24 Mayıs 2013 Cuma

İnanır Group’a danışan bir yetkili oldu mu?

Sürur Öztürk

Antalya, Adana, Ankara ve İzmir’de bölge müdürlükleri, Almanya ve Kıbrıs’ta irtibat büroları bulunan; Mısır, Romanya, Azerbaycan, Kıbrıs, Türkmenistan, Tacikistan, Kazakistan ve Rusya’da danışmanlık hizmeti veren, alanındaki başarısıyla “SPA Kralı” olarak anılan, üstelik fabrikası Yozgat Organize Sanayi Bölgesi’nde bulunan İnanır Group’un, SPA / Kaplıca turizmi konusunda Yozgat’a verebileceği en azından “tavsiyeleri” olur herhalde…

İnanır Group’a danışan bir yetkili oldu mu?

Yozgat, unu, şekeri, yağı olan ama bir türlü helva yapıp yemeyi başaramayan ilginç bir şehir. Sahip olduğu kaynaklar göz önüne alındığında, hiç de “mahrumiyet bölgesi” değil; ama bu kaynaklarını değerlendiremediği için basbayağı bir “mahrumiyet bölgesi” görüntüsü veriyor.

Sahip olduğu kaynaklar ve avantajlar, uzun bir liste hâlinde sıralanabilir; fakat ben bu yazıda sadece sıcak su kaynakları ve kaplıca turizmi üzerinde duracağım. Çünkü hatırlatmak ve bir kere daha dikkate sunmak istediğim bir husus var.

Malûmunuz, son yıllarda Türkiye’de SPA turizmi alanında ciddi gelişmeler yaşanıyor. Doğal Terapiler Uzmanı İpek Çaldemir’in tanımlamasına göre, “Salus Per Aquam” yani “Sudan gelen sağlık” anlamına gelen SPA, Romalılardan bugüne kadar uygulanan su terapilerine verilen isimdir. Su ile iyileşme, su ile gelen sağlık; suyun sıcak, soğuk veya akıtma, damlama, duşlama, püskürtme gibi farklı biçimlerde uygulanması ile kazanılan dinlenme ve ferahlama duygularının edinildiği bütünleyici terapi anlamında kullanılıyor.

Türkiye’de “SPA Kralı” olarak bilinen Dursun İnanır’ın fabrikası ise Yozgat Organize Sanayi Bölgesi’nde üretim yapıyor.

Yozgat’ın jeotermal kaynakları yıllardır, sokaktaki sıradan vatandaştan en yüksek mülkî amirlere varana kadar herkesin dilinde; ama Yozgat, Allah’ın kendisine bahşettiği bu kaynakları bir türlü maddî gelire dönüştüremiyor.

3 yıl önce, 2010 yılında “Yozgat Muhabir”de yayınladığım bir haberle, “SPA Kralı” İnanır Group’un fabrikasının Yozgat’ta olduğunu dikkate sunmuştum. Belki bir mülkî amirin, bir STK temsilcisinin ya da bir basın mensubunun dikkatini çeker de, “Siz SPA Kralı olarak anılıyorsunuz. Malûm şehrimizin de bu alanda zengin kaynakları var. Bize ne tavsiye edersiniz? Sizce Yozgat, bu kaynaklarını nasıl değerlendirebilir? Sizinle şu veya bu şekilde bir işbirliği yapmamız söz konusu olabilir mi?” diye sorar, konuşur, istişare eder umuduyla…

İnanır Group’la hiçbir irtibatım yok. Dursun İnanır’la da henüz tanışmış değiliz. Fakat bu alanda kendisini ispat etmiş bir grubun, talepte bulunulması hâlinde Yozgat’a şu veya bu şekilde faydalı olabileceğini düşünüyorum.

Antalya, Adana, Ankara ve İzmir’de bölge müdürlükleri, Almanya ve Kıbrıs’ta irtibat büroları bulunan; Mısır, Romanya, Azerbaycan, Kıbrıs, Türkmenistan, Tacikistan, Kazakistan ve Rusya’da danışmanlık hizmeti veren, üstelik fabrikası Yozgat’ta bulunan bir grubun, Yozgat’a verebileceği en azından “tavsiyeleri” olur herhalde…

SPA deyip geçmeyin

Evet, SPA deyip geçmeyin. Kanadalı Araştırmacı Camille Hoheb, Sağlık Turizmini Geliştirme Derneği’nin yayın organı olan “Sağlık Turizmi Bülteni”nin 2008 yılında yayınlanmış olan 4. sayısında, Türkiye’nin SPA potansiyeline şu ifadelerle dikkat çekiyor:

“ABD’de sağlık hizmetleri yıllardır tartışılan bir konu olmuştur. Tahmini olarak sigortasız yaşayan 47 milyon kişi ile Amerikalılar, evrensel sağlık hizmetlerine ek olarak başka tercihlere yönelmeye zorlandılar. ABD’de wellness endüstrisi akıl/vücut/ruh bağlantısı üzerinde durarak, katlamalı olarak büyümektedir. Türkiye’nin geleneksel tedavi yöntemlerindeki zengin geçmişi, eşsiz ve özgün wellness deneyimi arayan Amerikalılar için büyük bir fırsat olabilir. Hamam, mineral sular ve spa, hastaların doğal yollarla tedavi edilmesine katkı sağlıyor. Türkiye’ye özgü inanç turları da tedavi için başka bir yol olarak, Türkiye’yi hem batı hem de doğu kültürleri için bir çekim merkezi haline getiriyor. Sürdürülebilirlik, koruma altına almak ve eko turizme gösterilen dünya çapındaki ilgi de “sağlık ve iyi hissetme tatili” ile kolayca birleşebilecek, tatmin edici bir gezi arayışında olan turistlere başka bir fırsat temin edecektir.”

Yozgat’ın önde gelen siyasî temsilcileri, mülkî amirleri, sivil toplum kuruluşları, ya bu şehrin sıcak su kaynaklarını en verimli şekilde değerlendirmek için ciddiyetle harekete geçmeli, ya da ağızda çiğnene çiğnene çürümüş bir sakıza dönen bu konuyu tartışmaktan vazgeçmelidirler.

(sururozturk@gmail.com)

0 Yorum: