getirdim… Bunu, kendime bir önem ve değer atfettiğimden değil,
sadece ithamınıza açıklık getirmek için belirtiyorum. Yazılarımı sadece ‘sıradan
bir Yozgatlı vatandaş’ olarak yazdığımı daha önce de belirtmiştim. Farz edin ki
zurnanın son deliğinden ‘zırt’ diye bir ses çıkmış olsun…
“…moral bozmaktan öteye gitmiyor” ifadenize gelince,
bence siz, bu konuda morali bozulabilecek olanların en sonuncularından
birisiniz. Çünkü derneğinizi kurmadan önce de, kuruluş aşamasında da, kurduktan
sonra da gerçekleştiremeyeceğiniz hiçbir vaatte bulunmadınız. Mütevazı,
ayakları yere basan ve gerçekçi bir tutum içerisinde olacağınızı beyan ettiniz.
Üstelik, Akbucak Köyü Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği olarak, benim de
beğendiğim, takdir ettiğim birtakım kültürel projeleriniz olduğunu biliyorum. Bu
tür çalışmaları her zaman destekledim, desteklemeye ve katkıda bulunmaya da
devam edeceğim.
“Masa başında fikir üretmek kolay. Ancak masa başında
üretilen fikirleri uygulamak o kadar da kolay değil” diyorsunuz. Oysa projeler
genellikle masa başında üretilir, sonra sahada uygulama aşamasına geçilir.
Benim eleştirdiğim husus, Yozgat derneklerinin daha bu ilk aşamaya, yani masa
başında fikir üretme aşamasına bile gelememiş olmalarıdır…
Son olarak şunu kaydetmeliyim ki, benim eleştirilerim, pek
çoğu bir kahvehaneden öteye geçemeyen, varlığı ile yokluğu arasında pek bir
fark olmayan, Yozgat’ın sosyal, kültürel ve ekonomik bakımdan kalkınması adına
hiçbir niyeti, teşebbüsü ve projesi olmayan ve bambaşka niyetlerle kurulmuş
olan “tabela dernekleri”ne yönelikti. Ne yazık ki, Yozgat derneklerinin pek
çoğunun bu durumda olduğunu düşünüyorum. İnanıyorum ki, bu tür dernekler
kapanacak olsalar, kimse kapandıklarını fark etmeyecek bile…
İlk yazımdan itibaren söylediğim o sözü tekrarlamak
durumundayım; Yozgat dernekleri, “Arabaşı Gecesi” düzenlemenin ötesine
geçmedikleri müddetçe, ne kendilerine faydalı olabilirler, ne de Yozgat’a ve
Yozgatlılara…
Bu konuda şahsınızdan ve derneğinizden umutluyum. Başarılı
ve güzel çalışmalarınızın haberlerini yayınlamaktan memnuniyet ve gurur
duyacağım.
Genel olarak Yozgat deneklerine yönelik eleştirilerime
duyarlılık gösterip açıklama gönderme nezaketinde bulunduğunuz için samimiyetle
teşekkür ediyor, çalışmalarınızda başarılar diliyorum.
Zaman zaman bu konuları ele almaya başka yazılarımda devam
edeceğim.
Muhabbet ve hürmetlerimle…
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder