13 Ekim 2009 Salı

Tümgan: Sivil toplum kuruluşlarımıza pusula ve harita verseniz vilayetin yolunu bulamazlar

“Merhaba Yozgat” gazetesi yazarı Soner Tümgan, Yozgat’taki sivil toplum kuruluşlarının etkin olmayışlarını eleştirdi. Tümgan, “Sivil toplum örgütlerimizin bırakın topluma, bürokrasiye yön vermesini, ellerine bir pusula bir harita verseniz vilayetin yolunu bulamazlar. (...) Son on yılda Metin Özışık’ın çıkışları, adımları dışında hiçbir varlık gösteremiyorlar” diye yazdı.

Yozgat’ın günlük gazetelerinden “Merhaba Yozgat”ın yazarlarından Soner Tümgan, Ahilik Haftası münasebetiyle, Yozgat’taki sivil toplum kuruluşlarının (STK) durumunu değerlendirdi. Tümgan, “Siz de Ahi olun” başlıklı yazısında, Yozgat’taki STK’lara yönelik eleştirilerini kaydetti.

Ahilik modeline rağmen STK’lar etkin olamıyorlar

Tümgan, Ahilik kurumunun, günümüz şartlarında bile örnek bir sivil örgütlenme modeli olarak adlandırıldığını; dinî, askerî, siyasî, toplumsal ve kültürel fonksiyonları bulunan Ahilik kurumunun, Osmanlı’nın kurulması aşamasında da önemli roller oynadığını hatırlattı. Tümgan, “İşte bu bağlamda elimizde bu örnekler varken nasıl olur da Yozgat’ta hâlâ etkin bir sivil toplum inisiyatifinden söz edememekteyiz, buna anlam verememekteyim” diye yazdı. Tümgan, Yozgat’taki sivil toplum kuruluşlarının etkin olmayışlarını şu cümlelerle eleştirdi:

Hiçbir varlık gösteremiyorlar

“Yozgat sivil toplum örgütleri açısından bir istatistik yapılsa, Doğu vilâyetlerinden bile geride olduğumuz gerçeği suratımıza şamar gibi çarpacaktır. Sivil toplum örgütlerimizin, bırakın topluma, bürokrasiye yön vermesini, ellerine bir pusula bir harita verseniz vilâyetin yolunu bulamazlar. Çok eski zamanları bilmiyorum ama son on yılda Metin Özışık’ın çıkışları, adımları dışında hiçbir varlık gösteremiyorlar.

Hiçbir sosyal etkinlikte bulunmuyorlar

Yardımlaşma dernekleri, sadece kendi sınırları içerisinde neredeyse gizli faaliyetler yürütmekteler. Sendikalar, sadece üye yapma peşinde, hiçbir yerel soruna eğilmemekteler. Cemiyetler, pul parası, dosya parası, harç parası gibi işlerin peşinden ayrılamamışlar. Sivil toplum kuruluşlarımız hiçbir sosyal etkinliğin parçası olamadıkları gibi, bir kampanya başlatan kesimde olamamışlar.

Proje üretmek yerine tebrikleri kabul edecekler

Daha dar düşünecek olursak ve ahiliği sadece “esnaf olmak” için kullanırsak, durum çok daha vahim olacaktır. Esnafımızın birçoğu, hem çağın gerisinde kalmış, hem de örgütlenme açısından toplumda işgal ettikleri yere göre en pasif kalan kesim olmuş. Onlar için yapılan “ekonomiye can ver” ya da “alın-satın” gibi kampanyalarda bile mazlum rolünden çıkıp etken olamamışlar. Şimdi Ahilik Haftası fırsat bilinip ortaya bir proje üretmek yerine, tebrikleri kabul edeceklerdir.”