21 Mayıs 2013 Salı

Genç ressamlarımız turizme katkı sağlayabilirler

Sürur Öztürk

Yozgat Nida Tüfekçi Güzel Sanatlar ve Spor Lisesi öğrencilerinin yıl sonu sergisinde yer alan tabloların fotoğraflarını gördüğümde, her alanda yetişmiş insan sıkıntısı çektiğini dile getiren Yozgat’ın, kabiliyetli insan varlığını da değerlendiremediğine bir kere daha şahitlik ederek samimiyetle üzüldüm. Gerçekten üzüldüm. Bu yazıda, hem hangi sebeplerle üzüldüğümü izah edeceğim, hem de Yozgat’ın kalkınması için samimi bir çaba harcadığına inandığım Sayın Valimize bir öneride bulunacağım.

Bence bu yıl sonu sergisinin çok önemli birkaç boyutu var.

1-    Valilik Basın Bürosu’nun sergiye bakış açısı
2-    Sayın Valimiz Abdülkadir Yazıcı’nın sergiye bakış açısı
3-    Yerel basının sergiye bakış açısı

Valilik Basın Bürosu ve yerel basının
kültür sanat haberlerine bakış açısı

Hatırlar mısınız, 30 Ocak 2013 Çarşamba günü, Emitt Fuarı’ndaki Yozgat standında eserleri sergilenen hatt-ı naht sanatçısı Hüseyin Akbaş’la yaptığım röportajı yayınlamıştım. Hüseyin Bey, bu röportajda, basının sergi haberlerine bakış açısını eleştirmişti. Sözlerini “Sanatımız, sergilenen eserlerle değil, sergiyi açanın ismiyle haber oluyor” ara başlığıyla özetlemiştim. Bu, esasında son derece önemli bir uyarıydı ama hiçbir basın mensubu dikkate almadı.

Nida Tüfekçi Güzel Sanatlar ve Spor Lisesi öğrencilerinin yıl sonu sergisinde de aynı durumla karşılaştık. Bulabileceğimiz, yayınlanmış en kaliteli fotoğraflar Valiliğin Basın Bürosu’nda. Gelin görün ki, fotoğraflar arasında, serginin amacına hizmet eden, sergilenen eserleri öne çıkaran, yakın plan çekilmiş tek bir fotoğraf yok. Yerel basında ne yazık ki bir “kültür sanat haberleri” kültürü oluşmamış. Tarık Yılmaz, Seyfi Çelikkaya gibi kültür sanata duyarlı birkaç ismin varlığına rağmen, “kültür sanat haberi” olarak yayınlanan haberlerde bile protokol haberciliği yapılıyor ve asıl tanıtımı yapılacak olan eserler arka planda kalıyor. Tam da Hüseyin Akbaş’ın dediği gibi:

“Sanatımız, sergilenen eserlerle değil, sergiyi açanın ismiyle haber oluyor.”

Elbette serginin açılışını yapan bürokrat(lar)ın fotoğrafı haberde yer almalı ama unutmamak gerekir ki, bir sergide asıl fotoğraflanması gereken nesneler, sergilenen eserlerdir. Valilik Basın Bürosu, bu tür haberlerde örnek haber çalışmaları yaparak yerel basına örnek olması gerekirken, ne yazık ki bizzat kendisi de aynı vahim hatayı sergilemeye devam ediyor…

Sayın Valimizin sergi değerlendirmesi

Üzüntü duymama sebep olan üçüncü husus da, Sayın Valimiz Abdülkadir Yazıcı’nın sergiyi gezdikten sonra yaptığı değerlendirme oldu.

Sayın Valimiz, şu değerlendirmede bulunmuş:

“Nasıl sofraların bir süsü olursa, bu okulumuz da ilimizdeki okulların süsüdür. Okulumuzda öğrencilerimiz müzik, resim gibi dallarda duygularını farklı bir düşünce ve tarzda ifade ediyorlar. Her ilde bir Güzel Sanatlar Lisesi olması zaruri; çünkü hem törenlere, hem de farklı yorumlarıyla hayatımıza, tarzımıza güzellik katıyorlar.”

Lütfen bunu bir saygısızlık olarak kabul etmesinler; sanat eserlerini sadece “resmî törenlerin bir süsü, bir çeşnisi” olarak değerlendiren bu yaklaşımı, ufuk sahibi bir bürokrat olarak tanıdığım Sayın Valimize yakıştıramadığımı ifade etmeliyim.

Lütfen dikkat ediniz, o tablolara bir daha, bir daha bakınız; vaktiyle resim ve karikatür sanatıyla bizzat meşgul olmuş birisi olarak, o tabloların, vasatın çok üzerinde, çok başarılı eserler olduğunu vurgulamam gerekiyor. Bu eserler “bir süs, bir çeşni” olarak değerlendirilmek suretiyle, farkında olunmadan kıymetten düşürülecek çapta eserler değil.

Sayın Valimize önerim

Oysa Yozgat Valiliği, bu üstün yetenekli genç ressamlarımızı, şehrin kültür ve turizm varlıklarının tanıtımı ve Yozgat’a yeni bir imaj kazandırma konusunda son derece verimli bir şekilde değerlendirebilir.

Ben olsam, sergiyi gezip o harikulade tabloları gördükten sonra ilk fırsatta bu o okulun öğretmenleriyle ve bu genç ressamlarla Valilik Toplantı Salonu’nda bir toplantı yapar ve kendilerine özetle şunları söylerdim:

“Bir şehrin kalkınması, esasında şehrin bütün değerlerinin bir toplamıdır. Biz, Yozgat Valiliği olarak, bu şehrin kalkınmasının sadece ekonomik faaliyetlerle sağlanamayacağını düşünüyoruz. Günümüzde bütün dünyada şehirler, sadece ekonomik yapılarıyla değil, artık kendi yerel özellikleriyle, kültür ve turizm varlıklarıyla da öne çıkıyorlar. Zaten bu değerler de bu yolla aynı zamanda şehrin ekonomik yapısını ciddi oranda destekleyen bir sektöre dönüşüyor. Şehirleri değerli kılan, esasında kültürel yapılarıdır. Bu yapıyı besleyemez, destekleyemez ve öne çıkaramazsak, şehrin ekonomisini de canlandıramayız. Bu şehre önce bir kimlik kazandırmak, moda tabiriyle imaj belirlemek durumundayız. Eğer gerçekten kalkınmak istiyorsak, kültür ve sanat alanını ihmal edemeyiz. Başka şehirlerin yayınlarını incelediğimizde, şehrin sanatçılarının desenlerine, şehre dair çizimlerine rastlıyor, hayranlıkla izliyoruz ama ne yazık ki Yozgat bu alanda da adeta çorak topraklar gibi…

Yıl sonu serginiz vesilesiyle, okulunuzda dikkate alınması ve değerlendirilmesi gereken bir sanat potansiyeli (gizli gücü) olduğunu gördüm. Yozgat Valiliği olarak sizlerle şöyle bir çalışma yapabileceğimizi düşündüm:

Önce, okulumuzun resim-heykel öğretmenleri ve öğrencileri ile birlikte, yani sizlerle, ikinci bir toplantı daha yapacağız. Bu toplantıda da, Yozgat’taki bütün tarihî ve turistik binaları ve mekânları fotoğraflarıyla birlikte masaya yatıracağız. Kültür Müdürümüz bizlere bu yapılar ve mekânlar hakkında bir power point sunum yapacak. Sonra bu yapı ve mekânlar arasından, öne çıkarılmaya müsait özellikler taşıyanları, göze en güzel gözükenleri belirleyeceğiz. Ardından, hep birlikte bütün bu yapı ve mekânlara bir inceleme gezisi düzenleyeceğiz. Sizler bu eserleri bizzat görecek, mimarî eserlerin ve tabiatın ruhuyla temas edecek, gözlem ve incelemelerde bulunacaksınız. Daha sonra da, sizi en çok etkileyen mimarî eserleri ya da tabiat manzaralarını, titiz bir çalışmayla yağlı boya tablolara çizeceksiniz. Valilik olarak bu eserlerinizin bütün telif haklarını satın alacağız ve bu resimleri, bir kitap, bir katalog olarak, yüksek kalitede basacağız. Ayrıca, bu eserlerinizi, Valiliğimizin, Belediyemizin, Üniversitemizin ve sivil toplum kuruluşlarımızın bütün basılı yayınlarında kullanacağız. Böylece, hem sizin sanatınızı değerlendirmiş, hem de şehrimizin tanıtımına sanatın estetiğini, inceliğini, zarafetini, güzelliğini katarak, çalışmalarımıza kalite kazandırmış olacağız. Ne dersiniz?..”

Sayın Valimiz, yazdıklarımı lütfen ukalâlık ve saygısızlık olarak algılamasın. Fakat bu benim ciddiyetle ve samimiyetle bir önerimdir. Bana göre son derece önemli bir husustur. Dikkate alınmasını istirham ederim…

Selâm, hürmet ve muhabbetlerimle…

(sururozturk@gmail.com)

0 Yorum: