30 Eylül 2012 Pazar

Erdoğan’ın olmayacağı bir AK Parti olmayacaktır

Bekir Bozdağ
AK Parti 4. Olağan Büyük Kongresi’nde Merkez Karar ve Yönetim Kurulu’na seçilerek parti yönetimine giren Başbakan Yardımcısı ve Yozgat Milletvekili Bekir Bozdağ, AK Parti’deki değişimi yorumlarken, “Bir parti sürekli ‘değişim’ diyor. Millet de bu değişimi gördükçe desteğini artırıyor” dedi. Bozdağ, AK Parti’deki değişimin bundan sonra da devam edeceğini söyledi.

Bozdağ, Erdoğan sonrası AK Parti’nin nasıl olacağının sorulması üzerine de “Başbakan’ın olmayacağı bir AK Parti olmayacaktır. Sayın Başbakan, Genel Başkanlığı bir dahaki kongrede bıraktıktan sonraki süreçte partinin dışında olmayacak, partiye arkasını dönüp gitmeyecek. Yine partinin içinde olacak, yine partiyle beraber olacak. Yine biz onunla istişare edeceğiz, yine konuşacağız, yolumuza öyle devam edeceğiz” dedi.


AK Parti 4. Olağan Büyük Kongresi devam ederken NTV’nin canlı yayınına konuk olan Başbakan Yardımcısı ve Yozgat Milletvekili Bekir Bozdağ, kongrede şekillenen yeni parti yönetimini değerlendirdi. Bozdağ, şöyle konuştu:

Değişim devam edecek

“Bir parti sürekli ‘değişim’ diyor. Millet de bu değişimi gördükçe desteğini artırıyor. 2002’de olanların büyük bir kısmı 2007’de aday değildi, oyumuz arttı. 2007’de aday olan arkadaşlarımızın büyük bir kısmı 2011’de aday değildi, yine oyumuz arttı. Bu, şunu gösteriyor: Vatandaş, değişimi her yerde arzu ediyor, her yerde istiyor. O yüzden bu değişim talebini doğru okuyanlar ve bu talebe doğru adım atanlar, her zaman milletimiz tarafından takdir ediliyor. AK Parti kadroları, bu değişimi doğru okuyan kadrolardır, bundan sonra da değişim devam edecektir.”

Bozdağ, “Başbakan’ın resmen olmayacağı bir AK Parti nasıl olacak?” şeklindeki soru üzerine de şunları söyledi:

Erdoğan partinin dışında olmayacak

“Başbakan’ın olmayacağı bir AK Parti olmayacaktır. Bir defa bunu düşünenler varsa, boşa düşünüyorlar; yani, ‘Bu 3 dönemle kurtuluruz, biz de yolumuza bakarız’ diyenler varsa, boş yere kendilerini oyalamasınlar; çünkü AK Parti’nin lideri Tayyip Erdoğan’dır, bundan sonra da öyle olacaktır ve bu gün ortaya konan konuşma, bir noktada 11 yılın muhasebesini içerirken, öte yandan da 2023’e giden 11 yılın yol haritasını ortaya koyacaktır. O yol haritasıyla biz yolumuza yürüyeceğiz. Öte yandan Sayın Başbakan, Genel Başkanlığı bir dahaki kongrede bıraktıktan sonraki süreçte partinin dışında olmayacak, partiye arkasını dönüp gitmeyecek. Yine partinin içinde olacak, yine partiyle beraber olacak. Yine biz onunla istişare edeceğiz, yine konuşacağız, yolumuza öyle devam edeceğiz.”

Erdoğan Çankaya’ya çıkarsa?..

Bozdağ, “Peki Çankaya Köşkü’ne çıkarsa ne olacak?” sorusuna da şöyle cevap verdi:

“Çankaya Köşkü’ne çıkarsa da irtibatlarımız kopmaz. Neden? Bakın Türkiye, bu tecrübeleri yaşadı. Hatırlarsanız rahmetli Özal, Cumhurbaşkanı seçildi, Anavatan Partisi, Sayın Yılmaz’la beraber Özal’a arkasını döndü, binalardan resimlerini indirdi, ANAVATAN’ın neredeyse bütün kayıtlarından Özal’ın adını çıkardılar. Sonuç, millet de ANAVATAN’ı gönlünden çıkarıp attı ve tasfiye etti. Mesut Yılmaz, Özal’a arkasını döndükten sonra iktidar yüzü göremedi. Sadece 28 Şubat’ın taşeronluğunu üstlendiği dönemde iktidar olabildi. Demirel Cumhurbaşkanı olduğu zaman da Demirel Tansu Hanım’a arkasını döndü. Tansu Hanım da kaybetti, Demirel de kaybetti. Onun için Çankaya’da Cumhurbaşkanı oturduğu zaman partiyle ilişiğinin kopması bir defa doğru bir şey değil, saçma bir şey. Çünkü bir partiyi kurmuş, programını yapmış, her şeyini ortaya koymuş, yıllardır onun mücadelesini, kavgasını vermiş birisi, Çankaya’ya seçildiği gün ‘Haydi senin partiyle ilişiğini kesiyorum’ deyince kesilmez bu. Bu, mümkün de değil. Yani onun için de biz diyoruz ki ‘partili cumhurbaşkanı’ olsun. Sayın Başbakanımız da söyledi. Eğer bir değişiklik olmazsa, bu fiilen zaten olur.”

Türkiye 2014’te fiilen yarı başkanlık sistemine geçmiş olacak

Bozdağ, “Başkanlık sistemi olmadan Çankaya Köşkü’ne çıkarsa Başbakan, siz o takdirde AK Parti olarak Başkanlık sisteminin çıkması için de çaba harcayacak mısınız?” sorusu üzerine de şu değerlendirmede bulundu:

“2014’te Türkiye tarihî bir seçim yaşayacak. Sebebi şu: Bizim tarihimizde halkın doğrudan doğruya devlet başkanını seçtiği bir örnek yoktur. Hiçbir dönemde olmamış. Aileden gelmiş ya da Cumhuriyet döneminde Meclis seçmiş; ama doğrudan milletimizin seçtiği ilk seçim, 2014 olacaktır. 2014’te Cumhurbaşkanı halk tarafından seçildiği zaman Türkiye, ben her yerde ifade ettim, resmen olmasa bile fiilen yarı başkanlık sistemine kendiliğinden geçecektir. Çünkü Cumhurbaşkanının Anayasa’daki yetkileri ortada. Bu yetkileri kullanacak Cumhurbaşkanı, doğrudan halk tarafından seçilip yüzde 50’nin üzerinde bir oyla Cumhurbaşkanı olduğu zaman, yüzde 49’la iktidar olan partiler olduğu zaman, elbette Cumhurbaşkanının gücü bu günkü Cumhurbaşkanı gibi olmayacaktır. Çok açık söylüyorum: 2014, Anayasa değişmese bile Türkiye’nin fiilen yarı başkanlık sistemine geçtiği bir dönem olacaktır.”

(Yozgat Muhabir)

Hiç yorum yok: